Bugün Kıbrıs
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, yaptığı açıklamada, savaşın bir gün biteceğini ancak geride bıraktığı yıkımın insanlığın ortak hafızasında silinmeyecek izler bırakacağını ifade etti. Özellikle çocukların hedef olduğu saldırıların yalnızca belirli bir coğrafyanın değil, tüm insanlığın vicdanında derin yaralar açtığını belirten Erhürman, “Bu savaş elbette bitecek ama mesela bir ilkokula yapılan saldırıda onlarca çocuğun öldürüldüğü o an, insanlığın ve uygarlığın vicdanında kanayan bir yara olarak hep kalacak” dedi.
BARIŞ VE DİPLOMASİ VURGUSU
Erhürman, savaş karşıtı tutum alanların ve barış, hukuk, diyalog ile diplomasi çağrısı yapanların küçümsenerek “romantikler” şeklinde damgalandığını söyledi. Buna karşılık kendilerini “gerçekçi” olarak tanımlayan çevrelerin, dünyada belirleyici olanın çıkar ve güç ilişkileri olduğunu anlattığını kaydeden Erhürman, bu tespitin yeni ya da bilinmeyen bir şey olmadığını belirtti.
Erhürman, “Savaş değil barış, hukuk zemininde diyalog, diplomasi diyenler ‘romantikler’ olarak damgalanıyor. ‘Gerçekçiler’ durmadan, belirleyici olanın çıkar ve güç olduğunu anlatıyorlar herkese. Sanki ‘romantikler’ olarak adlandırdıkları bunu bilmiyormuş gibi. Evet, gerçek, çıkar ve gücün belirleyici olduğu bir dünyada yaşadığımızdır! Bu, bugünün meselesi mi sanki? Yeni bir şey mi?” ifadelerini kullandı.
“MESELE, BÖYLE BİR DÜNYAYI KABUL ETMEMEKTİR”
Açıklamasında asıl meselenin güç ve çıkar ilişkilerinin varlığını inkâr etmek olmadığını anlatan Erhürman, buna teslim olmamak gerektiğini vurguladı. Barış, hukuk, diyalog ve diplomasiyi savunanların, dünyanın bugünkü gerçekliğini görmezden gelmediğini; tam tersine, insanlık adına bu düzenin değişmesi gerektiğini dile getirdiğini söyledi.
Erhürman, “Savaş değil barış, hukuk zemininde diyalog ve diplomasi diyenler, bunun böyle olmadığını değil, insanlık ve uygarlık adına böyle olmaması gerektiğini söyleyenlerdir” dedi.
“İÇERİDE DE DIŞARIDA DA HUKUK BELİRLEYİCİ OLMALI”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, içeride de dışarıda da çıkar ve güce dayalı anlayışın değil, hukukun belirleyici olması gerektiğini ifade etti. Sorunların savaşla ve kavgayla değil, diyalog ve diplomasiyle çözülmesini savunduklarını belirten Erhürman, bu yaklaşımın bir saflık değil, bilinçli bir tercih olduğunu kaydetti.
Erhürman, “Onun için içeride, dışarıda kimse çıkara ve güce dair tespitleri anlatmasın bize. Biz onları biliyor ve tam da o sebeple, içeride de, dışarıda da çıkar ve gücün değil, hukukun belirleyici olduğu, sorunların savaşla, kavgayla değil, diyalog ve diplomasiyle çözüldüğü bir yaşamı savunuyoruz” ifadelerine yer verdi.
“İNSANLIĞIN VE UYGARLIĞIN TARAFINDAYIZ”
Açıklamasının sonunda dünya düzeninin güç ve çıkar ilişkileri üzerinden kurulmasına karşı açık bir tutum ortaya koyan Erhürman, taraf oldukları yerin insanlık ve uygarlık olduğunu söyledi. Erhürman, “Özetle güç ve çıkar ilişkileri üzerinden şekillenen bir dünyanın değil, insanlığın ve uygarlığın tarafındayız” dedi.
