Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ocak ayında gerçekleşen yüksek faiz ödemesine yönelik, “Bütçe faize gidiyor eleştirisi doğru değil, dış borcun milli gelire oranı düşüyor” dedi. Şimşek yabancı yatırımcı ilgisinin güçlü seyrettiğini belirtti ve “İlk defa bu kadar yoğun yatırımcı ilgisi görüyorum” dedi. Şimşek, “Türkiye bir süredir politikalarında tutarlı, öngörülebilirlik giderek artıyor. Belirsizliklerin olduğu bir coğrafyadayız ama öngörülebilirlikte ciddi bir artış var. Dayanıklı bir yapı var, bugünkü konjonktüre göre güçlü bir büyüme var, bölgesinde önemli bir aktör” ifadesini kullandı. Şimşek, hayat pahalılığının en önemli sorun olduğunu, enflasyonla mücadelenin “Enflasyonla mücadele bizim en temel önceliğimiz. Para politikası duruşunu koruyor. Arz yönlü politikalarımızın başında konut geliyor. Hayat pahalılığının en önemli bileşeni kiralardır. Konut sahipliği artana kadar sosyal konut miktarını artırmamız lazım” dedi.
Bakan Şimşek, NTV ekranlarında Ahmet Ergen’in sorularını yanıtladı.
“İLK DEFA BU KADAR YOĞUN YATIRIMCI İLGİSİ GÖRÜYORUM”
Şimşek “İran’la ilgili belirsizlikler ortadan kalktıktan sonra, enerjide fiyatlar düşecek. Bu Türkiye’ye dezenflasyona, büyümeye olumlu yansıyacak” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin Avrupa’dan ayrı düşünülemeyeceğini belirten Şimşek “Türkiye’ye gerçekten ilgi büyük. Ocak ayında Londra, New York ve Hong Kong’a gittik. 800 yatırımcıyla görüşmeler gerçekleştirdim. Ben mesela, daha önce de 2007-2018 yılına kadar sık sık seyahat ederdim. İlk defa bu kadar yoğun ilgi görüyorum. En son bu yoğunluktaki ilgiyi 2013’te hatırlıyorum. Dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü hikayesi olan fazla ülke yok. Dezenflasyon var, büyüme çok dirençli. Dünyada yeni sistem mimarisi konuşuluyor. Bizim gibi orta büyüklüğündeki ekonomilere daha yoğun ilgi var. Türkiye’ye güvenlik penceresinden bakılınca NATO’nun en güçlü ikinci üyelerinden birisi. Avrupa’nın güvenliği Türkiye’den bağımsız düşünülemeyeceği gibi, bizim gibi ülkelere çok ciddi ilgi var. ” değerlendirmesinde bulundu.
“SPEKÜLASYONLAR KARŞILIK BULMUYOR”
Şimşek “Programın geleceğine, siyasi sahiplenilmesine ilişkin spekülasyonlar artık bir karşılık bulmuyor. Türkiye önemli başarı elde etti. Deprem yaraları sarılırken dengesizlikler yönetildi. İlk evre risklerin yönetilmesi evresiydi. İkinci evre, dengesizlikleri giderdiğimiz evreydi ve sona erdi. Bu coğrafyada sizin sürekli tampon inşa etmeniz lazım. Bir şekilde rezerv biriktirmeniz, yükümlülükleri azaltmanız lazım. Dayanıklılığa yatırım yapılması lazım. Faiz dışı fazlaya geçtik. 100 TL borç ödeyip 135 lira borç almışız. Özel sektöre daha az kaynak kalıyordu. Bu sene 100 lira borç ödeyeceğiz, 80 lira borç alacağız. 100 liralık borca karşılık daha az borçlanacağız. Bu niye önemli, dengesizlikleri gidermenin sonuçları. Cari açıkta önemli dengesizlikler var. Türkiye’nin yumuşak karnı dış açık vermesidir, bu yeni bir konu değil. Dış dengede de inanılmaz düzelme başladı. Cari fazla iddiamız için biraz erken, o yapısal dönüşüm gerektiriyor, yapısal dönüşümü de başaracağız.” dedi.
“KKM’DEN BAŞARILI ÇIKIŞ YAPTIK”
“KKM’den başarılı bir çıkış yaptık” diyen Şimşek sözlerine şöyle devam etti:
“Devletin yükümlülüğüydü. Kurun gitmesi halinde kamu yükümlülükle karşı karşıya kalıyordu, dezenflasyonu zorlaştırıyordu. 143 milyar dolara çıkan KKM stoku büyük oranda kalktı. Enflasyonun kontrolden çıkmasını engellemek bizim için en kritik meydan okumaydı. 2024’ün ikinci yarısından sonra dezenflasyon başladı. Enflasyonu 2024’ü yüzde 44 civarı, 2025’i de yüzde 30 civarında bitirdik. En önemli dengesizlik enflasyon şu anda. Programı uygulamaya devam ediyoruz, zaman alıyor. Enflasyon şok öncesi döneme dönmesi 3,4 yıl alıyor. Bizim programın gerçek anlamda dezenflasyondan bahsediyorum, para politikasının inşası ve maliye politikasında disiplin sağlamamız zaman aldı. Kolayca çözümler yok.”
