Bugün Kıbrıs
İsrail’in Kıbrıs Büyükelçisi Oren Anolik, Iran’ın nükleer programına yönelik ABD-İsrail saldırılarının önemli hasar verdiğini ancak tehditin tamamen ortadan kalkmadığını açıkladı.
Cyprus Mail gazetesine konuşan Anolik, İsrail’in operasyonlarının üç temel hedefe dayandığını söyledi: İran’ın nükleer altyapısını parçalamak, balistik füze kapasitesini zayıflatmak ve “İran halkının kendi kaderini belirleyebileceği koşulları oluşturmak”.
Haziran ayında Natanz ve Isfahan dahil olmak üzere kritik nükleer tesislerin hedef alındığını belirten büyükelçi, buna rağmen zenginleştirilmiş uranyum sorununun çözülemediğini ifade etti. Anolik, İran’ın kısa sürede yüzde 90 zenginleştirilmiş, yani silah seviyesinde uranyum üretme kapasitesine ulaşabildiğini söyledi.
İsrail’e göre İran’ın nükleer programı en az bir yıl geriye atıldı. Ancak büyükelçi, dağlık bölgelerdeki “derin yer altı stoklarının” risk oluşturmaya devam ettiğini belirtti.
İran’ı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayan Anolik, Hizbullah ve Hamas gibi örgütler üzerinden bölgeye “ideoloji ve terör ihraç ettiğini” savundu. Hezbollah ve Hamas üzerinden yürütülen faaliyetlerin bölgesel istikrarsızlığı artırdığını ileri sürdü.
İsrail’in Lübnan’ın güneyinde Litani Nehri’ne kadar uzanan “güvenlik bölgesi” oluşturmasına da değinen Anolik, bunun geçici bir askeri konuşlanma olduğunu savundu. Ancak bu açıklama, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın “kalıcı güvenlik bölgesi” planıyla çelişti.
İsrail’in çok cepheli bir çatışma yürüttüğünü kabul eden büyükelçi, ordunun kapasitesinin sürdüğünü belirtti ancak kaynakların sınırsız olmadığını da ekledi.
İran’ın Avrupa’yı vurabilecek füze kapasitesine sahip olduğunu savunan Anolik, Hürmüz Boğazı ve Bab el-Mendeb gibi stratejik geçiş noktalarının küresel ekonomi açısından risk oluşturduğunu söyledi.
Kıbrıs’ın İsrail ile iş birliği yapmasının doğru bir tercih olduğunu ifade eden büyükelçi, “Bu iş birliği uzun vadede Kıbrıs’ın güvenliği ve çıkarlarına hizmet edecektir” dedi.
Türkiye’ye yönelik eleştirilerde de bulunan Anolik, Recep Tayyip Erdoğan yönetimindeki Ankara’nın bölgedeki rolünü “yıkıcı” olarak nitelendirdi ve Hamas ile ilişkileri nedeniyle İsrail-Türkiye ilişkilerinin kötüleştiğini söyledi.
