Bugün Kıbrıs

Güney bunu tartışıyor: Asgari Garantili Gelir (GMI) sistemi

Bugün Kıbrıs

Güney Kıbrıs’ta 2014 yılında yürürlüğe giren Asgari Garantili Gelir (GMI) sistemi, bugün yaklaşık 17 bin aileye ve toplamda 22 bin kişiye mali destek sağlıyor. Ancak Cyprus Mail’den Theo Panayides’in haberine göre kamuoyunda sıkça dile getirilen bir eleştiri var: Devletin sağladığı bu düzenli gelir, özellikle gençler için çalışma motivasyonunu azaltıyor mu?

Hükümet cephesi bu iddiayı reddediyor ve GMI’yi “yeni bir çağ için tasarlanmış sosyal refah sistemi” olarak tanımlıyor.

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
Refah Yardımları İdaresi Basın Sözcüsü Hristos Diomedous’a göre GMI, hane halkının ihtiyaçları ile mevcut geliri arasındaki farkı esas alıyor. Gelir kalemleri maaş, emekli aylığı, işsizlik ödeneği gibi unsurları kapsıyor.

Aylık temel ihtiyaç ödemeleri şu şekilde hesaplanıyor:

* Başvuru sahibi için: 480 euro
* Eşi için: 240 euro
* 14–28 yaş arası evlenmemiş her çocuk için: 240 euro
* 14 yaş altı her çocuk için: 144 euro

Buna ek olarak kira yardımı da veriliyor. Şehre göre değişen bu destek yaklaşık 200–250 euro arasında; en yüksek tutar Limasol’da uygulanıyor.

Kıbrıs ve AB vatandaşları, daimi ikamet sahipleri ve tanınmış mülteciler başvuru yapabiliyor (sığınmacılar hariç). Evli, tek ebeveyn, yetim ya da engelli bireyler için yaş sınırı yok. Diğer başvurucuların ise 28 yaşını doldurmuş olması gerekiyor.

“ÇALIŞMADAN DA GEÇİNMEK MÜMKÜN MÜ?”
Örneğin iki küçük çocuklu genç bir çiftin, her iki ebeveyn de çalışmıyorsa, aylık 1.008 euro temel ihtiyaç ödemesi alma hakkı bulunuyor. Buna kira yardımı eklendiğinde toplam gelir artıyor.

Alternatif senaryoda ise ebeveynlerden biri asgari ücretle çalışırsa brüt 1.088 euro kazanıyor. Bu da GMI kapsamında sağlanan toplam destekle neredeyse aynı seviyede. Bu durum, bazı çevrelerce “çalışmanın cazibesini azaltıyor” şeklinde yorumlanıyor.

Benzer şekilde, 29 yaşında, ailesiyle kira ödemeden yaşayan ve çalışmayan bir birey aylık 480 euro alabiliyor. Üstelik sistem, brüt maaşın ilk 170 eurosunu gelir hesabına katmıyor (engelliler için bu tutar 512 euro). Yani yarı zamanlı bir işten 170 euro kazanan biri, GMI ile birlikte toplam 650 euro elde edebiliyor.

Bu tür örnekler kamuoyunda “sistemi suiistimal edenler” tartışmasını körüklüyor.

HÜKÜMET: “İSTİSNALAR GENELLEŞTİRİLİYOR”
Diomedous ise tabloyu farklı okuyor. GMI kapsamındaki 17 bin ailenin 16 bininde engelliler, ciddi sağlık sorunu olanlar ya da yaşlılar bulunduğunu belirtiyor.

“Çalışabilecek durumda olan aile sayısı yalnızca bin civarında” diyen Diomedous, bu grubun da sıkı denetime tabi olduğunu vurguluyor.

Çalışabilir durumdaki bir GMI yararlanıcısı:

* İş arayan olarak kayıt yaptırmak zorunda
* Aktif olarak iş başvurusu yapmakla yükümlü
* İş teklifini ilk reddedişinde ödeneği kesiliyor

Yabancılar Yunanca kurslarına yönlendiriliyor, Kıbrıslılar ise mesleki eğitim programlarına ve toplumsal çalışma projelerine gönderiliyor. Başvurular aylık olarak kontrol ediliyor.

“AKILLI SOSYAL EKONOMİ” DÖNEMİ
Yetkililere göre GMI ile önceki sosyal yardım modelleri arasındaki temel fark, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi.

Bankalar başvuru sahiplerinin hesap bilgilerini devlete bildirmekle yükümlü. Devlet, başvuru sahibinin banka mevduatlarını, sahip olduğu mülkleri ve araç alım-satım işlemlerini görebiliyor. Yapay zekâ destekli sistemler finansal hareketleri analiz ediyor.

Diomedous’un ifadesiyle Kıbrıs’ta yılda yaklaşık 450 milyon euroyu bulan sosyal yardım bütçesi artık “proaktif bir refah sistemi” anlayışıyla yönetiliyor. GMI başvurularının sonuçlanma süresi 60 güne kadar düşürülmüş durumda.

ANCAK SİSTEM KUSURSUZ DEĞİL
Dijitalleşme süreci yeni sorunları da beraberinde getiriyor.

Lefkoşa’da yaşayan Annita Dionysiou, 77 yaşındaki, engelli ve okuma-yazma bilmeyen teyzesinin GMI başvurusunu kendi yardımı olmadan yapamayacağını anlatıyor. Başvuruların elektronik ortamda yapılması ve bankalardan, muhtarlardan alınan belgeler, özellikle yaşlı ve yalnız bireyler için ciddi bir engel oluşturuyor.

Personel yetersizliği nedeniyle sosyal yardım ofislerinden destek almak da her zaman mümkün olmuyor. Bu da “hak edenlerin sistem dışı kalması” riskini artırıyor.

EN BÜYÜK AÇIK: SAĞLIK RAPORLARI
Diomedous, en zorlayıcı alanın ruh sağlığı raporları olduğunu kabul ediyor.

Bazı başvuru sahiplerinin psikolojik rahatsızlık beyan eden doktor raporlarıyla “çalışamaz” kategorisine girdiğini, bu durumda devletin müdahale alanının daraldığını söylüyor. Böyle kişiler iş aramaya zorlanamıyor ve GMI almaya devam ediyor. Ancak banka hareketleri yine de sistem tarafından izleniyor.

SONUÇ: GEREKLİLİK Mİ, TEŞVİK SORUNU MU?
GMI, kimi çevreler için gençleri tembelliğe teşvik eden bir sistem; hükümete göre ise eşitsizlikle mücadelede zorunlu bir güvenlik ağı.

Tüm denetim mekanizmalarına rağmen, sosyal yardım sistemlerinin kusursuz olması mümkün değil. Bir yanda yardıma gerçekten ihtiyaç duyanların bürokrasiye takılması, diğer yanda boşluklardan yararlanmaya çalışanların varlığı…

Tartışma sürse de GMI’nin, derinleşen gelir eşitsizliği ortamında asgari bir yaşam standardı sağlamaya yönelik önemli – ama eksikleri bulunan – bir sosyal politika aracı olduğu konusunda genel bir mutabakat var.

Exit mobile version