Bugün Kıbrıs
İnsan Hakları Platformu, Mağusa’da bir apartmanın beşinci katından düşerek yaşamını yitiren 2 yaşındaki Emmanuel Nsıkak David’in ölümünün toplumda derin bir sarsıntı yarattığını belirterek, “adanın kuzeyinde düzensiz statüde yaşayan, ülkeye giriş yaptıktan sonra çeşitli nedenlerle muhaceret işlemlerini tamamlayamayan kişilerin karşı karşıya kaldığı güvencesizliğin ve görünmezliğin bir kez daha ortaya çıkmasına neden olmuştur” ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, kamuoyuna yansıyan bilgiler ve yetkililerle yapılan görüşmelere işaret edilerek, “olay sırasında çocuğun ebeveynlerinin muhaceretlerinin düzensiz statüde bulunduğu, bu sebepten dolayı annenin gözaltına alındığı ve çocuğun babasının yanında olduğunun teyit edildiği anlaşılmaktadır” denildi.
“BU OLAY ASLA TEKİL BİR VAKA DEĞİLDİR”
İHP, yaşananların münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, “ülkemizde düzensiz statüde yaşayan veya muhaceret işlemleri tamamlanmamış bireylerin içinde bulunduğu koşullar, temel hizmetlere erişimi zorlaştırmakta ve bu tablo özellikle çocuklar açısından ciddi riskler doğurmaktadır” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, bu durumun birçok kişinin risk anlarında kamu kurumlarına başvurmaktan kaçınmasına yol açtığı belirtilerek, “bu durum, birçok kişinin herhangi bir risk durumunda polise, sağlık ve sosyal hizmetlere başvurmaktan kaçınmasına neden olmaktadır” denildi.
ULUSLARARASI STANDARTLARA VURGU
Platform, uluslararası insan hakları standartlarına dikkat çekerek, “herkesin statüsünden bağımsız olarak temel haklara erişimini güvence altına almaktadır” ifadesini kullandı ve “mevcut uygulamaların bu standartlarla uyumu sorgulanmalıdır” dedi.
Bu kapsamda İHP, “Kıbrıs’ın kuzeyinde muhacereti düzensiz olarak yaşayan kişilerin otomatik olarak suçlu olarak değerlendirilmesine yol açan uygulamalar acilen gözden geçirilmeli, temel hizmetlere erişim, cezalandırılma korkusu olmaksızın sağlanmalıdır” çağrısında bulundu.
Ayrıca, “ülkede uzun süredir yaşayan veya kırılgan durumda bulunan kişiler için insani temelli ikamet ve düzenleme mekanizmalarının etkin ve erişilebilir hale getirilmesi gerekmektedir” ifadeleri kullanıldı.
AİLE BİRLİĞİ VE İNSAN ONURU VURGUSU
İhraç süreçlerine de değinilen açıklamada, “ihraç süreçlerinin her koşulda insan onuruna saygılı, ölçülü ve hak temelli bir yaklaşımla yürütülmesi zorunludur” denilerek, “aile birliği korunmalı ve özellikle çocukların bakım ilişkileri kesintiye uğratılmamalıdır” ifadelerine yer verildi.
“MEVCUT YAKLAŞIM SÜRDÜRÜLEMEZ”
İHP, yaşanan olayın mevcut politikaların sonuçlarını açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “bu olay, mevcut yaklaşımın sürdürülemez olduğunu açıkça ortaya koymaktadır” dedi.
Açıklamanın sonunda ise şu ifadeler yer aldı: “İnsanların görünmezliğe itildiği bir sistemin sonuçları göz ardı edilemez. Yetkililerin, hak temelli ve insani bir yaklaşımı acilen hayata geçirmesi gerekmektedir. İnsan Hakları Platformu olarak bu sürecin takipçisi olacağımızı ve Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan kişilerin, yasal statülerinden bağımsız olarak, haklarının korunması için gerekli tüm girişimlerde bulunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyurur, kamuoyunu da bu görünmez bırakılan ihlallere karşı ses çıkarmaya ve dayanışma göstermeye çağırırız.”
