Bugün Kıbrıs

Özkunt: “Hükümet zamlarla bütçe açığını halkın sırtına yüklüyor”

Bugün Kıbrıs

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Nevzat Özkunt, Mayıs TV’de Meltem Sakin’in konuğu oldu. Özkunt programda akaryakıta yapılan zamlar, Orta Doğu’daki savaşın Kıbrıs’a etkileri, özelleştirme politikaları, sahte diploma iddiaları ve Ektam’daki işçi direnişi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“HÜKÜMETİN AÇIKLAMALARINA DEĞİL, YAPTIKLARINA BAKIYORUZ”
Özkunt, hükümetin açıklamalarının artık kamuoyunda güven yaratmadığını belirterek yapılan uygulamaların halkın yaşam kalitesini doğrudan olumsuz etkilediğini söyledi.

Özkunt, “Ben yapılanlara bakıyorum. Hükümetin hiçbir açıklamasına artık itibar edilmiyor. Öyle bir noktaya geldik ki yaptıkları açıklamaları bir gün sonra, iki gün sonra inkâr edebiliyorlar ya da tam tersini yapabiliyorlar. O yüzden açıklamalara değil yapılanlara bakıyoruz. Yapılanlar gerçekten bu halka kasteden, halkın yaşam kalitesine kasteden uygulamalar. Bütçe açığını kapatmak için yapılan partizan istihdamların, savurganlıkların bedeli halka yükleniyor. Halkın omzuna her gün daha fazla yük bindiriliyor. Gerçekten çok yazık” dedi.

“AKARYAKIT ZAMMI ZİNCİRLEME FİYAT ARTIŞLARINA YOL AÇACAK”
Akaryakıta yapılan zamma da değinen Özkunt, hükümetin zam politikalarının bütçe açığını kapatma amacı taşıdığını savundu.

Özkunt, “Zamlardan başlayalım. Bu aslında beklenen bir şeydi. Bu hükümet fırsatçı bir hükümet. Zam yapmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor. Bütçedeki kara delikleri kapatmak için ve halkın sırtına daha fazla yük bindirmek için her fırsatı değerlendiriyorlar. Kendi kaynak yaratamayan, kayıt dışının üzerine gidemeyen ve Türkiye’den beklediği kaynağı alamayan hükümet zamlarla bütçeyi finanse etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Akaryakıta yaklaşık yüzde 12-13 oranında zam yapıldığını belirten Özkunt, bu artışın piyasada zincirleme fiyat artışlarını beraberinde getireceğini söyledi.

Türk lirası kullanımının da enflasyonu artıran önemli bir faktör olduğunu ifade eden Özkunt, buna hükümetin liyakatsiz ve beceriksiz yönetiminin ek enflasyon yarattığını belirtti. Döviz kurunun bir süredir yatay seyretmesine ve Fiyat İstikrar Fonu’ndaki katkı payının yüksek olmasına rağmen zam yapılmasını eleştiren Özkunt, bu artışların gereksiz olduğunu dile getirdi.

“TDP ŞEFFAF VE TOPLUM ODAKLI BİR YÖNETİM ANLAYIŞI SUNUYOR”
Özkunt, TDP’nin şeffaflık ilkesini esas alan bir yönetim anlayışını savunduğunu belirterek yaratılan kaynakların eğitim, sağlık ve sosyal devlet politikalarına yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Toplumun da bu değişim için sorumluluk alması gerektiğini dile getiren Özkunt, “TDP geçmişi temiz ve dürüst bir partidir. Bu ülkeye güven veren bir yönetim anlayışını getirecek kapasiteye sahibiz” dedi.

“KIBRIS JEOPOLİTİK KONUMU NEDENİYLE CİDDİ RİSK ALTINDA”
Özkunt, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere de değinerek İran’a yönelik saldırıların bölgede ciddi bir savaş ortamı yarattığını söyledi.

“Amerika ve İsrail’in bu saldırıları kabul edilemez. Bu savaşın masum insanlar üzerinde çok ağır sonuçları oluyor. Kadınlar, çocuklar, siviller ölüyor. Bu savaşın bir an önce durması gerekiyor” diyen Özkunt, Kıbrıs’ın jeopolitik konumu nedeniyle risk altında olduğunu vurguladı.

Adadaki İngiliz üsleri ve Kıbrıs’ın güneyinin Amerika, Fransa ve diğer ülkelerle yaptığı askeri anlaşmaların Kıbrıs’ı riskli bir noktaya getirdiğini belirten Özkunt, “Amerika ve İngiltere kendi vatandaşlarını tahliye edebiliyor ama Kıbrıs halkının gidecek başka bir yeri yok. Bu nedenle Kıbrıs halkı ciddi bir tehlike altında” dedi.

Türkiye’nin de savaşın içine çekilmeye çalışıldığı yönünde değerlendirmeler yapıldığını ifade eden Özkunt, böyle bir ortamda barışı savunmanın önemine dikkat çekti.

Özkunt, “TDP olarak biz barışı savunuyoruz. Bu savaşın bir an önce sona ermesi gerektiğini düşünüyoruz” diyerek toplumun doğru ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.

