T24’ten Barçın Yinanç’ın haberine göre başı sıkıntıdan kurtulamayan Türk ekonomisinin yeni baş ağrısının adı “Made in Europe.”
Avrupa’nın “yerli-milli” hamlesi.
ABD’nin gümrük vergileriyle korumacılık hamlesi karşısında, Avrupa’nın sanayi stratejisine dönük savunma refleksi, “o zaman biz de yerli (Avrupa) malı kullanalım” oldu.
Avrupa Komisyonu’nun üzerinde çalıştığı taslak, Avrupalı olmayan aktörleri kamu ihalelerinden dışlamayı; ya da kamu ihalelerinin sadece Avrupalı aktörlere verilmesini öngörüyor.
Kamu ihalelerinin Avrupa pazarının yüzde 15’ini oluşturduğu belirtiliyor.
Dikkat ederseniz kavram “Made in EU- AB’de yapıldı” değil, “Made in Europe-Avrupa’da yapıldı.”
Peki Avrupa kavramı hangi AB üyesi olmayan ülkeleri kapsıyor? Türkiye, Avrupa mı?
Türk iş dünyası bir süredir Avrupa’yı turlayıp Türkiye’nin bu yeni uygulamayla dışlanmaması için lobi yapıyordu.
ERDOĞAN’DAN VON DER LEYEN’E MEKTUP
Hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’e bu konuda bir mektup gönderdi.
Malûm, Türkiye, savunma sanayii açısından da benzer bir dışlanma ile karşılaştı.
Avrupa İçin Güvenlik Eylemi (Security Action For Europe, SAFE), AB üyelerinin savunma sanayiinin ihtiyaçlarının karşılanması için acil alımlar yapılmasını sağlayacak bir mali araç olarak düzenlendi. Mayıs 2025’te AB Konseyi tarafından onaylanan tüzük, sadece Türk savunma şirketlerinin bir kısmına (özellikle merkezi Avrupa’da olanlara) kapıyı azıcık açık bıraktı. Fransa’nın da arkasında olan Yunan – Rum lobisinin engellemesi tam olarak aşılamadı.
Ekonomik “Made in Avrupa” lobisinin de başını Fransa çekiyor. Aralarında İsveç, Çekya ve Baltık ülkelerinin bulunduğu bir düzine kadar ülke ise, fiyatlar, tedarik zinciri ve rekabet konusunda olası olumsuz etkileri gündeme getirerek, tüzüğün dikkatli hazırlanmasını istediler.
TASLAK ÇIKTI; HEM İYİ HEM KÖTÜ HABER
Sonuçta ortaya çıkan taslak hem iyi hem kötü dedirten cinsten. Konuyu takip eden kaynaklardan edindiğim bilgiye göre Avrupa, AB üyeleri ve Avrupa Ekonomik Alanı ülkeleri (İzlanda, Norveç, Lihtenştayn) olarak tanımlanmış.
İyi haber iki unsurdan oluşuyor.
Tüzüğe göre AB uluslararası yükümlülüklerine riayet edecek. İş dünyası temsilcilerine göre, Türkiye ile AB arasındaki gümrük birliği de uluslararası yükümlülük tanımı altına girer.
İkincisi; Avrupa Komisyonu, ürün bazında AB dışı ülkeleri “Made in Europe” kapsamına almakla görevlendiriliyor.
Tüzük 28 Ocak’ta AB konseyinin gündemine gelecek. Bu haliyle onaylanması durumunda farklı sektör temsilcileri yine Brüksel’in yolunu tutmak durumunda kalacak.
