Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Sosyalist Partisi Genel Sekreteri Mehmet Birinci, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığına ilişkin son dönemde artan başvurular ve yaşanan tıkanıklıklar hakkında kapsamlı bir açıklama yaptı. Birinci, son üç gündür basında yer alan haberler nedeniyle çok sayıda telefon ve mesaj aldığını belirterek, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla toplu bir açıklama yapma ihtiyacı duyduğunu ifade etti.
Birinci açıklamasında, Kıbrıslı Türklerin 1974’ten bu yana, özellikle KKTC’nin ilan edildiği 15 Kasım 1983 sonrası, uluslararası hukuk dışına itilmiş ve izole edilmiş bir toplumsal düzen içinde yaşamaya zorlandığını vurguladı. Kıbrıslı Türklerin anayasal haklarının hem Türkiye Cumhuriyeti ve KKTC idaresi tarafından hem de Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından büyük ölçüde gasbedildiğini belirten Birinci, “Her iki taraf da Kıbrıs Türk toplumunu siyasi rehine olarak görüyor” dedi.
Birinci, Karpaz Rumları ve Kormacit’teki Maronit topluluğunun, Kıbrıslı Türklere kıyasla daha iyi bir uluslararası statüye sahip olduğuna dikkat çekerek, Kıbrıslı Türklerin bu anlamda daha ağır bir hukuki ve siyasi mağduriyet yaşadığını savundu. “Güya AB vatandaşıyız ama AB bu duruma yalnızca seyirci kalıyor” ifadelerini kullandı.
VATANDAŞLIK BAŞVURULARINDA İLERLEME VE YENİ ENGELLER
Son yıllarda bireysel haklar temelinde yürütülen hukuk mücadelelerinin sonuç vermeye başladığını belirten Birinci, 2024 ortasından itibaren bazı kategorilerde vatandaşlık başvurularının kabul edilmeye başlandığını söyledi.
Buna göre:
– Kıbrıs kökenli kişilerin soyundan gelenlerin M71, M72 ve M123 statüsündeki yeminli başvurularında vatandaşlık hakkı elde edilmeye başlandı.
– Karma evliliklerden doğan kardeşlerden birinin vatandaş olması halinde, diğer kardeşler için de başvuru yolu açıldı.
– 2007 kriterleri kapsamında açılan davaların kazanılmasıyla bu gruptaki kişiler için de emsal oluşturuldu.
Bu gelişmeleri “olumlu” olarak niteleyen Birinci, buna karşın Muhaceret Dairesi’nin ciddi bir kaos içinde olduğunu vurguladı. Her gün yüzlerce başvuru yapıldığını, ancak personel takviyesi yapılmadığını belirten Birinci, Türkiye’den apostilli gelen belgelerde sahtecilik tespiti gerekçesiyle tüm dosyaların CID (Criminal Investigation Department) incelemesine gönderildiğini aktardı.
Birinci’ye göre, CID’deki sınırlı personel nedeniyle incelemeler aylarca sürüyor; Kıbrıs’ta Kıbrıslı anne ve babadan doğanların doğum belgeleri dahi 6 ayda, karma evliliklerden yurt dışı doğumlar ise İngiltere için 6 ay, Türkiye için bir yılı aşan sürelerde sonuçlanıyor. Ocak 2025’ten sonra Türkiye doğumlu başvuruların ise fiilen beklemeye alındığı yönünde ciddi duyumlar olduğunu söyledi.
“FIRSATÇILARA İTİBAR ETMEYİN” UYARISI
Birinci, bu süreçte vatandaşlık vaadiyle para talep eden kişilere karşı da uyarıda bulundu. “1000–1600 euro karşılığında işi hızlandıracağını söyleyenlere inanmayın” diyen Birinci, özellikle 2007 kriterleri kapsamındakilerin ve kardeşlerinden biri halihazırda vatandaş olanların ücretsiz ve basit bir dilekçeyle başvuru yapabileceğini vurguladı.
Başvurunun ilk şartının Kıbrıs Cumhuriyeti doğum belgesinin alınması olduğunu hatırlatan Birinci, sürecin zaman almasının başvurular için bir zaman sınırlaması olduğu anlamına gelmediğini, bu nedenle panik yapılmaması gerektiğini ifade etti.
ERHÜRMAN’A ÇAĞRI
Açıklamasının sonunda Birinci, Tufan Erhürman’a da çağrıda bulundu. Halkın federal çözüm yönünde masaya dönülmesi beklentisi içinde olduğunu belirten Birinci, Erhürman’ın seçim döneminde vatandaşlık sorunlarına ilişkin verdiği sözleri hatırlatarak, “Artık sözünü tutma zamanı geldi” dedi.
