Bugün Kıbrıs
Sol Hareket, Ortadoğu’da artan askeri gerilime ilişkin yaptığı açıklamada, bölgenin yeniden büyük bir savaş riskiyle karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ve tehdit dilinin diplomatik çözüm imkanlarını zayıflattığı ifade edildi.
BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ
Sol Hareket, yaşanan askeri tırmanmanın yalnızca İran’ı değil, tüm Ortadoğu’yu etkileyebilecek geniş çaplı bir çatışmanın önünü açabileceğini kaydetti. Açıklamada, askeri yöntemlerin bölge halklarına barış ve istikrar getirmediği, aksine yeni çatışma hatları yarattığı vurgulandı.
“DEMOKRASİ” SÖYLEMİNE ELEŞTİRİ
Açıklamada, Amerikan bombalarıyla demokrasi ve özgürlük getirileceği yönündeki söylemin büyük bir yanılgı olduğu savunuldu. Afganistan, Irak, Libya ve Suriye örneklerine atıfta bulunularak, bu ülkelerde yaşananların unutulmaması gerektiği belirtildi. Bu müdahalelerin demokrasi ya da özgürlük değil, bölgeyi yeniden dizayn etme ve tahakküm kurma hedefi taşıdığı ifade edildi.
KIBRIS’IN LOJİSTİK ALAN OLARAK KULLANILMASINA TEPKİ
Sol Hareket, Kıbrıs’ın askeri operasyonlar ve silah sevkiyatı için lojistik alan haline getirilmesinin adayı tehlikeli bir denklem içine sürüklediğini belirtti. Açıklamada, Amerikan saldırganlığı nedeniyle Kıbrıs’ın ciddi bir saldırı riskiyle karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Kıbrıs’a fırlatılan füzelerin sürpriz olmadığı kaydedilerek, bunun emperyalist güçlerin adayı savaş üssü olarak kullanmasının doğrudan sonucu olduğu savunuldu.
“KIBRIS HALKI BARIŞIN ÖZNESİ OLMALI”
Sol Hareket, Kıbrıs halkının bölgesel savaşların parçası olmayı değil, barışın ve istikrarın öznesi olmayı hak ettiğini belirtti. Açıklamada, Kıbrıs’ın emperyalist üslerden arındırılması, yabancı askeri varlıkların son bulması ve adanın askersizleştirilmesinin tüm Kıbrıslılar için yaşamsal önemde olduğu kaydedildi.
SALDIRILAR KINANDI
Sol Hareket, ABD ve İsrail’in saldırılarını kınadığını belirterek, bölgedeki tüm askeri saldırıların durdurulmasını, gerilimi tırmandıran adımlardan vazgeçilmesini ve diplomatik kanalların güçlendirilmesini talep etti. Açıklamada, emperyalist müdahalelere karşı barışın, savaş politikalarına karşı ise halkların dayanışmasının savunulmaya devam edileceği ifade edildi.
