Bugün Kıbrıs

Baraka Kültür Merkezi’nden Ceza (Değişiklik) Yasası’na sert tepki: Korku duvarını ördürmeyiz!

Bugün Kıbrıs

Baraka Kültür Merkezi, Ceza (Değişiklik) Yasası’na ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak, söz konusu yasa tasarısının halkın gerçek sorunlarına çözüm üretmek yerine, eleştirel sesi susturmayı hedeflediğini savundu. Açıklamada, UBP–DP–YDP hükümetinin hazırladığı yasa tasarısının, ifade özgürlüğünü hedef alan bir korku rejimini hukuk kılıfına sokma girişimi olduğu belirtildi.

“ÇÖZÜM DEĞİL, HALKIN SÖZÜ HEDEF ALINIYOR”
Baraka Kültür Merkezi açıklamasında, ülkede derinleşen krizlere dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

“Halk, yaşamın her alanında derinleşen krizle boğuşurken; yoksulluk, güvencesizlik, güvensizlik, enerji krizi, çöken eğitim ve sağlık sistemi, artan toplumsal kaygı ve kaos her geçen gün daha da büyürken, hükümet edenler çözümü değil halkın ‘sözü’nü hedef alan bir yasa tasarısı hazırlamıştır: Ceza (Değişiklik) Yasası!”

Bu yasanın, “halkın gerçek sorunlarına çare olmak için değil, bu sorunlar hakkında konuşulmasını engellemek için hazırlandığı” savunuldu.

“ELEŞTİRİYİ SUÇ HALİNE GETİRME GİRİŞİMİ”
Açıklamada, yasa tasarısının demokratik kitle örgütlerine, muhalif partilere, sendikalara, aydınlara ve gazetecilere yönelik sistematik bir gözdağı içerdiği ifade edilerek şu değerlendirme yapıldı:

“Amaç eleştiriyi suç, muhalefeti tehdit, düşünceyi ise cezalandırılabilir hale getirmektir.”

Tasarıyla, “görmeyin, duymayın, konuşmayın” anlayışının hukuk metnine dönüştürülmek istendiği ileri sürüldü.

“ZEMMEDİCİ MALZEME TANIMI MUĞLAK VE TEHLİKELİ”
Baraka Kültür Merkezi, yasa tasarısında yer alan düzenlemelerin hukuki belirlilik ilkesini ortadan kaldırdığını belirterek, özellikle “zemmedici malzeme” tanımına dikkat çekti:

“‘Zemmedici malzeme’ tanımının geniş tutulmasıyla, herhangi bir kişiye ‘ağır bir suç isnat ettiği’, ‘toplumda nefret yarattığı’ ya da ‘toplumsal tepkiye yol açtığı’ iddia edilen her türlü ifadenin suç sayılabilecek kadar genişletildiği görülmektedir.”

Bu durumun, sosyal medyada eleştirel paylaşım yapan yurttaşlardan gazetecilere kadar geniş bir kesimi suç tehdidi altına soktuğu savunuldu.

“NİYET OKUMAYLA CEZA TEHDİDİ”
Açıklamada, “yanlış olduğunu bilerek ya da bilmesi gerektiği hâlde” ifadelerinin cezai sorumluluğu varsayımlara dayandırdığı belirtilerek şu görüş dile getirildi:

“Kişinin kastının açık biçimde ortaya konması gerekirken, ‘bilmesi gerektiği’ gibi muğlak ölçütlerle ceza tehdidi genişletilmektedir.”

“ORGANİZE DEZENFORMASYON DÜZENLEMESİ GAZETECİLİĞİ HEDEF ALIYOR”
“Organize dezenformasyon” başlığı altında getirilen yeni suç tanımının da eleştirildiği açıklamada, bu düzenlemenin araştırma gazeteciliğini, yolsuzluk ve rüşvet iddialarını ve kamu yararı taşıyan eleştirel yayınları cezai risk altına sokabileceği ifade edildi. Açıklama şu ifadelerle devam etti:

“‘Kamusal etki yaratmak’, ‘kamuoyunda güven sarsmak’, ‘şeref ve itibarı zedelemek’ gibi muğlak ifadeler, hangi haberin ya da eleştirinin suç sayılacağını öngörülemez hale getirmektedir.”

“ZEM VE KADİH SUÇ OLMAKTAN ÇIKARILMALIYDI”
Açıklamada, zem ve kadih suçlarının çağdaş hukuk anlayışı ve AİHM kararları doğrultusunda suç olmaktan çıkarılması gerekirken, tam tersine kapsamının genişletildiği vurgulandı. Buna karşın, eleştiri yapanları koruyacak yasal savunma mekanizmalarının bilinçli biçimde devre dışı bırakıldığı savunuldu.

“HALKTAN KORKUYORLAR”
Baraka Kültür Merkezi, hükümetin çeteler, silahlı saldırılar, fuhuş–mafya–kara para düzeni ve yolsuzluk iddialarını örtbas etmeye çalıştığını ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:

“Hükümet edenler, halka ‘bunları görmeyin’ demektedir.”

Açıklamada ayrıca, eğitim, sağlık, ulaşım ve enerji alanlarında yaşanan sorunların konuşulmasının da engellenmek istendiği savunuldu.

“SUSMAYACAĞIZ, MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Açıklamanın sonunda Baraka Kültür Merkezi şu ifadelerle kararlılık vurgusu yaptı:

“Bizler doğru bildiğimizi söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Aklı, bilimi ve eleştirel düşünceyi pusula edinmiş Kıbrıslı Türk halkı gerilemeye değil ilerlemeye yol verir.

Susmayacağız. Düşüncenin ve ifadenin özgür olduğu bir ülke kurulana dek mücadeleyi sürdüreceğiz. Sizlere korku duvarını ördürmeyeceğiz çünkü korkmuyoruz, susmuyoruz, mücadeleyi bırakmıyoruz!”

Exit mobile version