“SIĞINAKLAR KONUSUNDA TOPLUM DAHA SOMUT BİLGİ BEKLİYOR”
Cumhurbaşkanı ve Başbakanlık nezdinde bazı toplantılar yapıldığını ve çeşitli tedbirlerin alındığının açıklandığını hatırlatan Özkunt, kamuoyunun bu açıklamalardan tam anlamıyla tatmin olmadığını belirtti.

Sığınakların hazır olduğu yönünde açıklamalar yapıldığını ifade eden Özkunt, vatandaşların olası bir saldırı durumunda nasıl hareket edeceklerine dair daha somut bilgilere ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

“Sığınakların yerinin açıklanması elbette doğru olmaz ama en azından insanların bir saldırı durumunda ne yapacaklarını bilmesi gerekir. Siren çalarsa ne olacak, insanlar nereye gidecek, nasıl tahliye edilecek? Bu konularda ciddi bir hazırlık yapılması gerekir. Belki tatbikat yapılmalı ve toplum bilgilendirilmelidir” dedi.

“ÖZELLEŞTİRMELER ÖNCEDEN PLANLANMIŞ”
Özkunt, ülkede yürütülen özelleştirme politikalarını da eleştirerek 2022 seçimlerinden sonra kurulan hükümetin Kıbrıslı Türklerin iradesini temsil etmediğini savundu.

Amaçlarının ülkenin öz varlıklarını Türkiye sermayesine devretmek olduğunu iddia eden Özkunt, elektrik üretimi alanında AKSA’ya verilen imtiyazlar, Ercan Havalimanı’nın işletmesi ve fiber optik projesinde Türk Telekom’a verilen imtiyazların bu sürecin parçaları olduğunu söyledi.

Özkunt, “Kumarhane izinleri verilmiş, ormanlarımız yandaşlara verilmiş. Ülke adeta bir yağma alanına çevrildi. Bu hükümet seçimlere kadar daha birçok özelleştirme adımı atabilir” dedi.

“SAHTE DİPLOMA MESELESİ BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI”
Sahte diploma iddialarına da değinen Özkunt, bu konunun kamu yönetiminde ciddi bir sorun haline geldiğini ifade etti.

Özkunt, TDP olarak yolsuzlukların, usulsüzlüklerin ve sahte diplomaların ortaya çıkarılması için çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Dün bir üst düzey bürokratın sahte diploması daha ortaya çıktı. Bu olaylar artık kamunun her alanına yayılmış durumda” dedi.

Başbakan hakkında çeşitli rüşvet iddialarının gündeme geldiğini ancak bu iddialarla ilgili dava açılmadığını da hatırlatan Özkunt, bu durumun kamuoyunda soru işaretleri yarattığını ifade etti.

“ADİL VERGİ SİSTEMİ KURULMALI”
Özkunt, hükümetin bütçe açığını kapatmak için sürekli zam yaptığını ancak vergi alınması gereken alanlara yönelmediğini savundu.

Kayıt dışı ekonominin herkes tarafından bilindiğini ancak üzerine gidilmediğini söyleyen Özkunt, adil bir vergi sistemi kurulması gerektiğini belirtti.

Teknolojik altyapı kullanılarak e-fatura gibi sistemlerle kayıt dışının önlenebileceğini dile getiren Özkunt, üniversite sektörünün de ciddi şekilde vergilendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bu kaynakların yaratılması halinde eğitim, sağlık, altyapı ve sosyal devlet politikalarına aktarılabileceğini belirten Özkunt, mevcut yönetimde toplum yararına bir politika görmediklerini söyledi.

“EKTAM’DAKİ İŞÇİ DİRENİŞİ DEVLET OTORİTESİNİN YOK SAYILMASIDIR”
Özkunt, Ektam’daki işçi direnişine de değinerek işçilerin bir aydır hakları için mücadele ettiğini ancak hükümetin gerekli adımları atmadığını söyledi.

İşverenin toplantıya bile gelmemesinin devlet otoritesinin yok sayılması anlamına geldiğini belirten Özkunt, işçilerin taleplerinin hayat pahalılığı oranında zam ve iş güvencesi olduğunu ifade etti.

Sendikalaşmanın iş yasasıyla güvence altına alınmış bir hak olduğunu hatırlatan Özkunt, devletin işçi ile işveren arasında arabuluculuk yaparak çalışma barışını sağlaması gerektiğini söyledi.

“GENÇLERİN GÖÇÜ BU DÜZENİN SONUCUDUR”
Ülkede yaşanan sorunların gençlerin göç etmesine neden olduğunu belirten Özkunt, adalet duygusunun zedelenmesi ve fırsat eşitsizliğinin artmasının gençleri ülkeden uzaklaştırdığını dile getirdi.

Özkunt, planlı kalkınma politikalarına geçilmesi gerektiğini belirterek tarım, turizm, üniversiteler ve inovasyon alanlarında yatırımlar yapılması gerektiğini söyledi.

Sosyal konut projelerinin geliştirilmesinin de önemli olduğunu ifade eden Özkunt, TDP olarak toplum odaklı bir siyaset anlayışı benimsediklerini vurguladı.

Exit mobile version