Bugün Kıbrıs

Ersoy: “10 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde sendikasız işçi çalıştırılması yasaklanmalıdır”

Bugün Kıbrıs

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, Dev-İş Başkanı Semih Kolozali ve Bağımsızlık Yolu Omorfo Bölge Sorumlusu Celal Özkızan, Emeğin Gündemi programında EKTAM’daki sendikal mücadeleye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ersoy, özel sektörde patron egemenliğinin normalleştirilemeyeceğini belirterek, “Bu tabloyu bir daha yaşamamak için 10 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde sendikasız işçi çalıştırılması yasaklanmalıdır” dedi.

ÖZEL SEKTÖRDE PATRON EGEMENLİĞİ NORMALLEŞTİRİLEMEZ
Ersoy, özel sektörde İş Yasası’nın sistematik biçimde uygulanmadığını belirterek, bunun kanıksanmış bir duruma dönüştüğünü ifade etti. Çalışma Bakanı’nın “İsteyen istediğini işten çıkarır” yönündeki ifadelerinin patron egemenliğinin açık kabulü anlamına geldiğini savunan Ersoy, “EKTAM emekçileri İş Yasası’nda yazan haklarının bir gram fazlasını istemiyor. Bakanın ‘İşverenin çizgisi sendikadır’ diyerek bu tabloyu normalleştirmesi, kendi yetkisini ve sözünü de çiğnetmesi demektir” dedi.

İŞ GÜVENCESİ HAYATİ BİR MESELEDİR
İş güvencesinin patronun iki dudağı arasında olamayacağını belirten Ersoy, eylem alanında dinlediği örnekleri aktararak, “İki gündür emekliliğine az kalmış insanların ‘yarın işten atılır mıyım?’ korkusuyla bankadan kredi bile çekemediğini dinliyorum. Bu, açık bir hak ihlalidir” ifadelerini kullandı.

İş güvencesinin yalnızca işten çıkarılmamak anlamına gelmediğini söyleyen Ersoy, “İş güvencesi, çalışırken insan muamelesi görmektir. ‘İşçilerle doğrudan konuşmak istiyorum’ demek, işçileri yalnızlaştırıp keyfi biçimde yönetmek istemek demektir. Sendika, kuralların netleşmesini ve denetlenmesini sağlar” dedi.

“YAPISAL ÇÖZÜM: SENDİKASIZ İŞÇİ ÇALIŞTIRMA YASAĞI”
EKTAM emekçilerinin fedakârca çalıştıklarını ancak karşılığını alamadıklarını dile getiren Ersoy, “Bizim iş güvencesi dediğimiz şey, iş ortamının düzenlenmesi, kuralların oturtulması ve keyfiyetin ortadan kaldırılmasıdır” dedi.

Ersoy, çözümün yapısal olduğunu belirterek, “Bu tabloyu bir daha yaşamamak için 10 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde sendikasız işçi çalıştırılması yasaklanmalıdır” ifadelerini yineledi.

“BAKANLIK PATRONUN BEYANINI KÖRÜ KÖRÜNE KABUL ETMEK ZORUNDA DEĞİL”
Sendikalı olduğu için işçi çıkarmanın yasa dışı olduğunu hatırlatan Ersoy, işverenlerin farklı gerekçeler ileri sürdüğünü söyledi. “Bakanlık patronun beyanını doğrudan kabul etmek zorunda değildir, kendi incelemesini yapabilir” dedi.

İstifa mektubu imzalatılmaya çalışıldığını, ardından WhatsApp üzerinden bildirim yapıldığını belirten Ersoy, bakanlığın bu bildirimleri yürürlüğe koymayabileceğini ifade etti.

“YETKİ VAR AMA KULLANILMIYOR”
Bakanlığın sendika ve işvereni toplantıya çağırma ve katılmama halinde ceza kesme yetkisi bulunduğunu söyleyen Ersoy, “Bakan işvereni TİS imzalamaya zorlayamaz ama görüşmeye zorlayabilir. Bugüne kadar bu yetkiler kullanılmadı” dedi.

ÖZKIZAN: “BU SADECE BİR İŞ YERİ SORUNU DEĞİL, DEVLETİN SINAVIDIR”
Celal Özkızan, sürecin başından itibaren sendikal adımların yasal çerçevede atıldığını belirterek, 36 işçinin sendikaya üye oldukları için işten çıkarıldığını hatırlattı. “İş Yasası’nın 16. maddesine göre sendikaya üye olduğu için işçi çıkarmak açıkça yasaktır. Ortada açık bir yasa ihlali vardır” dedi.

Yaşananların sadece bir iş yeri anlaşmazlığı olmadığını belirten Özkızan, bunun devlet mekanizması açısından bir sınav olduğunu ifade etti. “Bir patron yasaları ihlal ediyor ve hükümet adım atmazsa topluma ‘Asıl iktidar patronlardır’ mesajı verilir” dedi.

Özkızan, çözümün boykot değil kamulaştırma olduğunu belirterek, “Çözüm boykot değil, kamulaştırmadır. Üretimi sürdüren patronlar değildir” ifadelerini kullandı.

KOLOZALİ: “SORUN YASA DEĞİL, YASANIN UYGULANMAMASI”
Semih Kolozali, sürecin emsali az görülen bir mücadele olduğunu söyledi. “İrade olduktan sonra mevcut yasaların bile ne kadar önemli olduğunu gördük” dedi.

Bakanın, “Özel sektörde iş güvencesi mi olur? Patron isterse işten durdurur” sözlerini aktaran Kolozali, “Eğer durum buysa, bakanlığın görevi nedir?” diye sordu.

En temel taleplerinin iş güvencesini sağlayacak bir mekanizma olduğunu belirten Kolozali, “Biz bekçi değil, yasaları uygulayacak siyasi irade istiyoruz. Tek yol TİS’tir. Sendikasız bir çözümü asla kabul etmeyiz” dedi.

Ersoy açıklamasını, “İşçilerin birliği patronları yenecek” sözleriyle tamamladı.

Exit mobile version