Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ardından bölgede başlayan gerilimi değerlendirirken Türkiye hava sahasına girmesi nedeniyle NATO tarafından imha edilen füzeleri de ele aldı. Yılmaz, Adana’da bulunan İncirlik Üssü’nün Türkiye’ye ait olduğunu belirterek; “İran konusunda tavrımız net. Türkiye yoğun bir çaba içerisinde. Bir an önce bu savaşın bitmesini arzu ediyoruz. Diplomasinin geri dönmesini istiyoruz. Bu yönde çabamız var” dedi.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ardından bölgede başlayan savaş devam ediyor. İran’dan 4 Mart, 9 Mart ve 13 Mart tarihlerinden ateşlenen füzeler, Türkiye hava sahasına girmesi nedeniyle NATO tarafından havada imha edildi. Olaylarda ölen veya yaralanan olmazken diplomatik bağlamda görüşmeler yapıldı. İran, Türkiye’ye füze atmadıklarını açıkladı.
CNN Türk’te konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran’ın bölgedeki komşu ülkelere saldırılarını onaylamadıklarını belirterek şu açıklamalarda bulundu:
“Biz NATO’nun üyesiyiz. Biz onun bir parçasıyız. İncirlik Üssü Türkiye’nin üssü. Orada farklı ülkeden askerler de bulunuyor. Türk bir komutanın komutasında. Savaş başlamadan önce Türkiye büyük bir gayret sarf etti. Arabuluculuk gayretinde bulunduk. Son anda Umman’a döndü ve olumlu sonuçlanmadı. İran’a yapılan saldırıları kabul edilemez görüyoruz. Aynı zamanda İran’ın dost ülkelere yaptığı saldırıları da kabul etmiyoruz. İran otoriterileri ‘Biz yapmıyoruz’ diyor.
DİPLOMASİ VURGUSU
İran konusunda tavrımız net. Türkiye yoğun bir çaba içerisinde. Bir an önce bu savaşın bitmesini arzu ediyoruz. Diplomasinin geri dönmesini istiyoruz. Bu yönde çabamız var.
Karışık mesajlar geliyor. İsrail, uzatma yönünde tavır içindeler, ABD’nin açıklamalarına baktığımızda ise bir belirsizlik var. Trump’ın genel politikalarından ve ABD’nin politikalarına baktığımızda bu savaşı uzun sürdürme iradesi olduğunu düşünmüyorum. Bu savaş insani maliyetlerin yanında çevresel, ekonomik maliyetler üretiyor.
“BÖLGEYE YAYILMA RİSKİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR”
Bölgeye yayılma riski her geçen gün artıyor, bir noktada sonlandırılacağını temenni ediyoruz, kesin bir şey söyleyemeyiz. Bu orta ölçekli savaşlar kısa sürsün diye girilir ama bir yerlere sürükleyebilir, uzun vadeye yayılabilir. Çok uzun sürmeyeceğiniz bekliyoruz, olmamasını temenni ediyoruz ve bu yönde de gayret sarf ediyoruz.
Büyük bir insani maliyet var. Bu sürdürülebilir bir yaklaşım değil, hukuk ve kaide dinlemeden sadece güç çarpanı üzerinden yürütülen politikalar sürdürülebilir değil. İnsanlığın geleceği açısından ürkütücü. Mutlaka insanlığın bir tepkisinin geleceğini düşünüyorum.”
“BİR ÜLKE DEĞİŞECEKSE KENDİ HALKIYLA DEĞİŞMELİ”
ABD’nin İran’a kara harekatı düzenleme ihtimalini de değerlendiren Yılmaz, şöyle konuştu:
“Yapmamasını temenni ederiz. Savaşı uzatır ve maliyeti artırır. Riskli bir şey. Bir noktada aklı selimin galip gelmesi ve savaşın bitmesi gerekiyor. Uzadıkça tüm maliyetler derinleşecek devam edecek.
Dışardan yapılan müdahaleler sonuç üretmiyor. Irak’ta da yaşadık. İstikrarsızlık ve maliyet üretti sadece. Bir ülke değişecekse kendi halkıyla değişmeli. İran’a bu kadar yaptırım olmasa İran başka bir noktada olurdu. İran halkı kadim bir halk, başka halklara karıştırılmamalı.
Savaşın dünyaya maliyeti var. Sıradan ABD’li kaybediyor. Üretenler kazanıyor. Amerikalı tüketici kaybediyor. Kasım ayında seçimler var. Bu savaşın seçime etkilerine dair tartışmalar da var.”
