Bugün Kıbrıs

KTEZO: Et artık ekonomik değil, toplumsal bir varlık meselesidir

Bugün Kıbrıs

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO), et ve et ürünleri alanında yaşanan krizi değerlendirmek amacıyla birlik binasında basın toplantısı ve sunum gerçekleştirdi. Toplantının açılış konuşmasını yapan KTEZO Koordinatörü Hürrem Tulga, etkinliği bir basın toplantısından ziyade “mini bir çalıştay” olarak kurguladıklarını belirtti.

Tulga, sendikalar, meslek örgütleri, ekonomik örgütler ve siyasi partileri bilgilendirme amacıyla davet ettiklerini ifade ederek, Cumhuriyetçi Türk Partisi ile Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi’nin katılımını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. “Sonuca ulaşmak için çağırdık. Bu toplumun birlikte hareket edebileceğine inanıyoruz” diyen Tulga, çözümün ancak ortak akılla üretilebileceğini vurguladı.

“ET STRATEJİK BİR ÜRÜN, HAYVANCILIK STRATEJİK BİR ÜRETİM ALANI”
Et ve et imalatının ekonomisinin ele alındığını belirten Tulga, etin bugün en stratejik ürünlerden biri haline geldiğini söyledi. Hayvancılığın yalnızca ekonomik değil, sağlık, protein ihtiyacı ve sağlıklı nesiller açısından da vazgeçilmez olduğunu kaydeden Tulga, mevcut gidişatın alarm zillerini çaldığını ifade etti.

Toplumda Güney’den et alımının yaygınlaştığını söyleyen Tulga, “İş adamından emekliye herkes fırsatı olan bunu yapıyor. Bu bir itiraf değil, bir gerçek” dedi. Ülkeye bireysel ya da kaçak yollarla et girişi olduğunu vurgulayan Tulga, sorunun üretim hakkını koruyacak politikaların üretilmemesinden kaynaklandığını belirtti.

“Üretiyorsunuz, vergi ödüyorsunuz ama katma değer başka yerlere uçuyor. Bu bir toplumsal varlık meselesidir” diyen Tulga, kaynakların eğitime, sağlığa ve üretime aktarılamadığını söyledi. Et, süt ve peynir gibi temel gıda ürünlerinin toplumun kimliğiyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Tulga, “Güneye geçemeyenler neredeyse et tüketemez noktaya sürükleniyor” dedi.

KASAPLAR BİRLİĞİ: RAKAMLAR ALARM VERİYOR
Toplantıda söz alan Kıbrıs Türk Kasaplar Birliği Başkanı Raşit Şenkaya, hayvan sayıları ve et tüketimine ilişkin verileri paylaştı. Şenkaya, büyükbaş hayvan sayısının 2010’da 95 bin olduğunu, 2023’e kadar sürekli düştüğünü; küçükbaşta ise sayının 350 binlerden 222 binlere gerilediğini söyledi. Bu düşüşte kazancın azalmasının belirleyici olduğunu ifade etti.

2023’ten sonra büyükbaşta yüzde 4, küçükbaşta ise son iki yılda yüzde 22’lik artış yaşandığını belirten Şenkaya, buna rağmen fiyatların dramatik biçimde yükseldiğini kaydetti. “2023 Ocak’ta kasaplık dananın kilosu 90 TL’ydi, bugün 340 TL. Yüzde 278’lik artıştan söz ediyoruz” dedi.

Veteriner Dairesi verilerine göre 2025’te ülkede resmi olarak 7 milyon 698 bin kilogram et tüketildiğini belirten Şenkaya, nüfusu 700 bin kabul ederek yapılan hesapta kişi başı yıllık tüketimin 11 kilogram olduğunu söyledi. Bu rakamın Avrupa Birliği ortalamasının çok altında olduğuna dikkat çekti.

GÜNEY’E KAYAN 200 MİLYON EURO
Şenkaya, ülkede kesilen büyükbaş ve küçükbaş hayvanların ekonomik değerinin yaklaşık 5 milyar 162 milyon TL’ye ulaştığını, kasap kâr paylarıyla birlikte et sektöründe yaklaşık 125 milyon Euro döndüğünü belirtti. Buna karşın normal tüketim düzeyinde 200 milyon Euro’nun Güney’e kaydığını söyledi.

Fiyat karşılaştırmaları da yapan Şenkaya, kuzeyde canlı kuzu fiyatının 400 TL, güneyde ise 257 TL olduğunu; karkas ve dana fiyatlarında da benzer büyük farklar bulunduğunu aktardı. Güney’de kasapların daha yüksek kâr marjına rağmen eti halka daha ucuza sattığını vurguladı.

“ETİN FİYATINI DEVLET BELİRLEMELİ”
Şenkaya, hükümete çağrıda bulunarak, “Salhaneler üzerinden karkas fiyatını siz belirleyin. Halkın güvenli eti kaç paraya yemesi gerektiğini devlet belirlemelidir” dedi. Dünyanın her yerinde devletlerin temel gıda maddelerinde halkı koruduğunu, ancak Kıbrıs’ın kuzeyinde bu yönde bir politika görülmediğini savundu.

Toplantının sonunda söz alan parti temsilcileri, mesleki ve ekonomik örgütler ile sendikalar, mevcut politikalarla bu gidişatın sürdürülemeyeceğini; üretimin, mesleklerin ve toplumun ciddi biçimde tehdit altında olduğunu ifade etti. Katılımcılar, bundan sonraki sürece aktif biçimde taraf olacaklarını ve girişimlerde bulunacaklarını açıkladı.

Exit mobile version