Bugün Kıbrıs
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda “Lefke ve Güzelyurt ilçelerinin yıkıcı sorunları ve asgari ücret” başlığıyla söz alarak, hükümete sert eleştiriler yöneltti. Konuşmasına, ülkenin merkezinden uzak bölgelere bakılması gerektiğini vurgulayarak başlayan İncirli, “Yüzümüzü, gözümüzü, kulağımızı memleketin nispeten görece uzak bölgelerine çevirmekten geri durmamak gerekiyor” dedi; “Gözden ırak olan gönülden de ırakmış diye” bir tabir bulunduğunu anımsatarak, bunun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
LEFKE GAZİ LİSESİ: “400 KÜSUR ÖĞRENCİ, 70 KÜSUR ÖĞRETMEN BÜYÜK BİR DRAMIN İÇİNDE”
İncirli, Genel Kurul toplantısı sürerken Lefke Gazi Lisesi’nde öğrencilerin ve öğretmenlerin “aylardır hatta yıllardır süren bir dramın içinde” bulunduğunu söyleyerek, “Biz şu anda burada oturuyoruz… ama şu anda Lefke Gazi Lisesi’nde öğrenciler… büyük bir dramın içindedir” ifadelerini kullandı. Okulun koşullarının yerinde görülüp görülmediğini soran İncirli, hükümetin bu alanda “yakından takip” sorumluluğu taşıdığını vurguladı.
Konteyner sınıfların bulunduğu alanı ayrıntılarıyla anlatan İncirli, öğrencilerin “dar geçitlerden bir başka geçite bağlanan” ve “iki kişinin yan yana yürüyemeyeceği kadar dar koridorlardan” geçerek sınıflarına ulaştığını söyledi. Bu geçitlerde “kollarını açıp yürümelerinin” bile mümkün olmadığını belirten İncirli, olası bir acil durumda müdahalenin de zorlaşacağını ifade ederek şunları söyledi: “Orada bir çocuk hastalansa, bilincini kaybetse… bir yangın çıksa… o daracık geçitlerden ne sağlık ekipleri geçebilir, ne itfaiye geçebilir.”
“KAPISI OLMAYAN TUVALETLER”, “RÖGARDAN FIŞKIRAN KANALİZASYON”
İncirli, okulda yaşananların yalnızca fiziki darlıkla sınırlı kalmadığını belirterek, hijyen ve sağlık koşullarına dair ağır bir tablo çizdi. Öğrencilerin “kapısı olmayan tuvaletlere girmek durumunda” kaldığını söyleyen İncirli, “Rögarlardan fışkıran kanalizasyon sularının ortaya saçtığı septik durumla burun burunadırlar… kafeteryalarının önündedir bu kanalizasyon” dedi. Bu görüntüleri paylaşmaktan rahatsızlık duyduğunu dile getiren İncirli, “Bütün toplumdan özür diliyorum… ama paylaşmak mecburiyetindeyim” ifadesini kullandı.
Konteynerlerde kullanılan malzemenin kalitesine de değinen İncirli, tuvalet kapılarının dayanmadığını belirterek, “Kapalı hali budur… çünkü hiçbirinin kapısı bir günden fazla dayanmıyor” dedi. Çocukların teneffüste nefes alacağı alanın da daraldığını vurgulayan İncirli, “400 çocuk küçücük bir alanda sırt sırta teneffüslerini yapmaya çalışıyorlar” sözleriyle durumu özetledi.
“ELİNİZİ YIKADINIZ VE ÇIKTINIZ”, “SORUMLULUK ALMAK ZORUNDASINIZ”
İncirli, hükümetin konuya yaklaşımını eleştirerek, farklı taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını gerekçe gösterip sorumluluktan çekilindiğini söyledi. Anıtlar Yüksek Kurulu’nun kararı bulunduğunu, meslek örgütlerinin farklı değerlendirmeleri olduğunu anımsatan İncirli, hükümetin tavrını “Siz aradan çekildiniz, ellerinizi yıkadınız ve çıktınız” sözleriyle eleştirdi.
