Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Şam hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Sahadaki gerçeklerin idrak edilmesiyle birlikte, Suriye’nin geleceğinin terörden ve tefrikten değil; beraberlik, bütünleşme ve entegrasyondan geçtiğinin, ülkedeki tüm gruplar ve fertler tarafından tam manasıyla anlaşılmış olmasını ümit ediyoruz” denildi. “Anlaşmanın, Suriye halkının yanı sıra başta Suriye’nin komşuları olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve huzuruna katkı sağlamasını temenni ediyoruz” denilen açıklamada, Türkiye’nin “Suriye Hükümeti’nin halkın rızasına dayalı kapsayıcı ve bütünleştirici bir icraat anlayışıyla sürdürdüğü terörle mücadele çabaları ile ülkenin yeniden inşasına yönelik çalışmalarını” desteklemeye devam edeceği bildirildi.
Şam hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında orduya tam entegrasyonu ve kapsamlı ateşkes konusunda 14 maddelik anlaşma imzalandı. Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara, “Suriye’nin kuzeydoğusunda ateşkes ilan edildi. Mazlum Abdi ile planlanmış bir toplantımız vardı ancak hava koşulları nedeniyle yarına ertelendi. SDG ile ilgili tüm sorunlar giderilecektir. Devlet kurumları doğu ve kuzeydoğudaki üç vilayete girecek” açıklaması yaptı.
Suriye Savunma Bakanlığı da SDG ile varılan anlaşmanın ardından ateşkes ilan ederek operasyonları sonlandırdığını duyurdu. Anlaşmaya göre, Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır geçiş noktalarının, petrol ve doğal gaz sahalarının kontrolünü ele alacak, tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına entegrasyonu sağlanacak.
Anlaşmadaki 14 madde arasında, “SDG, egemenliği ve bölgesel istikrarı sağlamak için Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışındaki tüm Suriyeli olmayan Kürdistan İşçi Partisi (PKK) liderlerinin ve üyelerinin sınır dışı edilmesini taahhüt eder” maddesi de yer aldı.
Dışişlerinden anlaşmaya ilişkin yapılan açıklamada ise şöyle denildi:
“Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından bugün (18 Ocak) açıklanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliği temelinde ülkede istikrar ve güvenliğin tesisine yönelik çabaları ivedi ve etkili biçimde ilerletmesini diliyoruz.
Anlaşmanın, Suriye halkının yanı sıra başta Suriye’nin komşuları olmak üzere tüm bölgenin güvenlik ve huzuruna katkı sağlamasını temenni ediyoruz.
Suriye’de 8 Aralık 2024 tarihinde başlayan ve ülkenin müreffeh bir geleceğe kavuşması için müstesna bir fırsat teşkil eden yeni dönem, bugün itibarıyla kritik bir aşamadan geçmektedir.
Sahadaki gerçeklerin idrak edilmesiyle birlikte, Suriye’nin geleceğinin terörden ve tefrikten değil; beraberlik, bütünleşme ve entegrasyondan geçtiğinin, ülkedeki tüm gruplar ve fertler tarafından tam manasıyla anlaşılmış olmasını ümit ediyoruz.
Türkiye, Suriye Hükümeti’nin halkın rızasına dayalı kapsayıcı ve bütünleştirici bir icraat anlayışıyla sürdürdüğü terörle mücadele çabaları ile ülkenin yeniden inşasına yönelik çalışmalarını desteklemeye devam edecektir.”
14 MADDELİK ANLAŞMA
ANKA’da yer alan habere göre, Şam yönetimi ile SDG arasında varılan anlaşmanın maddeleri şöyle:
“1- Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDF) arasındaki tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes sağlanması ve SDF askeri birliklerinin yeniden konuşlandırılması için ön adım olarak Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmesi.
2- Deyrez-Zor ve Rakka vilayetlerinin idari ve askeri olarak derhal Suriye hükümetine devredilmesi. Bu, tüm sivil kurum ve tesislerin devredilmesini ve Suriye devletinin ilgili bakanlıklarında mevcut çalışanların kadrolarının derhal belirlenmesine yönelik kararnamelerin çıkarılmasını içerir.
3- Heseke Vilayetindeki tüm sivil kurumların Suriye devletinin kurumlarına ve idari yapılarına entegre edilmesi.
4- Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır geçiş noktalarının, petrol ve doğal gaz sahalarının kontrolünü ele alacak ve kaynakların Suriye devletine iadesini sağlamak için düzenli kuvvetler tarafından koruma altına alınacak; Kürt bölgelerinin özel durumu da dikkate alınacaktır.
5- Gerekli güvenlik incelemelerinin ardından, tüm SDG askeri ve güvenlik personelinin Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının yapısına “bireysel” olarak tam entegrasyonu, buna göre askeri rütbeler, mali haklar ve lojistik gereksinimlerin sağlanması.
6 – Suriye Demokratik Güçleri (SDG) liderliği, eski rejimin kalıntılarını saflarına dahil etmekten kaçınmayı ve Suriye’nin kuzeydoğusundaki bölgelerde bulunan eski rejimin kalıntılarından subayların listelerini sağlamayı taahhüt eder.
7 – Siyasi katılım ve yerel temsilin garantisi olarak, Haseke Valiliği görevini üstlenecek bir adayın atanmasına ilişkin bir başkanlık kararnamesinin çıkarılması.
8 – Kobani şehrindeki yoğun askeri varlığın kaldırılması, şehrin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün kurulması ve Suriye İçişleri Bakanlığına idari olarak bağlı yerel bir polis gücünün muhafaza edilmesi.
9 – IŞİD tutsakları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve bu tesislerin güvenliğini sağlamakla görevli güçlerin Suriye hükümetiyle bütünleştirilmesi, böylece Suriye hükümetinin bunların tüm yasal ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi.
10- Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla, SDG liderliği tarafından merkezi devlet yapısı içinde yüksek rütbeli askeri, güvenlik ve sivil pozisyonlarda görev yapacak adayların listesinin kabul edilmesi.
11- Kürt kültürel ve dil haklarının tanınmasını ve kayıt dışı/vatansız kişiler ve önceki on yıllardan birikmiş mülkiyet hakları talepleri de dahil olmak üzere, çözülmemiş hak temelli ve sivil sorunların ele alınmasını öngören 2026 tarihli 13 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin memnuniyetle karşılanması.
12- SDG, egemenliği ve bölgesel istikrarı sağlamak için Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışındaki tüm Suriyeli olmayan Kürdistan İşçi Partisi (PKK) liderlerinin ve üyelerinin sınır dışı edilmesini taahhüt eder.
13- Suriye devleti, bölgenin güvenliğini ve istikrarını sağlamak amacıyla, Amerika Birleşik Devletleri ile koordinasyon içinde, Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörizme (DEAŞ) karşı mücadeleye devam etmeyi taahhüt eder.
14 – Afrin ve Şeyh Maksoud bölgelerindeki sakinlerin evlerine güvenli ve onurlu bir şekilde dönüşleri konusunda anlaşmalara varılması için çalışılacaktır.”
