Bugün Kıbrıs

Gelecek sokakta yazılıyor

Bugün yaşananlar sıradan bir eylem değildir. Bu, yıllardır biriken öfkenin, adaletsizliğin ve aşağılanmışlığın dışa vurumudur. Bu, görmezden gelinen bir halkın “artık yeter” çığlığıdır.

“Bu bir eylem değil, bu bir darbedir” diyen Yasemin Öztürk, aslında yaşananı tarif etmiyor; çarpıtıyor. Çünkü darbe dediğiniz şey halkın iradesine karşı yapılır. Burada ise halk, kendi iradesine sahip çıkıyor.

Burada olan şey çok açık:

Bu, örgütlü bir toplumsal direniştir.

Sendikalar sokakta. Siyasi partiler sahada. Cepheler kurulmuş. Halk geri adım atmıyor. Bu, dağınık bir öfke değil; bu, bilinçli ve örgütlü bir itirazdır. Ve bu itirazın hedefi nettir:

Halktan kopmuş, meşruiyetini yitirmiş bir hükümet.

Bugün Ünal Üstel liderliğindeki Ulusal Birlik Partisi – Demokrat Parti – Yeniden Doğuş Partisi hükümeti yalnızca siyasi olarak değil, ahlaki olarak da tükenmiştir. Bu hükümet miladını doldurmakla kalmamış, halk nezdinde hükmünü de kaybetmiştir.

Ve bunu en net nerede görüyoruz biliyor musunuz?

Sokakta.

UBP’nin kendi mitinglerinde kullanılan düdüklerle bugün halk isyan ediyor. Bu, sadece bir protesto değil; bu, iktidarın kendi sembollerinin halkın öfkesine dönüşmesidir.

Ama asıl kırılma noktası başka bir yerde.

Polis ile halkın karşı karşıya getirildiği o çizgide.

Bir eylemcinin “ölüyorum” diye haykırdığı, bir polisin buna “öl” diye karşılık verdiği bir noktaya gelmişsek, burada artık yalnızca bir müdahale değil, insanlık sınırlarının aşıldığı bir tablo ile karşı karşıyayız.

Bu asla meşrulaştırılamaz.

Bu, yalnızca bir anlık öfke ya da kontrol kaybı değildir. Bu, halka karşı kurulan dilin ve zihniyetin ne kadar sertleştiğinin açık bir göstergesidir.

Ve biz buna boyun eğmiyoruz.

Bu topraklarda eylem hakkı vardır. Bu topraklarda ifade özgürlüğü vardır. Ve en önemlisi, bu topraklarda halkın onuru vardır.

Hiçbir hükümet, hiçbir polis gücü, bu onurun üzerine basamaz.

Bugün yaşananlar bize bir şeyi çok net gösterdi:

Bu halk artık korkmuyor.

Bu halk artık geri adım atmıyor.

Ve bu halk, kendisini yok sayanlardan hesap sormaya kararlı.

Bu bir başlangıçtır.

Ve bu başlangıç, örgütlü mücadelenin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Çünkü artık mesele sadece bir hükümet meselesi değildir.

Mesele, bu ülkenin geleceğidir.

Ve o gelecek, sokakta yazılmaktadır.

Exit mobile version