Bugün Kıbrıs
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, grevdeki EKTAM işçilerini ziyaret ederek grev çadırında açıklama yaptı. Hasipoğlu, Bakanlık olarak sürece arabulucu sıfatıyla dahil olduklarını, işçi sendikası ve işveren temsilcileriyle gün boyu görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirtti.
Hasipoğlu, sabah saatlerinde hem işveren temsilcisi hem de sendika ile görüşüldüğünü, daha sonra işverenin Türkiye’den gelen temsilcileriyle de temas kurulduğunu söyledi. Grev çadırındaki açıklamasında, bundan sonraki muhataplarının sendika olduğunu açık biçimde ifade etti.
Hasipoğlu şöyle konuştu:
“Bugün EKTAM Fabrikası önündeyiz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak yasaların verdiği yetkiyle taraflarla görüşmelere başladık. Usulüne uygun şekilde mukayyitliğe kayıtlı bir sendika vardır ve bu vakitten sonra muhatabımız sendikadır. İşveren sendikaya sıcak bakmıyor olabilir ancak Anayasa altında güvence altına alınan sendikalaşma ve çalışma hakkının kullanılmasının engellenmesine ne izin veririz ne de tavsiye ederiz.”
Bakan Hasipoğlu, 39 işçinin imzasıyla sendikaya yetki verildiğini hatırlatarak, bu yetki sürdüğü sürece Bakanlığın da sendikayı muhatap alacağını vurguladı.
Hasipoğlu’nun açıklaması şöyle:
“Bugün EKTAM Fabrikası önündeyiz. Burada başlatılmış önemli bir süreç vardır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak biz de yasaların bize verdiği yetkiyle bu süreçte taraflarla görüşmelere başladık.
Bugün sabah saat 09.00’da hem işveren temsilcisiyle hem de işçi sendikasıyla görüşmemizi gerçekleştirdik. Bu görüşmede tarafların taleplerini ve sorunların ne olduğunu özetle anlamaya çalıştık. Daha sonra işveren tarafının Türkiye’den gelecek temsilcilerini bekledik ve onlarla da ayrıca görüştük.
Bugün burada, sendikanın ve işçilerimizin grev çadırında tekrar bir görüşme yaptık. Usulüne uygun şekilde Mukayyitlik nezdinde kayıtlı olan sendika vardır ve bu aşamadan sonra bizim muhatabımız sendikadır. İşveren tarafı sendikaya sıcak bakmıyor olabilir; bunu açıkça ifade edebilirim. Ancak yasalarımız uyarınca bu sürecin sendika üzerinden yürütülmesi gerekmektedir.
Sendikalaşma hakkı anayasal güvence altındadır. Özel sektörde sendikal örgütlenmenin önünde yasal bir engel yoktur. Burada 39 işçinin her birinin imzasıyla sendikaya yetki verilmiştir. Bu yetki geçerli olduğu sürece Bakanlık olarak bizim de muhatabımız sendika olacaktır.
Bugün ayrıca işveren tarafından toplu işten çıkarma ile ilgili bir fesih ihbarı tarafımıza iletilmiştir. Bu fesih bildiriminin zamanlaması manidardır. Bu konuyu detaylı biçimde inceleyeceğiz. Ancak şunu açıkça söylemek isterim: anayasa ile güvence altına alınmış sendikalaşma ve çalışma hakkının kullanılmasının engellenmesine ne izin veririz ne de buna göz yumarız.
Günün sonunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Sendikalaşma hakkı anayasa altında teminat altındadır. İşveren bu hakkı tanımak ve sendikayı muhatap almak zorundadır. Biz de Bakanlık olarak buradaki emekçilerin, işçilerin haklarını gözetmek durumundayız.
Bu şekilde toplu işten çıkarma yoluna gidilmesini açıkçası tasvip etmiyoruz. Fesih ihbarları bugün bize ulaşmıştır ve gerekli incelemeler yapılacaktır. Bu durumun ne işveren ne de işçi açısından sürdürülebilir olmadığını düşünüyoruz.
Biz bu süreçte arabuluculuk görevimizi üstlenmiş bulunuyoruz. Temennimiz şudur: Ne işverenin üretimi dursun, ne de işçimizin emeğinin karşılığı ziyan olsun. Uzlaşıyla bu süreci tamamlamak istiyoruz ve bunun için elimizden geleni yapacağız.
Hem işveren tarafını hem sendikayı uzlaşmaya davet etmeye devam edeceğiz. Sürecin çok uzamamasını istiyoruz. İşçilerin haklarının engellenmesine hiçbir şekilde izin vermeyeceğiz.”
