Bugün Kıbrıs
Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Platformu, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yasa gücünde kararnameye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Platform, düzenlemeyi kaygıyla karşıladıklarını belirtti.
“BU SADECE MALİ DEĞİL, İNSAN HAKKI MESELESİDİR”
Açıklamada, hayat pahalılığı karşısında gelirlerin korunmasının yalnızca mali bir tercih olmadığı vurgulanarak, “İnsan onuruna yaraşır yaşam, sosyal adalet ve emeğin korunmasıyla doğrudan bağlantılı bir kamusal yükümlülüktür” denildi.
Platform, enflasyon karşısında gelirleri eriyen kesimlerin korunması gerekirken yapılan düzenlemenin etkileri ağırlaştıracağını belirterek, “Ödeneğin etkisini geciktiren ve daraltan bu düzenleme, ekonomik bakımdan kırılgan hale getirilen geniş toplumsal kesimlerin yaşam koşullarını daha da ağırlaştıracaktır” ifadelerini kullandı.
“MECLİS DEVRE DIŞI BIRAKILDI”
Kararnamenin çıkarılış yöntemine de sert tepki gösterilen açıklamada, sürecin demokratik meşruiyet açısından ciddi sorunlar barındırdığı belirtildi.
“Meclis’in açık olduğu, toplumsal müzakere beklentisinin yaratıldığı ve sendikaların diyalog umuduyla grevlerini askıya aldığı bir süreçte böylesi önemli bir düzenlemenin yasa gücünde kararname yoluyla yürürlüğe konması… kabul edilemez bir tablo yaratmaktadır” denildi.
Platform, Anayasa’da öngörülen istisnai yöntemin olağan yasama sürecini etkisizleştirecek şekilde kullanılmasının hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmadığını vurguladı.
“ŞEFFAFLIK VE KATILIM ŞART”
Açıklamada, bu tür düzenlemelerin kapalı kapılar ardında değil, şeffaf ve katılımcı bir süreçle ele alınması gerektiği ifade edilerek, “Böylesi kapsamlı ve doğrudan yaşam koşullarını etkileyen düzenlemeler… demokratik tartışma ve sosyal tarafların gerçek katılımı ile ele alınmalıdır” denildi.
Platform ayrıca sendikaların ve toplumun barışçıl itiraz hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.
“TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Platformu, açıklamasının sonunda düzenlemenin takipçisi olacaklarını vurgulayarak, “İnsan onuruna yaraşır yaşam koşullarını korumak, emeğin enflasyon karşısında değersizleşmesini önlemek ve kamusal karar alma süreçlerinde hukuka bağlılığı savunmak, insan hakları mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
