Bugün Kıbrıs
Tel-Sen Genel Sekreteri Ömer Gedik, fiber altyapı protokolüne ilişkin yürüttükleri mücadele hakkında yazılı açıklama yaptı. Gedik, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tarafından yapılan açıklamayla birlikte protokolün Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının, sendikanın aylardır dile getirdiği uyarıların haklılığını ortaya koyduğunu belirtti.
“HAKLI MÜCADELE MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI”
Gedik, açıklamasında sürecin yalnızca hukuki bir gelişme olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın açıklaması ile, sekiz aydır kararlılıkla yürüttüğümüz haklı mücadele artık meyvelerini vermeye başlamıştır. Başından beri dile getirdiğimiz uyarıların ve ortaya koyduğumuz itirazların ne kadar yerinde olduğu, söz konusu protokolün Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasıyla birlikte açık biçimde ortaya çıkmıştır.”
Gedik, yaşanan gelişmenin aynı zamanda kamu yararı ve Telefon Dairesi’nin yıllar içinde oluşturduğu altyapı ile emeğin haklılığının ortaya çıkması anlamına geldiğini ifade etti.
“BU MÜCADELE ORTAK İRADENİN SONUCUDUR”
Sendikanın yürüttüğü mücadelenin yalnızca bir sendikal duruş olmadığını belirten Gedik, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu gelişme yalnızca hukuki bir süreç değildir. Aynı zamanda görmezden gelinmeye çalışılan gerçeklerin, kamu yararının ve Telefon Dairesi’nin yıllar içinde oluşturduğu altyapının, özkaynakların ve emeğin haklılığının gün yüzüne çıkmasıdır.”
“Bu süreçte verilen mücadele sadece bir sendikal duruş değildir. Telefon Dairesi çalışanlarının, sendikamızın üyelerinin ve konuya duyarlılık gösteren tüm paydaşların ortak iradesidir. Bu mücadele; görmezden gelinmek istenen Telefon Dairesi’nin, kamu kaynaklarıyla inşa edilmiş altyapının ve bu ülkenin çocuklarının yarınlarının savunusudur.”
Gedik, mücadelelerinin anayasal zemine taşınmış olmasının kendileri için onur ve gurur olduğunu da vurguladı.
“FİBER PROJESİNE DEĞİL, YANLIŞ PROTOKOLE KARŞIYIZ”
Tel-Sen’in fiber altyapı projesine karşı olmadığını özellikle vurgulayan Gedik, karşı çıktıkları noktanın kamu yararını yeterince gözetmeyen protokol olduğunu belirtti:
“Başından beri açık şekilde ifade ettik: Biz fiber altyapı projesine karşı değiliz. Tam tersine, ülkenin dijital geleceği için fiber altyapının gerekliliğini en erken dile getiren taraflardan biri olduk. Karşı çıktığımız şey proje değil, yanlış hazırlanmış ve kamu yararını yeterince gözetmeyen protokolün kendisidir.”
Gedik, Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı’nın da protokolde düzeltilmesi gereken noktalar bulunduğunu dile getirdiğini hatırlatarak, konunun Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasının bu tespitlerin somut bir yansıması olduğunu söyledi.
“İŞ BİLMEZLİK STRATEJİK BİR HİZMETİ GECİKTİRDİ”
Açıklamasında hükümeti de eleştiren Gedik, stratejik bir hizmetin yanlış yönetim nedeniyle geciktiğini belirtti:
“Ancak üzülerek belirtmek gerekir ki bu ülkenin ihtiyaç duyduğu böylesine stratejik bir hizmet, hükümet edenlerin iş bilmezliği ve işgüzarlığı nedeniyle gereksiz yere geciktirilmiştir.”
Gedik, en başından itibaren sendika, çalışanlar ve tüm paydaşların sürece dahil edilmesi halinde çok farklı bir noktada olunabileceğini ifade etti.
“TELEFON DAİRESİ MERKEZLİ MODELLE DAHA GÜÇLÜ ALTYAPI KURULABİLİRDİ”
Telefon Dairesi’nin yıllar içinde oluşturduğu altyapı ve özkaynakların doğru değerlendirilmesi halinde fiber altyapının devlet merkezli bir anlayışla hızlı ve etkin biçimde kurulabileceğini belirten Gedik, bunun sağlayacağı kazanımları şöyle sıraladı:
- Devletin gelirlerinin artırılması
- Yeni istihdam alanlarının yaratılması
- Hizmet kalitesinin yükselmesi
- Uluslararası rekabette daha güçlü bir konuma ulaşılması
Gedik, bu yaklaşımın uygulanması halinde Kıbrıs’ın güneyinde faaliyet gösteren CYTA gibi güçlü yapılarla rekabet edebilecek bir telekomünikasyon altyapısına çoktan ulaşılabileceğini ifade etti.
“BU MESELE SADECE ALTYAPI MESELESİ DEĞİL”
Tel-Sen’in mücadelesinin geçmişte yapılan yanlışları göstermekten ibaret olmadığını belirten Gedik, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Buna rağmen mücadelemiz yalnızca geçmişte yapılan yanlışları göstermek için değildir. Bizim mücadelemiz doğruyu kurmak ve ülkenin geleceğini korumak içindir. Ülkenin geleceğini ilgilendiren böylesine büyük projeler, Telefon Dairesi’nin varlığı, kamu yararı ve devlet aklı temelinde, tüm paydaşların katılımıyla şekillendirilmelidir. Çünkü bu mesele sadece bir altyapı meselesi değildir. Bu mesele bu ülkenin dijital geleceği, ekonomik gücü ve çocuklarımızın yarınları meselesidir.”
