Bugün Kıbrıs
CTP Girne Milletvekili Ongun Talat, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı kapsamlı konuşmada hükümetin son dönemde Meclis’ten geçirdiği protokolleri ve özellikle fiber optik anlaşmasını “peşkeş” olarak nitelendirdi. Talat, bir gece önce komitede yaşananları hatırlatarak, yapılan mesainin kamu yararı değil, “giderayak peşkeş mesaisi” olduğunu söyledi.
Talat, protokolün en büyük savunucularının bile içlerine sinmediğini ifade ederek, “Komite tutanaklarında var. ‘Ben olsaydım bu protokolü imzalamazdım’ diyenler bugün hâlâ bunun arkasında duruyor. Toplumun bütün kesimleri bu anlaşmaya karşıyken siz hâlâ ‘tamamdır’ diyorsunuz” dedi.
“İMZALANSIN DA SONRA BAKARIZ ANLAYIŞIYLA DEVLET YÖNETİLMEZ”
Fiber optik protokolüne ilişkin uyarıların sistematik biçimde görmezden gelindiğini söyleyen Talat, hükümetin geçmişte de aynı yöntemi izlediğini hatırlattı. TÜRKSAT örneğini anımsatan Talat, “Bize ‘bir şey olmaz’ dediniz. Yasamızı yaparız, sonra işletmeye geçeriz dediniz. Bugün kamu ortak veri merkezine kendi personelimiz giremiyor. Tam da sizi uyardığımız noktaya geldik” ifadelerini kullandı.
Talat, protokolün ek düzenlemelerle düzeltilebileceği iddiasına da sert çıktı: “Düzeltilecek bir şey yok. Bu protokolle 25 yıllığına haberleşme altyapısını özel bir şirkete devrediyorsunuz. Telefon Dairesi söylüyor, BTK söylüyor, internet servis sağlayıcıları söylüyor. Ama siz ‘imzalayalım, sonra bakarız’ diyorsunuz.”
“BU SEVGİ DEĞİL, KORKUDUR”
Hükümetin protokole sahip çıkma gerekçelerini de eleştiren Talat, meselenin Türkiye sevgisiyle açıklanamayacağını vurguladı. “Bu bir sevgi meselesi değil. Korku. İlgili makamları size bahşedenlerden korktuğunuz için imzalıyorsunuz” diyen Talat, asıl korkulması gerekenin halk olduğunu söyledi.
Talat, “Halkın 25 yıllık geleceğini ipotek altına alıyorsunuz. Bu iki günlük, üç günlük makam hesabıyla ölçülecek bir şey değildir” diyerek, protokolün yaratacağı sonuçların uzun vadeli olduğuna dikkat çekti.
“SİZİ DEVLET ADAMI OLARAK GÖRMÜYORLAR”
Komite sürecinde yaşananlara da değinen Talat, özel şirket temsilcilerinin tutumuna dikkat çekti. “Karşımızda, başka bir devletin milletvekilleriyle nasıl konuşacağını bilmeyen, şişirilmiş şirket CEO’ları vardı. Siz alıştırdınız. Sizi ayrı bir devletin yöneticileri olarak değil, talimatı yerine getirecek kuklalar olarak görüyorlar” dedi.
Bu yaklaşımın Meclis iradesini zedelediğini vurgulayan Talat, “Uluslararası anlaşma adı altında özel şirketlere imtiyaz dağıtıyorsunuz. Meclis çoğunluğunuzla bu halkın geleceğine kötülük yapıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
YARGI REFERANDUMU VE ERKEN SEÇİM TEPKİSİ
Konuşmasının önemli bir bölümünü yargı referandumu tartışmalarına ayıran Talat, hükümetin bu süreci siyasileştirdiğini savundu. “Yargılanması gerekenler yargı reformu yapacağını söylüyor. İşte referandumun neden risk altında olduğunun en açık göstergesi budur” diyen Talat, CTP’nin bu koşullarda hükümetle yan yana gelmeyeceğini açıkça ifade etti.
“Kusura bakmayın ama biz sizinle köy köy gezip propaganda yapmayız. Halkın önünde sizinle yan yana görünmek istemeyiz. Ortak yarattığınız utanca bizi ortak etmeye çalışmayın” sözleriyle hükümete yüklendi.
“GİTMEK İSTEMİYORLAR ÇÜNKÜ HESAPLARI BİTMEDİ”
Talat, erken seçimden kaçınılmasının “yarım kalan işler” söylemiyle açıklanamayacağını vurgulayarak, bu gerekçenin gerçeği örtmeye yönelik olduğunu söyledi. Asıl nedenin, iktidar çevresinde oluşan çıkar ve kadrolaşma düzeninin tamamlanmamış olması olduğunu ifade eden Talat, kürsüden dikkat çekici iddialar dile getirdi.
Talat, sahte diploma soruşturması kapsamında yargılanan ve Ünal Üstel’e yakınlığıyla bilinen Fatma Ünal’ı işaret ederek, Ünal’ın parti içindeki konumu üzerinden devlet kadrolarında sistematik bir yerleştirme yapıldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu söyledi. Talat, “Bu ülkede neden erken seçimden kaçıldığını anlamak isteyenler, bu tabloya bakmalıdır” dedi.
Talat’ın Meclis’te dile getirdiği iddialara göre, Fatma Ünal’ın kardeşi önce Başbakanlığa, gelen tepkiler üzerine Spor Dairesi’ne yerleştirildi. Aynı kardeşin eşi, Atatürk Spor Salonu’nda istihdam edildi. Kardeşin oğlu, kaymakamlık kadrosuna alındı.
Talat, bununla da sınırlı kalmadığını belirterek, Fatma Ünal’ın abisinin kızının Güzelyurt Tapu Dairesi’ne, oğlunun ise Temel Sağlık Dairesi’ne yerleştirildiğini ifade etti. Ayrıca Talat, askerlik görevini tamamlamamış başka bir aile üyesi için de ileride kamuya yerleştirme beklentisi bulunduğunu söyledi.
Bu tabloyu sıradan bir kadrolaşma değil, bilinçli bir iktidar stratejisi olarak nitelendiren Talat, “Bu yüzden gitmek istemiyorlar. Çünkü henüz hesapları bitmedi. Henüz herkes yerini bulmadı. Ondan sonra çıkıp ‘erken seçimi konuşuruz’ diyecekler” dedi.
Talat, bu düzenin yalnızca bireysel çıkarlarla sınırlı olmadığını, devlet yapısının içinin boşaltılmasına yol açtığını belirterek, “Bu koltuklara yapışmanın nedeni halka hizmet değil; bu düzenin tamamlanmasıdır” sözleriyle hükümete yüklendi.
“TEK ÇIKIŞ HALKIN ÖNÜNE GİTMEKTİR”
Konuşmasını erken seçim çağrısıyla tamamlayan Talat, mevcut tablonun sürdürülemez olduğunu vurguladı. “Bu ülkeyi basit hesaplarla sürüklediğiniz bu karanlıktan çıkışın tek yolu vardır: Halkın önüne gitmek, iradenin yeniden tecelli etmesini sağlamak” dedi.
