Bugün Kıbrıs
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümetin imzaladığı fiber optik altyapı protokolünün Anayasayı ihlal ettiğini, telekomünikasyon sektöründe tekelleşmeye yol açtığını, devletin gelirlerini azalttığını ve ülkenin ekonomik ve demokratik yapısına zarar verdiğini vurguladı. Protokolün istişare edilmeden ve şeffaf olmayan bir şekilde hazırlandığını kaydeden İncirli, konuşmasında hükümete dönük sorular yöneltti ve protokolün “münhasır yetki”, “eşitlik” ve “vergisel imtiyazlar” üzerinden ciddi sakatlıklar taşıdığını söyledi.
TRİBÜLANS VURGUSU VE “BİR HAFTA HEDİYE ETTİK”
İncirli, ülkede geçen haftadan beri büyük bir “tribülans” yaşandığını belirterek hükümete uzlaşı araması için zaman tanındığını söyledi:
“Kıymetli vekiller, Kıbrıs Türk halkı geçen haftadan beri büyük bir tribülansın içindedir ülke… Pazartesi ve salı günleri geçtiğimiz hafta aslında bu hükümete bu protokolle ilgili konuları istişare etmeleri, bir uzlaşma arama yönündeki çalışmalarını yoğunlaştırmaları ve bir akıl yoluyla sorunu çözmeleri için çok kıymetli bir hafta hediye ettik.”
Bu süre içinde yol alınacağına dair umut taşıdıklarını ifade eden İncirli, gelinen noktada “beyhude olduğunu ve sıfır noktasında” kaldıklarını dile getirdi.
İncirli, fiber optik altyapısının kurulması gerekliliğine kimsenin itiraz etmediğini, buna rağmen konunun “berbat” bir hâle getirildiğini söyleyerek şöyle konuştu:
“Fiber optik altyapısının kurulmasının gerekliliğine dair hiç kimsenin itirazı olmadığı ve bir fikir birliği de olduğu halde… nasıl olur da bu kadar üzerinde fikir birliği olan bir konu bu kadar berbat, bu kadar içinden çıkılmaz, bu kadar üst üste düğümün atıldığı bir vaziyete gelir; örneğini bu hükümet bize gösterdi.”
“AKLINIZ NEREDEYDİ” SORUSU
İncirli, protokol imzalanmadan önce yapılması gereken istişarelerin yapılmadığını, anayasa ve yasalarla uyumun araştırılmadığını ifade ederek hükümete “aklınız neredeydi?” diye sordu:
“Bu protokol imzalanmadan önce yapılması gereken istişareler hiç yapılmadı… Bu protokol acaba bizim anayasamıza uygun mudur… kurumlarımızın işleyişiyle idari yapımıza uygun mudur… yatırım yapan ticaret insanlarına uygun mudur diye hiç bakılma ihtiyacı hissetmeden hükümet gitti ve bu protokolü imzaladı.”
İncirli, konuşmasının “akıl yoluyla değerlendirme” amacı taşıdığını belirterek, hatanın “vehametini” ayrıntılı biçimde anlatacağını kaydetti:
“Bizim derdimiz bu memleketin geleceğidir… Bu memleketin anayasasının korunmasıdır… yatırımcıların korunmasıdır, kurumların korunmasıdır.”
TEK YATIRIMCI VURGUSU: “BUNUN ADI TEKELLEŞMEDİR”
İncirli, protokolün kapsamına değinerek, altyapının kurulması, işletilmesi ve fiber üzerinden telekomünikasyon hizmetlerinin sunulması gibi başlıklarda “çok kapsamlı düzenlemeler” yapıldığını söyledi. Protokolde tek bir yatırımcıya yetki verildiğini belirten İncirli, bunun adını şöyle koydu:
“Dediniz ki tek bir yatırımcı bu altyapıyı yapacak. Tek biri aynı yatırımcı bu işletmeyi yapacak ve tek bir yatırımcı da telekomünikasyon hizmetlerinin sunulmasını gerçekleştirecek. Kıymetli vekiller bunun ismi nedir? Bunun ismi tekelleşmedir.”
İncirli, telekomünikasyonun stratejik bir mesele olduğunu vurgulayarak hükümete şu soruyu yöneltti:
“Siz gerçekten bu ülkede telekomünikasyon gibi stratejik bir meselenin tekelleşmesini mi istiyorsunuz?”
