Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Cumhuriyeti’nde toprak ve konutların büyük ölçüde yabancılara, özellikle de Avrupa Birliği (AB) dışı ülke vatandaşlarına satıldığı yönündeki iddiaların abartılı olduğu ortaya kondu. Sapienta Economics Direktörü Fiona Mullen tarafından yapılan bir analiz, AB dışı ülke vatandaşlarının emlak satışlarındaki payının sanıldığı kadar yüksek olmadığını ve hatta son yıllarda gerilediğini gösterdi.
Mullen’in Philenews’te yer alan verilerine göre, 2025 yılında mülk satış sözleşmelerinin yalnızca yüzde 26,5’i AB dışı ülke vatandaşları tarafından yapıldı. Bu oran 2023’te yüzde 31,7 seviyesindeydi. Aynı yıl Kıbrıslıların toplam satışlar içindeki payı ise yüzde 59,5 olarak kaydedildi.
“Yabancı satışlar konusunda büyük bir gürültü koparıldı çünkü insanlar yalnızca yabancı alıcıların sayısındaki artışa baktı; Kıbrıslıların alımlarındaki artışı da karşılaştırmak gibi zahmetli bir işi kimse yapmadı,” diyen Mullen, “Gerçek şu ki Kıbrıslıların alımları da arttı, dolayısıyla oranlar sanıldığı kadar değişmedi,” ifadelerini kullandı.
Verilere göre, Kıbrıslılara yapılan satışlar 2018’de 4 bin 875 iken, 2025’te 10 bin 859’a çıkarak neredeyse iki katına ulaştı. Aynı dönemde AB dışı ülke vatandaşlarının alımları ise 2 bin 939’dan 4 bin 809’a yükseldi. Böylece Kıbrıslıların alım artışı, yabancı alımlardaki artışı geride bıraktı.
Mullen, Eylül ayında Kıbrıs Sayıştayı tarafından yayımlanan ve yabancı mülkiyetinin Kıbrıs’ta kayıtlı şirketler üzerinden daha yüksek olabileceğini öne süren raporu da eleştirdi. “Bu bir Sayıştay raporu. Somut kanıt olmadan spekülasyon yapmaması gerekir,” değerlendirmesinde bulundu.
Parlamentoya çağrıda bulunan Mullen, mevcut nihai faydalanıcı (ultimate beneficial owner) kayıtlarının kullanılarak, tapu dairesine anonimleştirilmiş uyruk verilerinin sağlanmasını önerdi. “Ancak o zaman tabloyu tümüyle görebiliriz ve parlamento gerçekten bir şey yapılması gerekip gerekmediğine karar verebilir,” dedi.
Öte yandan Mullen, Kıbrıs İstatistik Kurumu’nun (Cystat) konutlara ilişkin son verilerinin önemli bir başka gerçeğe işaret ettiğini vurguladı. Buna göre, Lefkoşa dışındaki tüm şehirlerde yabancılara yapılan konut satışları Kıbrıslılara yapılan satışları aşıyor. Ayrıca yabancı alıcılar metrekare başına daha yüksek bedeller ödüyor. “Bu durum eninde sonunda herkes için fiyatların yükselmesine yol açıyor,” uyarısında bulundu.
Konut fiyatlarının erişilebilirliği meselesinin ciddi bir siyasi sorun olmaya devam ettiğini belirten Mullen, yaşlanan ve mülk sahibi olan bir kesimin daha fazla vergi ödemek istemediğini, buna karşılık giderek küçülen ve ev sahibi olamayan genç kuşağın ise her geçen gün daha fazla öfkelendiğini ifade etti. Mullen, ekonomist David McWilliams’ın bu durumu “anti-demokratik hareketlere desteği besleyebilecek bir saatli bomba” olarak tanımladığı uyarısını da hatırlattı.
