Mezopotamya Göç İzleme ve Araştırma Derneği, Çukurova Göç İzleme ve Araştırma Derneği ve Marmara Göç İzleme ve Araştırma Derneği, Ortadoğu’da artan askeri gerilime ilişkin ortak bir açıklama yayımladı.
Dernekler, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla bölgede zaten kırılgan olan barış ve istikrar ortamının daha da ağır bir krize sürüklendiğini belirtti.
Açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan saldırıların ardından İran’ın gerçekleştirdiği misillemelerle gerilimin hızla tırmandığı ve çatışmaların geniş bir bölgesel krize dönüşme riski taşıdığı ifade edildi.
“ON BİNLERCE KİŞİ YERİNDEN EDİLDİ”
Dernekler, bombardımanlar sonucu çok sayıda yerleşim yerinin hedef alındığını, yüzlerce sivilin yaşamını yitirdiğini ve binlerce kişinin yaralandığını kaydetti.
Çatışmaların ilk günlerinden itibaren on binlerce kişinin yaşadığı kentleri terk etmek zorunda kaldığı belirtilen açıklamada, özellikle İran’ın batı bölgeleri ve büyük şehirlerinden Türkiye başta olmak üzere komşu ülkelere doğru bir göç hareketliliğinin başladığı vurgulandı.
Dernekler, askeri gerilimin sürmesi halinde bölgede daha büyük göç dalgalarının yaşanmasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekti.
“SAVAŞIN BEDELİNİ SİVİLLER ÖDÜYOR”
Açıklamada, savaş politikalarının bedelini her zaman olduğu gibi yine sivillerin ödediği ifade edilerek, yaşam alanları bombalanan ve güvenlikleri ortadan kaldırılan insanların hayatta kalabilmek için yerlerinden edildiği belirtildi.
Dernekler ayrıca İran yönetiminin ülke içindeki Kürt nüfusa yönelik saldırı ve baskı politikalarını da kınadı.
Sivilleri hedef alan ve halkların temel hak ve özgürlüklerini ihlal eden her türlü askeri operasyonun kabul edilemez olduğu vurgulanan açıklamada, Kürt halkına ve bölgede yaşayan tüm topluluklara yönelik hak ihlallerinin derhal son bulması çağrısı yapıldı.
ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Uluslararası insan hakları hukuku ve insancıl hukuk kurallarının, savaş ve çatışma koşullarında dahi sivillerin korunmasını zorunlu kıldığı hatırlatılan açıklamada, göç etmek zorunda kalan sivillerin güvenliğinin sağlanmasının devletlerin hem hukuki hem de insani sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Dernekler, Ortadoğu’daki gelişmelerin yalnızca bir askeri çatışma değil, aynı zamanda yeni insani krizlerin ve zorunlu göç hareketlerinin habercisi olduğunu belirtti.
Göç Araştırmaları Platformu adına yapılan açıklamada, uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiği vurgulanarak, sivillerin korunması ve savaşın yayılmasının önlenmesi için acil adımlar atılması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada ayrıca, ilgili kamu kurumları ve uluslararası mekanizmaların göç etmek zorunda kalan sivillerin haklarını korumak, ayrımcılığı önlemek ve gerekli insani tedbirleri hızla almak için harekete geçmesi istendi.
Dernekler, savaş ve baskı politikaları nedeniyle yerinden edilen insanlara kapıların açılmasının bir tercih değil insanlık görevi olduğunu belirterek, Kürt halkına ve tüm sivillere yönelik saldırıların durdurulması ve bölgede barışçıl, demokratik ve insan haklarına dayalı bir çözümün sağlanması çağrısında bulundu.
