Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası Başkanı Selma Eylem, yazılı açıklamasında Bakanlar Kurulu’nun Disiplin Tüzüğü’nde değişiklik yaptığını anımsatarak, öğretmenlerin bu düzenlemeye karşı verdiği mücadelenin sendikalar, örgütler, siyasi partiler ve toplum tarafından desteklendiğini vurguladı. Laik eğitim ve laik toplum talebinin açık biçimde ortaya konmasına rağmen hükümetin tüzüğü geçirdiğini ve grevi yasakladığını hatırlatan Eylem, öğretmenlerin ve sendika yöneticilerinin hedef gösterildiğini, hakaret ve itibarsızlaştırmaya maruz bırakıldığını ifade etti. KTOEÖS’ün açtığı dava sonucunda tüzüğün “usulen Anayasa’ya aykırı bulunduğunu” kaydeden Eylem, bu kararın verilen mücadelenin haklılığını ortaya koyduğunu belirtti.
KALABALIK SINIFLAR, BİRLEŞTİRİLEN DERSLER
Eylem, “Nitelikli, kamusal, bilimsel, demokratik, laik, cinsiyet eşitlikçi eğitim yine karşılıksız kaldı” diyerek sınıfların daha da kalabalıklaştığını, bazı okullarda öğrenci sayısının 47’ye kadar çıktığını, halen 40’ın üzerinde öğrencisi olan sınıflar bulunduğunu aktardı. Sayı tüzükle belirlenmiş olmasına rağmen teknoloji-tasarım, resim ve bilgisayar derslerinde sınıfların birleştirilerek kalabalıklaştırıldığını belirten Eylem, tüzüğün gereğini talep edip eylem hakkını kullanan öğretmenlere baskı yapıldığını, grev yasağıyla bu hakkın engellenmek istendiğini dile getirdi.
KONTEYNER OKULLAR, EKSİK BİNALAR, YAPILMAYAN DÜZENLEMELER
Konteynerlarda eğitimin devam ettiğini vurgulayan Eylem, bazı okulların tamamen konteynerda olacak şekilde üçüncü yılına başladığını, bazılarının ise bu süreci tamamladığını ifade etti. Her okulda yalnızca bir ya da iki binada güçlendirme çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Eylem, iş insanları tarafından yapılan okul binalarından birinin açıldığını ancak Bakanlık tarafından yapılması gereken çevre düzenlemesinin hâlâ tamamlanmadığını söyledi. “Eksik kadrolar, aç kalan öğrenciler, çözümsüz bırakılan Türkçe bilmeyen ya da özel eğitime gereksinim duyan öğrenciler, yağmurda akıtan, su basan konteynerlar” tablosu çizilerek, buna rağmen sözde “Tam Gün” dayatmasının sürdürüldüğü belirtildi.
SORUŞTURMALAR, ŞİDDET VE KADRO EKSİKLİĞİ
2025 yılında 33 öğretmene soruşturma açıldığını kaydeden Eylem, okullarda şiddet ve akran zorbalığı olaylarının artmasına karşın rehber öğretmen ve özel eğitim öğretmeni kadrolarının artırılmadığını söyledi. Öğretmen istihdamının azaltıldığını, buna karşın Türkiye’den öğretmen görevlendirmelerinin sürdüğünü ileri süren Eylem, “Öğretmenlerimiz atama beklerken 10 farklı branştan toplam 36 öğretmen görevlendirilmek üzere seçildi” dedi.
GEÇİCİ ÖĞRETMENLİK, HAK GASPLARI VE KEYFİ UYGULAMALAR
Milli Eğitim Bakanlığı’nın ve hükümetin yaptığı düzenleme doğrultusunda geçici öğretmen alımına devam edildiğini belirten Eylem, “Anayasa Mahkemesi’nden dönen bu yasayla ilgili sorumluluk almak bir yana, hak gaspları alışkanlık haline getirildi” ifadelerini kullandı. Sendika ile zorunlu istişare süreci işletilmeden milyonlarca TL kamu kaynağının MEBBİS sistemine aktarıldığını, öğretmen yer değiştirme işlemlerinin tek yanlı ve keyfi biçimde yapıldığını savunan Eylem, çok sayıda usul ve işlem hatasının tespit edilerek hukuki mücadele başlatıldığını aktardı. “İstişare bir lütuf değil, yasanın emrettiği bir haktır” vurgusu yapıldı.
YÖNETİCİ ATAMALARI VE DEVAM EDEN DAVALAR
“Yetki alınamadı” gerekçesiyle okulların müdürsüz ve muavinsiz açıldığını belirten Eylem, yasal zorunluluk olmasına rağmen onlarca eksik müdür muavini ve müdür atamasının hâlâ yapılmadığını, sınav sürecinin dahi başlatılmadığını ileri sürdü. 2024’te hazırlık ödeneği mağduru 75 üyenin 2025’te sonuçlanan davasına karşın yüzlerce üyenin mağduriyetinin sürdüğünü kaydeden Eylem, aynı mevzu ile ilgili 140 üye için dava dosyalandığını ifade etti.
“MÜCADELE ARTARAK SÜRECEK”
Selma Eylem, öğretmenlerin okullarda, meydanlarda ve mahkemelerde yürüttüğü mücadeleler sırasında hem psikolojik hem ekonomik bedeller ödemeye devam ettiğini belirterek, “Nitelikli, bilimsel, laik eğitim ve laik, demokratik, özgür toplum yapısı için direnmeye devam edeceğiz” dedi. Eğitim Bakanlığı’ndaki bu anlayış değişene kadar mücadelenin artarak süreceği vurgulandı.
