Bugün Kıbrıs
Tıp-İş Başkanı Özlem Gürkut, tüm ülkenin hasta yatak sayısının son 5 yılda artmadığını, hatta azaldığını, buna karşın nüfusun ve hasta sayısının hızla arttığını söyledi. Gürkut, ilaca erişimin önündeki engellerin kaldırılmadığını, aksine hastane eczanelerinde ilaç bulunmadığında reçeteye vurulan “elimizde yoktur” mühürlerinin yasaklandığını, böylece sorunun görünmez kılındığını belirtti.
HEKİMLERİN YARISI GÜVENCESİZ, HAKLAR BUDANIYOR
Gürkut’un verdiği bilgilere göre kamu sağlık sisteminde çalışan 480 hekimin yüzde 53’ü, kamu görevlisi sayılan esas ve sürekli kadrolar yerine geçici sözleşmeli ya da mecburi hizmetli statülerde çalıştırılıyor. 16 yıldır geçici statüde görev yapan hekimler bulunduğunu vurgulayan Gürkut, bu durumun güvencesizliği kalıcı hale getirdiğini söyledi.
Bacağı kırılan, pnömotoraks geçiren ya da ameliyat olan doktorların yıllık hastalık raporu hakkının 15 günle sınırlı olduğunu aktaran Gürkut, yıllık izin haklarının kamu görevlilerinden çok daha az olduğunu belirtti. Avrupa Birliği’nden eğitim bursu kazanan hekimlere, uzmanlık alanlarını geliştirecek eğitimlere katılabilmeleri için izin verilmediğini ifade etti.
32 SAAT ARALIKSIZ ÇALIŞMA VE DOĞUM SONRASI NÖBET
Mevcut yasal boşluklar nedeniyle hekimlerin 24 saat nöbet tutup ertesi gün 8 saat mesaiye devam ettiğini ve toplam 32 saat aralıksız çalıştırıldığını söyleyen Gürkut, doğum yapan anne hekimlerin 40. günde işe dönüp hemen nöbete başlatıldığını vurguladı. Çalışma ve dinlenme sürelerinin yasaya göre Danışma Kurulları tarafından düzenlenmesi gerekirken bunun yapılmadığını belirten Gürkut, “24 saat nöbeti biten hekimin 25. saatte ameliyat yapması bekleniyor” dedi.
SÜREKLİ GEÇİCİ GÖREVLER VE HASTA-HEKİM BAĞININ KOPMASI
Kamu görevinde olmasına rağmen yıllarca geçici statüde tutulan hekimlerin, bakanlık emriyle farklı ilçelere ve farklı dairelere geçici görevlerle gönderildiğini belirten Gürkut, haftanın beş günü beş ayrı köye giden, 24 saat nöbetin sabahında 60 kilometre uzakta hasta bakmaya zorlanan hekimler bulunduğunu aktardı.
Bir hastanede gece nöbetinde yoğun bakıma hasta yatıran doktorun, ertesi sabah başka ilçedeki hastanede poliklinik yapmak zorunda kaldığını söyleyen Gürkut, bu durumun hasta-hekim ilişkisinin kopmasına yol açtığını ve hastaların hekimlerini görememekten şikâyet ettiğini ifade etti.
UZMAN EKSİKLİĞİ VE ACİLLERDEKİ RİSK
Asistan hekimlerin ve mecburi hizmet yapan uzmanların, uzmanlık alanları dışında acil servislerde görevlendirildiğini belirten Gürkut, acil tıp uzmanı yetersizliği nedeniyle 1 ay önce mezun olmuş tecrübesiz hekimlerin hastalarla baş başa bırakıldığını söyledi.
Ülkedeki uzman eksikliğini sıralayan Gürkut, yoğun bakım, gastroenteroloji, endokrinoloji, hematoloji ve geriatri uzmanı bulunmadığını; hematoloji alanında emekli olan hekimin hastalar zarar görmesin diye hizmet vermeye devam ettiğini aktardı. Tüm ülkeye 1 nefroloji, 1 romatoloji ve 1 alerji uzmanının hizmet verdiğini, çocuk onkoloğunun emekli olmasına rağmen yerine uzman yetiştirilmediği için çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.
“BU ÇOK TEHLİKELİ BİR OYUN”
“Planlayın, eksiklikleri tamamlayın, yasaları düzenleyin” çağrısı yapan Gürkut, “tam mesai” uygulamasının kamusal sağlık bütçesinin özele peşkeş çekilmesinin devamı olduğunu savundu. Hekimlerin çalışmak istemediği yönündeki söylemleri reddeden Gürkut, “Biz çalışmaya ve hizmet vermeye zaten varız” dedi ve şu uyarıyla sözlerini tamamladı:
“Hekimi hastaya ve topluma dövdürtmek, sonuçları vahim olabilecek çok tehlikeli bir oyundur.”
