Bugün Kıbrıs
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP), ülkede özellikle özel sektör çalışanlarının alım gücünün sistemli biçimde aşındırıldığına dikkat çekerek, ücret politikalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, hayat pahalılığı karşısında korunmayan ve her seferinde açıklanan hayat pahalılığı oranından daha düşük artırılan ücretlerin, daha açıklandığı anda fiili bir kayıp anlamına geldiği vurgulandı.
ALIM GÜCÜ HER GEÇEN GÜN ERİYOR
CTP açıklamasında, ülkede çalışanların, emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün her geçen gün eridiği ifade edilerek şu değerlendirmeye yer verildi: “Hayat pahalılığı karşısında korunmayan ve her seferinde açıklanan hayat pahalılığı oranından daha az artış verilen her ücret, açıklandığı anda fiilen bir kayıp anlamına gelmektedir.”
Kamu çalışanlarına yapılan artış ile asgari ücretliye dayatılan artış arasındaki farka işaret edilen açıklamada, “Kamu çalışanları için yüzde 21,66 oranında maaş artışı yapılırken, asgari ücretliye yüzde 18,39 artış dayatılması kabul edilemez. Bu tablo, kimin gözden çıkarıldığını net biçimde göstermektedir” denildi. Açıklamada, dar gelirli emekçilerin hükümetin vicdanında açıkça görmezden gelindiği vurgulandı.
MESELE YÜZDELER DEĞİL, SİYASİ TERCİHLER
CTP, asgari ücret masasında bir önceki artışta emekçiden kesilen hakkın bu dönemde de hükümet tarafından kesildiğini belirterek, sorunun yalnızca oranlardan ibaret olmadığını vurguladı. Açıklamada, “Bu nedenle mesele yalnızca yüzdelik oranlar değildir. Mesele siyasi tercihlerdir. Mesele sosyal devletin yok edilmesidir” ifadeleri kullanıldı.
Artan gıda fiyatları, fahiş kiralar, eğitim, sağlık, ulaşım ve elektrik giderleri karşısında asgari ücretle geçinmenin artık mümkün olmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Alım gücü korunmayan bir ücret artışı, gerçek bir artış değil; yoksullaşmanın devamıdır. Bu hatadan derhal dönülmelidir” denildi.
KÜÇÜK İŞLETMELER VE ÜRETİCİ DE ZORLANIYOR
CTP açıklamasında, asgari ücretliye hakkı verilmediği gibi küçük ve orta ölçekli işletmelerin, esnafın ve üreticinin de yeterli ve zorunlu destekler ile hibeler devlet tarafından doğru şekilde kurgulanmadığı için zor duruma sokulduğu ifade edildi. Bu durumun yalnızca çalışanları değil, ekonominin tüm dengelerini olumsuz etkilediği kaydedildi.
“BU MÜCADELE YAŞAMIN MÜCADELESİDİR”
Açıklamanın sonunda, asgari ücretin yalnızca hayatta kalmaya değil, insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmeye yetmesi gerektiği vurgulandı. “Emekçinin alım gücü korunmadan ne ekonomik istikrar sağlanabilir ne de toplumsal huzur mümkündür” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Asgari ücretin hayat pahalılığı karşısında ezdirilmesine, çalışanların alım gücünün her düzenlemede biraz daha düşürülmesine sessiz kalmayacağız. Bu mücadele, rakamların değil; yaşamın mücadelesidir.”
