Bugün Kıbrıs

Sendikalar Kıb-Tek önünde | Tuğcu: “Külliyenin güneş paneli işini Tilki yapıyor!”

Bugün Kıbrıs

Sendikalar, Başbakanlık önündeki açıklamanın ardından Kıb-Tek önüne geçti. Burada konuşan El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, Teknecik Elektrik Santralı’ndaki makinelerin durumuna ilişkin teknik bilgiler paylaşarak hükümete yüklendi.

Barış Tilki’nin külliyedeki güneş enerji işlerini yürüttüğünü öne süren El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, “Tilki burada halk için değil, kendi şirketinin işleri için vardır” diyerek yönetimi sert sözlerle hedef aldı.

Tuğcu şöyle konuştu:

“Teknecik Elektrik Santralı’yla ilgili, tarihe geçsin diye bugün 9 Nisan 2026 itibarıyla siz değerli basın mensuplarına, halka ve topluma ‘bakımlarını yaptım’ denilen makinelerin durumuyla ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum.

‘Yaza hazırız’ diyenlerin makinelerinin durumunu açıklıyorum. Dizel makineler dediğimiz makinelerden iki, dört, beş, yedi ve sekiz numaralı makinelerde kırılmalar yaşanmıştır. Gaz türbinleri, sözde ‘hibe’ diye getirilen mobil santrallerden iki tanesi kırıktır. Termik santrallerden biri bakımda, diğeri patlaktır.

Dizel makinelerin bir kısmı bakım saatlerini doldurduğu için, bir kısmı da bakımdan çıktıktan kısa süre sonra arıza verdi. Altı ay içerisinde beş makinemiz kırıldı.

Bu neden önemlidir? Çünkü bu durum, topluma ‘köpek’ diyen zihniyetin, basiretsiz, beceriksiz ve iş bilmez yönetim anlayışının sonucudur.

Buradaki talebimiz nettir: Bu makinelerin neden kırıldığını Makine Mühendisleri Odası başkanlığında bağımsız bir heyetin incelemesini ve raporlamasını istiyoruz. Biz neden kırıldığını biliyoruz ama bunu aylardır söylüyoruz. Artık bağımsız bir denetim yapılmalıdır.

Çünkü ne taşeron şirket çıkıp ‘benim hatam’ diyecek, ne de üretici firma ‘makineyi yanlış yaptım’ diye sorumluluk alacaktır. Bu yüzden bağımsız denetim şarttır.

Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne bağlı Makine Mühendisleri Odası’nın başkanlığında bir inceleme yapılmasını istiyoruz. Bu bizim en doğal hakkımızdır. Bu ülkenin mühendislerine güveniyoruz.

Şimdi gelelim ikinci konuya…

Bu ülkenin halkına ‘köpek’ diyen Barış Tilki bu yönetimde neden vardır? Çünkü burada halk için değil, kendi kurduğu güneş enerji şirketinin işleri için vardır. Bunu elektrik mühendisleri odası da biliyor, bu sektördeki herkes biliyor.

Tek bir görevi var: Halka hakaret etmek ve kendi şirketinin işlerini yürütmek. Bugün külliyede, cami ve külliyenin güneş enerji işini Barış Tilki yapıyor. Orada çalışan insanların çalışma izinleri de yoktur. Çalışma Dairesi’ni göreve çağırıyorum.

Barış Tilki, senin bu topluma ‘köpek’ deme hakkın yoktur.

Gelelim sahte kabadayıya…

Burada bir de Gürsel Uzun var. Toprak Ürünleri’nde yaptığı usulsüzlükler Sayıştay raporundadır. Bu rapor yapılan yolsuzlukları, partizanlığı ve usulsüzlükleri belgelemiştir. Ben söylemiyorum, Sayıştay söylüyor.

Bu kuruma geldiği günden beri yaptığı tek şey; personeli birbirine düşürmek, sendikayı düşman gibi göstermek, çalışanlara baskı yapmak, tehdit etmek ve kurumu zayıflatmaktır.

Bu toplumsal mücadele nedeniyle sana gerekli dersi veremedik. Ama bu mücadele bittiği gün burada yaptıklarının hesabını vereceksin.

Burada bir toplu iş sözleşmesi var. Bu kurum üç ayak üzerinde durur: sendika, toplu iş sözleşmesi ve yönetim. Bunu öğreneceksin ya da gideceksin.”

Eylem, El-Sen Genel Sekreteri Hüseyin Peksever ve Türk-Sen Başkanı Arslan Bıçaklı’nın açıklamalarıyla devam etti.

Exit mobile version