KIBRIS’TA KRİTİK EŞİK I “STATÜKOYU YÖNETMEYECEĞİZ”
CTP milletvekili ve Dışilişkiler sekreteri Fikri Toros, Bugün Kıbrıs’a konuştu: “Çözüm için yeni bir fırsat var ama açık süreli değil”
KIBRIS’TA KRİTİK EŞİK I “STATÜKOYU YÖNETMEYECEĞİZ”
CTP milletvekili ve Dışilişkiler sekreteri Fikri Toros, Bugün Kıbrıs’a konuştu: “Çözüm için yeni bir fırsat var ama açık süreli değil”
Bugün Kıbrıs/Ayşemden Akın
CTP Milletvekili ve Merkez Yönetim Kurulu Dış İlişkiler Sekreteri Fikri Toros, Bugün Kıbrıs’tan Ayşemden Akın’a konuştu. Kıbrıs sorununun geldiği eşikten liderlik performanslarına, sahte diploma dosyasından AB yol haritasına kadar geniş bir çerçevede değerlendirmelerde bulunan Toros, “Çözüm için yeni bir fırsat var ama açık süreli değil” dedi.
“KIBRIS ARTIK İKİ TOPLUMLU BİR MESELE DEĞİL”
Kıbrıs sorununun 63. yılına girerken artık yalnızca iki toplum arasındaki bir ihtilaf olmadığını vurgulayan Toros, dosyanın çok katmanlı bir jeopolitik meseleye dönüştüğünü söyledi.
Ukrayna savaşı, Doğu Akdeniz’de enerji rekabeti, ABD–AB ilişkilerindeki gerilimler ve Gazze savaşı birlikte değerlendirildiğinde Kıbrıs’ın stratejik öneminin arttığını belirten Toros, “Bu gelişmeler çözüm için potansiyel bir fırsat sunuyor; ancak eş zamanlı siyasi irade olmadan hiçbir jeopolitik konjonktür tek başına çözüm üretmez” ifadelerini kullandı.
“KIBRISLI TÜRKLER BİR İL, BİR YAMA YA DA PAZARLIK UNSURU DEĞİLDİR”
Son dönemde dile getirilen “Türkiye’nin 82’nci ili” söylemleri ile Trump’ın Grönland çıkışını değerlendiren Toros, egemenliğin hukuk temelinden koparılarak güç ilişkileri üzerinden yeniden tanımlanmaya çalışıldığına dikkat çekti.
“Bu yaklaşım Kıbrıslı Türkler açısından ciddi bir siyasal özne kaybı riski barındırır” diyen Toros, şu ifadeleri kullandı:
“Kıbrıslı Türkler ne bir il, ne bir yama, ne de bir pazarlık unsurudur. Bu tür söylemler siyasi eşitliğe dayalı federal çözüm zeminini zayıflatır.”
Uluslararası hukukun aşındığı bir döneme girildiğini belirten Toros, Kıbrıs’ta “fiili durumların zamanla meşruiyet kazanması” anlayışının tehlikeli olduğunu söyledi.
“ÇÖZÜM PENCERESİ AÇIK AMA DARALABİLİR”
Toros’a göre bugün geçmişten farklı bir jeopolitik eşik söz konusu. Ancak bu fırsatın açık süreli olmadığını vurguluyor:
“Taraflar sonuç odaklı bir müzakere metodolojisi geliştirmez ve eş zamanlı siyasi irade ortaya koymazsa çözüm penceresi hızla daralacaktır. En büyük tehlike çözümsüzlüğün kalıcılaşmasıdır.”
LİDERLİK DEĞERLENDİRMESİ: ERHÜRMAN’IN 100 GÜNÜ
Toros, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ilk 100 gününü “siyasi aklı merkeze alan, sakin ama tutarlı bir çizgi” olarak değerlendirdi.
Federal zemine güçlü bağlılık ve müzakere metodolojisine ilişkin somut önerileri önemli kazanım olarak nitelendiren Toros, bununla birlikte daha görünür ve proaktif diplomasiye ihtiyaç olduğunu söyledi.