“YÜRÜTME YASAMANIN YERİNE GEÇEMEZ”
İncirli, protokolde “vergi muafiyeti” başlığının yer aldığına işaret ederek, bu düzenlemenin yasal değişiklik gerektirdiğini, yürütmenin yasamanın yerine geçemeyeceğini söyledi:
“Vergi muafiyeti vereceksiniz… Siz kim oluyorsunuz da vergi muafiyeti koyuyorsunuz? Vergi muafiyetinin olabilmesi için yasal değişiklik yapılması gerektiğini bilmiyor musunuz? Kendinizi yürütme olarak yasamanın yerine koyma hevesiniz hiç bitmedi…”
Protokolde “vergi ve mali muafiyetler” maddesine dikkat çeken İncirli, yatırımcının yurt dışından getireceği çok sayıda kalemin vergilerden muaf tutulacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yurt dışından getireceği her türlü malzeme, araç, ekipman, yazılım, donanım ve teçhizat; gümrük vergisinden, gelir vergisinden, katma değer vergisinden, fon ve harçlardan, damga vergisinden, diğer her türlü vergiden muaf tutulacak.”
İncirli, bunun karşılığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini dile getirerek, “Neyin karşılığında bu imtiyazı veriyorsunuz?” diye sordu ve protokolle vergi muafiyeti verilemeyeceğini, bunun “kuvvetler ayrılığı” ilkesini zedelediğini ifade etti.
MÜNHASIR YETKİ: “DEVLETİN EGEMENLİĞİNDEN VAZGEÇİYORSUNUZ”
İncirli, protokolde “münhasır işletme hakları” devrinin bulunduğunu, bunun devletin egemenlik yetkisiyle ilgili olduğunu söyledi:
“Münhasır ne demek? Devletin kendi egemenliğidir… Siz devletin egemenliğinden vazgeçtiğinizin farkında mısınız bu protokolle birlikte?”
Bu başlığın “anayasal nitelikte sakatlık” oluşturduğunu savunan İncirli, protokolden bir maddeyi örnek göstererek şöyle konuştu:
“Protokolde ne diyor? KKTC içerisinde internet hizmetine bağlı oluşacak trafiğin yurt dışına ulaştırılması konusunda yatırımcı dışında başka bir şirkete yetki verilmeyecektir diyor. Bu münhasır yetkinin devridir kıymetli arkadaşlar.”
İncirli, fiber altyapısının kurulması ve üzerinden hizmet verilmesi yetkisinin yalnızca yatırımcıya ait olacağı düzenlemesiyle Telekomünikasyon Dairesi’nin dışlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Telekomünikasyon dairesinin tamamen saf dışı bırakılması aslında devletin kendine yaptığı bir ihanettir.”
“ANAYASA HEPİMİZİ BAĞLAR”
İncirli, protokole dönük eleştiriler devam ederken Meclis girişine barikat kurulmasını da eleştirdi. Halkın demokratik haklarının önünün kesildiğini belirten İncirli, şu ifadeleri kullandı:
“Barikatlar kurdunuz ya meclisin girişine… İnsanların en demokratik hakları olan fikirlerini ifade etmelerinin önüne hangi hakla geçiyorsunuz?”
İncirli, “Anayasa hepimizi bağlar” vurgusu yaparak, Komite aşamasından itibaren her adımın Anayasaya uygun ilerlemesi gerektiğini söyledi. Meclis hukukçusunun ve komitede dinlenen temsilcilerin uyarılarını hatırlatan İncirli, Başsavcılıktan görüş alınmamasını eleştirdi:
“Meclis hukukçusu da sizi uyardı… Buna rağmen hiçbir şekilde anayasaya uyumlu mu değil mi diye Başsavcılıktan bir görüş istemediniz.”
Komite başkanının “gerek görmedik” sözlerini kabul etmediklerini belirten İncirli, bunu “kötü niyet” olarak değerlendirdiğini ifade etti:
“Açık bir şekilde anayasaya aykırı olduğu size söylendiği halde neden bu görüşü almadığınızı açıklamak mecburiyetindesiniz.”
İncirli ayrıca Başbakanlıktaki Ünal Üstel’e doğrudan çağrı yaparak şu soruları sıraladı:
“Neden bizim ‘anayasaya aykırıdır’ uyarılarımızı görmezden geldiniz… Neden burada bir hukuki görüş almadınız ve neden hâlâ almamak üzerinde ısrar ediyorsunuz?”
EŞİTLİK VE REKABET: “MAKUL SEBEP SÖYLEYİN”
İncirli, protokolün Anayasanın “eşitlik” ilkesi açısından da sakatlıklar taşıdığını ifade ederek, rekabetin ortadan kaldırıldığını, belirli bir yatırımcıya ayrıcalık tanındığını söyledi. Hükümete “makul sebep” sorusu yönelten İncirli, şu ifadeleri kullandı:
“Devlet rekabeti ortadan kaldırıyor. Siz rekabeti hangi makul sebeple ortadan kaldırıyorsunuz? … Lütfen bize rekabeti ortadan niye kaldırdığınıza dair bir tane makul bir sebep söyleyin.”
Tekelleşmenin piyasa dengesini bozacağını dile getiren İncirli, fiyatların yatırımcı tarafından belirleneceği bir yapıda devletin müdahale imkânının kalmayacağını savundu:
“Bu fiyatlar sadece yatırımcı tarafından belirlenecek ve devletin bunları denetleme, düzenleme yetkisi hiç olmayacak.”
