Bugün Kıbrıs

Sol Afiş, Sağ Pratik

Karpaz’daki 3500 dönümlük ormanlık alan için süreç sessiz başlıyor. Bir onay çıkıyor, kimse yüksek sesle anlatmıyor. Ne büyük bir ilke tartışması var ortada, ne de ciddi bir itiraz refleksi. Sanki mesele bir doğa parçası değil de idari bir alan değişimi.

Sonra toplum uyanınca sahne değişiyor. Aynı kararın üstüne bu kez kelimeler diziliyor; “toplumsal hassasiyet”, “çevre dengesi”, “yeniden değerlendirme”… Ama dikkat, karar yerinde duruyor. Değişen şey gerçek değil, gerçekliğin anlatım biçimi. Bir tür siyasal makyaj yapılıyor..Yüz aynı, ışık farklı.

Ve asıl kırılma burada. Bu sürecin dışında sanılan muhalefet aslında içinde. Önce onay mekanizmasına dahil olup, sonra tepki korosuna katılan bir yapıdan bahsediyoruz. Hem zemini hazırlayan, hem de zemine itiraz eden bir pozisyon. Bu yüzden ortada klasik anlamda bir muhalefet yok. Daha çok sistemin yürüyüşünü kolaylaştıran bir denge aygıtı var.

İşte bu noktada mesele “çevreci duyarlılık” olmaktan çıkıyor. Çünkü bu tutum bir ilke değil, bir refleks değil, siyasi konfor alanı üretme tekniği. İktidar yürüsün diye destek veren ama yürüyüşün yönüne dokunmayan bir yapı. Koltuk değneği gibi… Yükü taşır, yönü değiştirmez.

Bir vekilin Ötüken Köyü yakınlarındaki 21 dönümlük orman için söylediği o cümle hala kulağımda;

“Gidip kendimi ağaca zincirlemek isterim.”

Ama o cümle hiçbir zaman gerçek bir politik bedelin karşılığı olmadı. Çünkü küçük ölçekte dramatik çıkış kolaydır. Zor olan, büyük ölçekte tutarlılık göstermektir. 21 dönümde sembolik zincir, 3500 dönümde kurumsal sessizlik…

Bu yüzden tablo netleşiyor.. Aynı dosyada üç aşama var. Önce onay, sonra tepki, sonra “hassasiyet” açıklaması. Ama sonuç değişmiyor.

Bu bir hata değil, bir yöntem. Ve bu yöntemin en kritik özelliği şu; herkes rolünü oynuyor ama kimse sahneden sorumluluk almıyor. Birileri karar veriyor, birileri açıklıyor, birileri eleştiriyor gibi yapıyor.

İktidar en azından kendi çizgisini saklamıyor. Ama asıl kırılma, başka bir şey söyleyip aynı sonucu üretmekte.

Geriye ise şu kalıyor; sol afiş duvarda duruyor… Ama karar refleksi çoktan başka bir yere taşınmış durumda.

Katliamın faili belli: Kod Yeşil.

 

Exit mobile version