Bugün Kıbrıs

Erkut Şahali: “Temiziz demekle temiz olunmaz”

Bugün Kıbrıs

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alan Şahali, günün “mahcubiyet verici” olduğunu belirterek, Meclis’in 8 saat gecikmeyle açılmasını ve fiber optik anlaşması etrafında yürütülen süreci eleştirdi. Ancak konuşmasının önemli bölümünü, kamuoyunda tartışma yaratan rüşvet iddialarına ayırdı.

Şahali, “Bugün Kıbrıs Türk kamuoyu çok ciddi bir gazetecilik olayıyla sarsılmış vaziyettedir. Sayın Ünal Üstel’in doğrudan şahsına yönelik rüşvet ithamı vardır. Yöntem de anlatılmıştır” diyerek, iddiaların somut unsurlar içerdiğini söyledi.

İddiaların izlenebilir olduğunu savunan Şahali, para hareketleri, araç giriş çıkışları ve gümrük beyanları üzerinden denetim çağrısı yaptı. “Hodri meydan! Eğer alnı ak, eli temiz bir başbakandan bahsediyorsak o trafiğin tamamını denetim altına alalım. Arabalar, para hareketleri, ziyaretçiler, görüşmeler… Hepsi izlenebilir” ifadelerini kullandı.

“Biz temiziz demekle temiz olunmaz” diyen Şahali, iddiaların açıklığa kavuşturulmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Meclis’te birlikte hareket eden milletvekillerine de seslenen Şahali, “Yirmi dokuzluk blok çatlamıyorsa hepiniz aynı sorumluluğu taşırsınız” dedi.

Başbakan’ın “veremeyecek hesabım yok” sözlerine de değinen Şahali, “Temizliğinizden şüphe duyanlara karşı kendinizi ispat yükümlülüğü hissetmiyorsanız temiz falan değilsiniz” ifadelerini kullandı.

Şahali, rüşvet iddiaları gölgesinde fiber optik anlaşmasının Meclis’ten geçirilmek istenmesini de eleştirerek, bu sürecin devletin kurumsal yapısını zayıflattığını kaydetti.

FİBER OPTİK PROTOKOLÜ TARTIŞMASI
Fiber optik protokolünün Türkiye Cumhuriyeti’nde onaylandığı gerekçesiyle Meclis’in bu anlaşmayı geçirmek zorunda bırakıldığını söyleyen Şahali, bunun devlet iradesi açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. “Bu devletin iradesi Türkiye Cumhuriyeti’nde onaylanmış bir yasayı onaylamak zorunda olmaktan ibaret midir?” diye soran Şahali, hükümetin ihaleye çıkmamasını da eleştirdi.

Şahali, kamu kaynaklarının korunmasının yolunun şeffaf ihalelerden geçtiğini vurgulayarak, “Niye ihaleye çıkmadınız? Kıbrıs Türk halkının yüksek menfaatleri peşinde koşuyorsanız ihaleye çıksaydınız” dedi. İhalesiz düzenin normalleştirilmeye çalışıldığını savunan Şahali, fiber optik altyapısının imtiyazlı biçimde devredilmesinin ciddi sonuçlar doğuracağını dile getirdi.

“DEVLET OLMA HALİNDEN BİR ADIM DAHA EKSİLİYORUZ”
Şahali, anlaşmanın mevcut haliyle yürürlüğe girmesi durumunda Telekomünikasyon Dairesi ve ilgili kurumların işlevsizleşeceğini savundu. Daha önce su projesinde yapılan düzenlemeleri hatırlatarak, irade ortaya konulduğunda modelin değiştirilebildiğini belirtti. Fiber optik anlaşmasının ise 2010’daki su anlaşmasının ilk haline benzediğini söyledi.

“Eğer bu yasa bu haliyle geçerse, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni oluşturan en önemli değerlerden bir tanesi daha yok olmuş olacak” diyen Şahali, Meclis’te 8 saatlik gecikmeyle yürütülen görüşmeleri “ikna operasyonu” olarak nitelendirdi. Anlaşmanın geçirilmesi halinde bunun kolektif bir siyasi sorumluluk olacağını ifade etti.

Exit mobile version