Toros, “Doğruyu söylemek yetmez; doğruyu güçlü diplomasiyle anlatmak gerekir” dedi.
HRİSTODULİDİS İÇİN “RETORİK-PRATİK BOŞLUĞU” VURGUSU
Rum lider Nikos Hristodulidis’in AB Konsey Başkanlığı sürecini çözüm için kaldıraç olarak kullanmasını temenni ettiğini belirten Toros, ancak retorik ile pratik arasında tutarsızlık gördüğünü ifade etti.
Toros’a göre; Güven artırıcı adımlarda isteksizlik, siyasi eşitliğin net biçimde sahiplenilmemesi, risk almayan bir yaklaşım çözüm sürecini zorlaştırıyor.
GÜVEN ARTIRICI ÜÇ SOMUT BAŞLIK
Toros, hızlı ve görünür güven artırıcı adımların üç başlıkta toplanabileceğini söyledi:
1. Yeni geçiş noktaları ve doğrudan temas mekanizmaları
2. Yenilenebilir enerji ve adil ticaret projeleri
3. Gençler, kadınlar ve eğitim odaklı ortak programlar
Toros, “Güven soyut beyanlarla değil, günlük hayatı etkileyen somut adımlarla inşa edilir” dedi.
AB HAKLARI “ÖDÜL” DEĞİL, YURTTAŞLIK HAKKI
CTP’nin federasyonu ideolojik değil, uluslararası hukukla desteklenen tek akılcı çözüm modeli olarak gördüğünü belirten Toros, AB haklarının bir ödül değil özden gelen yurttaşlık hakkı olduğunu vurguladı.
Yol haritasını ise üç ayaklı tanımladı:
– AB kurumları nezdinde sürekli ve kurumsal görünürlük
– Yeşil Hat Tüzüğü ve Mali Yardım programlarının etkin kullanımı
– Çözüm öncesi aşamalı AB müktesebatı uyumu
ÖNÜMÜZDEKİ 12 AY: DÖNÜM NOKTASI
Toros’a göre önümüzdeki yıl kritik.
Güven artırıcı adımlar atılmazsa bölünmüşlük derinleşebilir. Ancak BM’nin takvimli ve sonuç odaklı bir süreç yürütmesi ve uluslararası aktörlerin proaktif rol üstlenmesi halinde kapsamlı müzakere süreci mümkün.
“TARİHİ BİR EŞİKTEYİZ”
Toros, Kıbrıs Türk siyasetinin siyasal özne olma iddiasını iç politika hesaplarına feda etmemesi gerektiğini söyledi.
“Umut vardır. Ama umut cesaretle beslenir. Bugün ihtiyaç duyulan şey statükoyu yönetmek değil, federasyon çatısı altında geleceği kararlılıkla kurmaktır.”
SAHTE DİPLOMA DOSYASI: “HUKUK DEVLETİ AÇISINDAN VAHİM”
Başsavcılıktan gelen dosyanın Meclis’te siyasi çoğunlukla bloke edilmesini de sert sözlerle eleştiren Toros, dokunulmazlığın suç örtme aracı olmadığını söyledi.
Toros, “Bu tercih meşruiyet krizini derinleştirir” dedi.
Aynı süreçte Emrah Yeşilırmak’ın Avrupa Parlamentosu çalışmalarına gönderilmesini de “kurumsal ciddiyetle bağdaşmayan bir tablo” olarak değerlendirdi.
Toros, “Hükümetin tercihine karışmamız mümkün değildi ancak uyarılarımıza rağmen ısrarla bu ismi öne çıkardılar, bu durumda benim Emrah Yeşilırmak ile birlikte çalışmam mümkün değildir, partimizi temsilen toplumumuz adına Avrupa Parlamentosu’ndaki çalışmalarımızı yalnız yürüteceğim“ dedi.














