Bugün Kıbrıs

“İzleyici koltuğunda oturamazsınız: Devletin pozitif yükümlülüğü var”

Bugün Kıbrıs

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan CTP milletvekili Ürün Solyalı, EKTAM işçilerinin direnişini “tarih yazan bir mücadele” olarak nitelendirdi. Solyalı, sendikalaşma hakkının yalnızca kamuda değil özel sektörde de anayasal güvence altında olduğunu vurguladı.

“SENDİKALAŞMA ANAYASAL GÜVENCEDİR”
Solyalı konuşmasında anayasanın 53. maddesinin sendika kurma hakkını, 54. maddesinin ise toplu sözleşme ve grev hakkını güvence altına aldığını hatırlattı:

“Anayasamızın 53. maddesi sendika kurma hakkını, 54. maddesi toplu sözleşme ve grev hakkını kamuda–özelde ayrım yapmaksızın güvence altına alıyorsa, yürütmede olanlar da bu hakkın üçüncü kişi eliyle kullanılmamasını izlemekten öteye geçmelidir.”

Solyalı, Çalışma Bakanlığı’nın “biz ne yapalım, yasa bize belli bir yere kadar yetki veriyor” yaklaşımının ise kabul edilebilir olmadığının altını çizdi:

“Çalışma Bakanlığı izleyici koltuğunda oturamaz. Bu kadar büyük bir direniş 19 gündür sürüyorsa, tehditler gözümüzün önünde yaşanıyorsa, ‘işveren sendika istemiyor, gelin orta yol bulalım’ sözü anayasanın ve sorumluluklarınızın altını oyar.”

“DEVLETİN POZİTİF YÜKÜMLÜLÜĞÜ VAR”
Solyalı, tartışmanın hukuki zeminde yürütülmesi çağrısına yanıt verirken devletin temel haklarda pozitif yükümlülük üstlenmek zorunda olduğunu söyledi:

“Devletin bu gibi temel haklarda pozitif yükümlülük üstlenmesi zorunludur. Eğer örgütlenme özgürlüğünü yürütme olarak garanti altına alamıyorsanız, sorumluluğunuzu yerine getirmiyorsunuz demektir.”

Solyalı, 87 ve 98 No’lu İLO sözleşmelerinin Meclis’te onaylandığını hatırlatarak, bu sözleşmelerin örgütlenme özgürlüğü ve sendikal nedenle feshe karşı etkili ve caydırıcı yaptırım yükümlülüğü getirdiğini belirtti ve ekledi:

“Eğer sendikal nedenle toplu işten çıkarma varsa, etkili ve hızlı bir başvuru yoluyla caydırıcı yaptırım uygulamakla mükellefsiniz.”

“STATÜKOYU KORUMAK ZORUNDASINIZ”
Solyalı, hükümetin öncelikli görevinin statükoyu korumak olduğunu söyledi. Buna göre:

Solyalı şu ifadeleri kullandı:

“Önce statükoyu koruyacaksınız. Kimse işten durmuş sayılmayacak. Yeni işçi içeri giremeyecek. Oradaki işi başkasına yaptırma girişimi varsa denetleyeceksiniz.”

Ayrıca geçmişe dönük hak ihlallerinin de soruşturulması gerektiğini söyledi:

“Eğer bu insanlar haklarını alamadıklarını söylüyorsa, ihbar tazminatlarının ödenmediğini, izinlerinin kullandırılmadığını ifade ediyorsa, Çalışma Bakanlığı bunun peşine düşmekle mükelleftir.”

TEŞVİK VE İHALE YAPTIRIMI ÇAĞRISI
Solyalı, yalnızca para cezası uygulamanın caydırıcı olmayacağını belirterek daha somut yaptırımların gündeme gelmesi gerektiğini söyledi:

“Eğer kamu teşvikleri alıyorsa askıya alınmalı. Kamu ihalelerine katılıyorsa bu hak geçici olarak durdurulmalı. Devlet, ‘önce yasayı tanıyacaksın’ demelidir.”

Solyalı, bunun İLO denetim mekanizmalarının da tavsiye ettiği bir yaklaşım olduğunu ifade etti.

“İZLEYİCİ MİSİNİZ, POZİTİF EDİM Mİ ÜSTLENECEKSİNİZ?”
Konuşmasının sonunda Solyalı, Çalışma Bakanı’na doğrudan sorular yöneltti:

“Siz Çalışma Bakanı olarak izleyici koltuğunda mısınız? Yoksa anayasanın ve uluslararası sözleşmelerin verdiği pozitif yükümlülük çerçevesinde işçi lehine adım atacak mısınız?”

Solyalı, EKTAM direnişinin “tarihi bir an” olduğunu belirterek, hükümetin atacağı adımların yalnızca bu dosya için değil, özel sektörde sendikalaşmanın geleceği açısından da belirleyici olacağını söyledi.

Exit mobile version