Konuşmasında, hızlı karar ve takvim çağrısı yapan İncirli, Lefke Gazi Lisesi’nin batı tarafında “kimsenin yıkılmasına itiraz etmediği” bir bina bulunduğunu belirterek, bu binanın Şubat tatilinde yıkılması ve Ağustos’a kadar yeni binanın yapılması gerektiğini söyledi. Okulun lokasyonunun korunmasının önemine değinen İncirli, geçici süreçte konteyner geçitlerinin güvenlik açısından genişletilmesi gerektiğini de belirterek, ilgili kurumlarla görüşülmesi halinde bunun mümkün olabileceğini ifade etti.
İncirli, hükümetten somut yanıt talep ederek, “CTP grubu olarak… ne yapma kararında olduğunuzu Sayın Başbakan’dan duymak istiyoruz… neyi ne zaman yapacağınızı buradan halkla ve bizimle paylaşmanızı istiyoruz” dedi. Bu kararın Şubat tatiline girilmeden üretilmesini ve takvimin açıklanmasını isteyen İncirli, “Bu halk bugün duymak mecburiyetindedir” ifadesini kullandı.
GÜZELYURT HASTANESİ: “15 KASIM’DA AÇILACAK DENİLDİ, OCAĞA GELDİK”
İncirli, konuşmasının ikinci bölümünde Güzelyurt Hastanesi konusuna değinerek, seçimler öncesi verilen sözleri hatırlattı. İncirli, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce… 15 Kasım’da… açılacağını ilan ettiniz” dedi; Kasım ve Aralık aylarının geçtiğini, Ocak ayına gelindiğini belirtti.
Açılacağı söylenen yapının işlevi üzerinden de eleştiri getiren İncirli, “Hastanede dememek lazım artık… Güzelyurt’ta açılacak olan bina bir hastane değil” dedi. Başlangıçta “hastane” olarak çıkılan yolda yapının “poliklinik… ayaktan tedaviler… acil servis” ölçeğine dönüştürüldüğünü belirten İncirli, süreç uzadıkça “ek işler” ortaya çıktığını ve maliyetin arttığını söyledi.
“EK İŞLER”, “BORÇLANMA KISIR DÖNGÜSÜ”
İncirli, ek işlerin maliyeti büyüttüğünü vurgulayarak, bunun yalnızca Güzelyurt Hastanesi’nde değil başka projelerde de yaşandığını söyledi. Maliye politikalarına da değinen İncirli, borçlanmanın sürdürülemez hale geldiğini belirterek, hükümeti “Kısır döngüsünüz siz… Bitiremedikçe borçlanıyorsunuz. Borcu ödemek için yine borçlanıyorsunuz” sözleriyle eleştirdi.
İhale ve proje süreçlerinin şeffaf biçimde bilinmesi gerektiğini dile getiren İncirli, başlangıçtaki ihale ile gelinen nokta arasındaki farkın kamuoyuna açıklanması gerektiğini ifade etti.
ASGARİ ÜCRET: “HAYAT PAHALILIĞININ ALTINDA VERDİNİZ… MASAYI TEKRAR TOPLAYIN”
İncirli konuşmasının son bölümünde asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hükümetin asgari ücret artışını “hayat pahalılığının altında” tuttuğunu söyleyen İncirli, bu durumun asgari ücret yasasına aykırı olduğunu ifade ederek, “Asgari ücret yasasına aykırı bir şekilde yapılıyor bütün bu işler” dedi.
Hükümetin ardından açıkladığı destek paketini de eleştiren İncirli, “Madem ki bu asgari ücret yeterli değildi… neden baştan hayat pahalılığı oranında asgari ücreti arttırmadınız?” diye sordu. Duyurulan desteğin kapsamı nedeniyle uygulamada adaletsizlik ve karmaşa doğacağını söyleyen İncirli, asgari ücretin azıcık üzerinde ücret alanların destekten yararlanamayacağına işaret etti; bunun kayıt dışılığı teşvik edeceğini belirterek, “Kayıt dışılığı teşvik ediyorsunuz” dedi.
İncirli, hükümete açık çağrı yaparak, “Derhal bu kararları iptal ediniz ve yeniden toplayınız bu masayı… Biz yanlışlık yaptık deyin ve bu hatanızı düzeltin” ifadelerini kullandı. Destek verilecekse bunun ücretin eksik belirlenmesi üzerinden değil, “hayatı ucuzlatacak” ve özellikle asgari ücreti ödemekte zorlanan küçük işletmeleri ayakta tutacak politikalara yönelmesi gerektiğini belirtti. Konuşmasını, “Teşekkür eder saygılar sunarım” sözleriyle tamamladı.