İncirli, projeye ve fizibiliteye ilişkin sorulara da işaret ederek “Ortada proje yok, ortada fizibilite yok” dedi ve fahiş fiyat riski üzerinden şu soruyu yöneltti:
“Yarın öbür gün bu yatırımcı çıkıp da ben fiyatı şuradan belirledim dediği noktada bu devlet ne yapacak?”
KAMU MALLARI VURGUSU: “BEDELSİZ TAHSİS”
İncirli, protokolde “kamu mallarının bedelsiz tahsisi” başlığının da yer aldığını belirterek, yatırımcıya kamuya ait bina, arsa, altyapı ve taşınmazların bedelsiz tahsis edileceği ifadesine tepki gösterdi:
“Bu maddeleriyle yatırımcıya kamuya ait bina, arsa, altyapı ve taşınmazların bedelsiz tahsisini yapacağım diyorsunuz.”
KIBRIS TÜRK TİCARET ODASI MEKTUBUNU OKUDU
İncirli, konuşmasında Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın CTP Grup Başkanlığı’na verdiğini söylediği mektubu da Meclis kürsüsünden okudu. Mektupta, protokolün kamuoyuna yansıyan içeriği ve izlenen yöntem konusunda “ciddi kaygılar” bulunduğu belirtilerek, tartışmanın özünün dijital dönüşüme karşı olmak olmadığı vurgulandı:
“Kıbrıs Türk Ticaret Odası, Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan fiberoptik elektronik haberleşme altyapısının geliştirilmesine ilişkin protokolün kamuoyuna yansıyan içeriği ve izlenen yöntem konusunda ciddi kaygılar taşımaktadır. Tartışmanın özü dijital dönüşüme karşı olmak değildir.”
Mektupta, kamu yararının yeterince güvence altına alınmadan, rekabetçi bir ihale süreci işletilmeden ve gerekli teknik-hukuki çerçeve tamamlanmadan protokolün Genel Kurul’a getirilmesi eleştirildi:
“Esas asıl mesele, kamu yararı yeterince güvence altına alınmadan, rekabetçi bir ihale süreci işletilmeden ve gerekli teknik ile hukuki çerçeve tamamlanmadan böylesi kapsamlı bir protokolün Meclis Genel Kurulu’na getirilmiş olmasıdır.”
Mektupta ayrıca ihale sürecinin doğru kurgulanmadığı, yerli yatırımcı ve teknik kapasitenin etkin biçimde dâhil edilmediği, uzun vadeli mali ve yapısal sonuçların şeffaf biçimde ortaya konulmadığı ifade edilerek, mevcut hâliyle ilerlemenin hukuki belirsizlikler doğurabileceği kaydedildi:
“İhale sürecinin doğru kurgulanmadığı, yerli yatırımcı ve teknik kapasitenin sürece etkin biçimde dahil edilmediği ve uzun vadeli maliyle yapısal sonuçların şeffaf şekilde ortaya konulmadığı bir yaklaşım kamuoyunda haklı soru işaretleri doğurmuştur.”
Mektupta kamu gelirleri ve veri güvenliğinin açık ve güçlü mekanizmalarla güvence altına alınması gerektiği, rekabetin dışlandığı bir yapının maliyet artışı ve hizmet kalitesinde gerileme riski taşıdığı da belirtildi:
“Kamu gelirlerinin ve veri güvenliğinin açık ve güçlü mekanizmalarla güvence altına alınması öncelikli olmalıdır. Rekabetin dışlandığı bir yapı ise uzun vadede maliyet artışı, hizmet kalitesinde gerileme ve yatırım ikliminde zayıflama riskini beraberinde getirir.”
Mektubun sonuç bölümünde, paydaşların endişelerini giderecek ek protokol mutabakatının sağlanması, uzlaşının oluşması ve ardından protokolün Meclis’e sunulması önerildi:
“Bu nedenle doğru adım, paydaşların endişelerinin giderileceği ek protokolün iki tarafça mutabakatının sağlanması… ve akabinde fiberoptik elektronik haberleşme altyapısının geliştirmesine ilişkin protokolün Cumhuriyet Meclisi’ne sunulmasıdır.”
İncirli, mektubun içeriğine atıfla hükümete dönük eleştirisini sürdürerek, ekonomik örgütlerin uyarılarının dikkate alınması gerektiğini söyledi ve konuşmasının bu bölümünde Kıbrıs Türk Otelciler Birliği’nin de protokolün geri çekilmesi ve sürecin şeffaf, rekabete açık, hukuka uygun şekilde yeniden ele alınması çağrısını hatırlattı.
Konuşmasının sonunda İncirli, protokolün Anayasa, kamu yararı, rekabet ve devletin egemenlik yetkisi açısından “çok hayati sakatlıklar” ürettiğini belirterek, Meclis’teki tüm milletvekillerini “hassasiyet” göstermeye çağırdı.