“ENFLASYONDA GEÇMİŞ DÖNEM ORTALAMALARININ ALTINA DÜŞEBİLİRİZ”
Dezenflasyon sürecine değinen Şimşek “Enflasyonla mücadele bizim en temel önceliğimiz, diğer makro sorunlarda önemli ölçüde ilerleme sağlandı” diyen Şimşek “Ocak, Şubat ayında mevsimsel etkilerle nispeten yüksek geldi. Burada dezenflasyonda bozulma yok, yavaşlamadan bahsedilebilir. Sebebine inmek lazım. Gıda kaynaklıysa, mevsimsellikten arındırılmış, geçen senenin kuraklığı, bu senenin kış şartları etkisiyle yüksek geldiyse bunu doğru okumak lazım. Burada geçici faktörlerle yavaşlama söz konusu. Bu telafi edilebilir mi? Evet. Mart, Nisan, Mayıs’ta geçmiş dönem ortalamalarının altına düşebiliriz. Bu senenin yağışları çok iyi. Yakın tarihin en iyi yağışının olduğu dönemin içindeyiz” açıklamasında bulundu.
Şimşek kira fiyatlarına yönelik, “Kirada düşüş sürecek konut arzını artırdık. Konut arzında ciddi artış yaşandı, kira enflasyonunda düşüş sürecek” dedi.
“ELEŞTİRMEK İÇİN CAHİL YA DA KÖTÜ NİYETLİ OLMAK LAZIM”
Ocak ayı faiz ödemelerine yönelik eleştirilere dair de konuşan Şimşek, “Eleştirilere saygılıyız ama eleştiri doğru olursa. Ocak ayında yüksek faiz ödemesi oldu. Çok basit, bunu açıkladık. İç borç senedi ihraç ediyorsunuz. TÜFE endeksli kağıtların özelliği şu; diyelim ki 10 yıllık bir kâğıt, basitleştiriyorum. Ödemelerin yüzde 53’ü tek bir kağıdın ödemesinden kaynaklanıyor. Bu kağıda 10 yıl bir şey ödememişsiniz, birikmiş. Bunu eleştirmek için ya cahil olmak lazım ya da kötü niyetli olmak lazım” ifadelerini kullandı.
“GÜNDEMİMİZDE VERGİ ARTIŞI YOK”
Vergilere yönelik artış olup olmayacağına dair olarak Şimşek “Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Vergi harcamalarını ciddi şekilde azaltıyoruz. İstisna, avantajların ekonomik sonuçlar itibarıyla etkili ve verimli olması lazım. Vergide adaleti çok konuştuk. Uzun süredir ilk defa dolaylı vergilerin toplam vergilere oranı düştü. Dezenflasyonla birlikte gelir dağılımı da iyileşmeye başladı. GNI katsayısı var, orada da uzun süredir ilk defa 2023 sonrasında iyileşme oldu, gelir dağılımı iyileşiyor. Ezberler var, onları devam ettiriyorlar, ezberler rakamlarla desteklenmiyor. Bu program arzuladığımız sonuçları vermeye başladı” ifadesini kullandı.
“HAYAT PAHALILIĞININ EN ÖNEMLİ BİLEŞENİ KİRALARDIR”
Para politikasına yönelik gelen eleştirileri yanıtlayan Şimşek “Genelde eleştiriler, program para politikasından ibaret. Biz arz yönlü, yapısal dönüşüm kanalından dezenflasyonu çok önemsiyoruz. Biz de para politikasının sınırlı etkiye sahip olduğunu kabul ettik. İmkanlar el verdiği için yeniden değerleme oranını yüzde 25 değil, yüzde 19’un altında belirledik. Akaryakıt, tütün gibi ürünlerde maktu vergileri düşük oranda yüzde 6-7 oranında artırdık. Maliye politikasının devreye girdiği dönemdeyiz. Para politikası duruşunu koruyor. Arz yönlü politikalarımızın başında konut geliyor. Hayat pahalılığının en önemli bileşeni kiralardır. Konut sahipliği artana kadar sosyal konut miktarını artırmamız lazım. Deprem bölgesinde 455 bin konut teslim edildi, 166 bin konut bu senenin ortasında bitecek. 650 bin konut tamamlanmış olacak. Deprem bölgesinde kiralarda reel düşüşler var. Nominal olarak da oldukça mütevazi. 250 bin sosyal konut projesi vardı, başlamıştı, 500 bin daha sosyal konut projesini başlattık. 2-3 yıl içinde 750 bin sosyal konut tabi ki vatandaşımıza sunulmuş olacak. Hayat pahalılığını arz yönlü tedbirlerle de çözüyoruz” dedi.
