Bugün Kıbrıs

Kemal Baykallı: “Müzakere değil, çözüm odaklı bir süreç gereklidir”

Bugün Kıbrıs

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Parti Meclisi Üyesi Kemal Baykallı, Ada TV’de Nupelda Karabuğday’ın hazırlayıp sunduğu programa konuk oldu. Baykallı, Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“MÜZAKERE OLSUN DİYE DEĞİL, SONUÇ OLSUN DİYE”
Lefkoşa’da yapılacak görüşmelere ilişkin konuşan Baykallı, Kıbrıs Türk tarafının temel yaklaşımının “müzakere olsun diye müzakere değil, sonuç olsun diye müzakere” anlayışı olduğunu söyledi. Garantör ülkelerin sürece ancak son aşamada dahil olması gerektiğini belirten Baykallı, Crans-Montana’ya kadar bu prensibin uygulandığını hatırlattı.

Mezarlıkların temizlenmesi gibi konuların dahi uluslararası zirvelere taşınmasının, seçilmiş liderlerin ve toplumların iradesini zayıflattığını ifade eden Baykallı, bu tür meselelerin Lefkoşa’da, yerel liderlikler tarafından ele alınmasının doğru olacağını dile getirdi.

“HRİSTODULİDİS’İN ÖNCELİĞİ ÇÖZÜM DEĞİL”
Baykallı, Kıbrıslı Rum lider Nikos Hristodulidis’in önceliğinin Kıbrıs sorununun çözümü olmadığını söyledi. Hristodulidis’in asıl hedefinin AB dönem başkanlığını tamamlamak ve iç siyasi dengeleri gözetmek olduğunu ifade eden Baykallı, bunun gerçek bir niyet taşımayan bir görüşme sürecine işaret ettiğini kaydetti. Hazır olmayan bir sürecin yeniden çöküşle sonuçlanabileceği uyarısında bulundu.

“ÇÖKEN HER SÜRECİN YÜKÜ ÇÖZÜM İSTEYENLERE KALIYOR”
Geçmiş deneyimlere dikkat çeken Baykallı, Annan Planı döneminde de toplumların iradesi alınmadan ilerlenen süreçlerin başarısız olduğunu hatırlattı. Yeniden çökecek bir müzakere sürecinin yükünün çözüm isteyen kesimler açısından taşınamaz olacağını söyledi.

Bu nedenle sürecin başlamadan önce iyi kurgulanması, metodolojisinin netleştirilmesi ve tarafların niyetlerinin açık olması gerektiğini belirtti.

“BM VE ULUSLARARASI HUKUK VAZGEÇİLMEZDİR”
Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukuka yönelik “önemsizleşti” değerlendirmelerine katılmadığını ifade eden Baykallı, uluslararası kurumların özellikle küçük ülkelerin haklarını koruduğunu söyledi. Uluslararası hukukun ortadan kalkmayacağını, ancak kurumların yıpranabileceğini ve bu geçiş dönemlerinin ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.

ENERJİ VE GÜVENLİK VURGUSU
Enerji konusuna da değinen Baykallı, sorunun enerjinin varlığı değil, enerji arz güvenliği olduğunu söyledi. Bölgede istikrarsızlık yaratmanın ne AB’nin, ne ABD’nin, ne Türkiye’nin ne de Kıbrıs’ta yaşayan toplumların çıkarına olduğunu ifade etti.

Güvenliğin ancak Kıbrıs’ta kalıcı bir çözümle sağlanabileceğini kaydeden Baykallı, silahlanmanın ve dış ittifak arayışlarının çözüm üretmeyeceğini dile getirdi.

“FEDERAL ÇÖZÜM TEK GERÇEKÇİ SEÇENEK”
TDP’nin tutumunun net olduğunu belirten Baykallı, bugüne kadar varılan uzlaşılar çerçevesinde federal çözümün tek gerçekçi seçenek olduğunu ifade etti. Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesini sürdürmesinin bölgenin geleceği açısından büyük bir şans olduğunu söyledi.

Baykallı, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın BM Genel Sekreteri António Guterres ile gerçekleştireceği görüşmenin ve izlediği proaktif politikanın doğru bir adım olduğunu belirterek, bunun uluslararası toplum açısından da önemli bir fırsat sunduğunu kaydetti.

“ÇÖZÜM SİYASETİ LEFKOŞA’DA CİDDİYETLE YÜRÜTÜLMELİ”
Programın sonunda Baykallı, Kıbrıs’ın güneyi liderliğine yönelik eleştirilerin Rum toplumundan kopuş anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi. Çözümün ancak diyalog, diplomasi ve karşılıklı güvenle mümkün olabileceğini ifade eden Baykallı, TDP’nin kalıcı federal çözüme olan desteğinin kararlılıkla süreceğini belirtti.

Exit mobile version