Bugün Kıbrıs

Harmancı: “Tek taraflı yardım değil, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi için stratejik ortaklık”

Bugün Kıbrıs

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, Belediyeler Birliği ile birlikte Avrupa Komisyonu Bölgesel ve Kentsel Politika Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Hugo Sobral ile gerçekleştirilen üst düzey toplantıda, Kıbrıs Türk toplumu ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilere dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

“STRATEJİK ORTAKLIK, YENİDEN BİRLEŞMEYİ HEDEFLEMELİ”
Toplantıda konuşan Harmancı, mevcut ilişkinin yalnızca AB Yardım Programı çerçevesinde ele alınmasının yetersiz kaldığını belirterek, Kıbrıs Türk toplumu ile AB arasındaki bağın daha bütünlüklü, yapısal ve uzun vadeli bir çerçevede yeniden tanımlanması gerektiğini ifade etti. Harmancı, bu ilişkinin tek taraflı ve asimetrik bir fon sağlayan–faydalanıcı modeli olmaktan çıkarılarak, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini destekleyecek stratejik bir ortaklığa dönüştürülmesi gerektiğini kaydetti.

AB müktesebatının Kıbrıs’ın kuzeyinde askıya alınmış olmasına rağmen, tüm adanın Avrupa Birliği üyesi olduğunu anımsatan Harmancı, toplantıya katılan yerel yöneticilerin de devam eden Kıbrıs sorununun sorumlusu olmayan Kıbrıslı Türk AB vatandaşlarının seçilmiş temsilcileri olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.

UYUM POLİTİKASI VURGUSU: YARDIM PROGRAMI YETERSİZ
Harmancı, 26 Nisan 2004 tarihli AB Konseyi kararı ile tanımlanan amaçların hayata geçirilebilmesi için AB Yardım Programı’nın bağımsız ve sınırlı bir mekanizma olarak değil, AB’nin tüm yatırım politikalarına yön veren Uyum Politikası’nın bir uzantısı olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Uyum Politikası’nın, üye ülkeler arasındaki sosyal, ekonomik ve bölgesel eşitsizlikleri azaltmayı hedeflediğini, ancak Kıbrıs Türk toplumuna yönelik mevcut uygulamaların bu hedeften giderek uzaklaştığını dile getirdi.

Bu yaklaşımın iki toplum arasındaki uçurumu derinleştirdiğini belirten Harmancı, söz konusu eşitsizliğin barış sürecini zayıflattığını ve ileride ulaşılabilecek olası bir federal çözümün maliyetlerini artırdığını ifade etti. AB Konseyi kararının, Kıbrıs Türk toplumunun izolasyonunun sona erdirilmesini öngördüğünü hatırlatan Harmancı, Yardım Programı’nın tek başına bu hedefi gerçekleştirmek için yetersiz kaldığını söyledi.

YEŞİL HAT, VATANDAŞLIK VE SCHENGEN UYARISI
Harmancı ayrıca, Yeşil Hat Tüzüğü’nün uygulanmasında yaşanan sorunlara ve karma evliliklerden doğan Kıbrıslı Türk çocukların vatandaşlık haklarının ihlaline dikkat çekerek, bu konularda AB organlarının daha etkin ve sorumluluk alan bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Schengen süreciyle ilgili risklere de işaret eden Harmancı, Kıbrıs Türk toplumunun bu sürecin tamamen dışında bırakılmasının bölünmüşlüğü daha da derinleştireceği uyarısında bulundu.

Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri ile AB arasındaki diyalog kanallarının güçlendirilmesi ve çeşitlendirilmesi gerektiğini ifade eden Harmancı, son beş yılda tek bir temas noktasına dayalı yürütülen diplomasi anlayışının hem Kıbrıs hem de bölge güvenliği açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi. Farklı kurumsal düzeylerde kurulacak diyalog mekanizmalarının daha sağlıklı ve sürdürülebilir sonuçlar üreteceğini vurguladı.

Yerel düzeyde diplomasinin önemine de değinen Harmancı, Lefkoşa örneğinde yerel liderler arasında geliştirilen diyalog ve iş birliklerinin somut sonuçlar ürettiğini, bu yaklaşımın Track 1.5 Diplomasi kapsamında değerlendirilmesi ve desteklenmesi gerektiğini kaydetti.

Exit mobile version