Bugün Kıbrıs

Erdoğan için “Maduro senaryosu”

Bugün Kıbrıs

ABD’li yazar Michael Rubin, Maduro’nun yakalanıp ABD’de yargılanacağı iddiasını “emsal” sayarak, Erdoğan’ın Washington’la kişisel yakınlığının kalıcı koruma sağlamayacağını savundu.

Middle East Forum Observer’da 4 Ocak 2026 tarihli yazısında Michael Rubin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “çok endişelenmesi gerektiğini” ileri sürdü. Rubin, Erdoğan’ın yaklaşık yirmi yıldır “meşru biçimde seçim kazanmadığını”, sonuçların manipüle edildiğini veya muhalif adayların hapsedildiğini iddia ederken; Türkiye ile Venezuela’yı basın özgürlüğü ihlalleri bakımından yan yana konumlayan RSF sıralamasına atıf yaptı.

Yazının en dikkat çekici bölümü, Rubin’in “Maduro muamelesi” dediği senaryo oldu. Rubin; Erdoğan’ın İran’la yaptırımları delmeye dönük “gold-for-oil” mekanizması kurduğunu, Hamas ve Hizbullah gibi örgütlerle temasın “açık bilgi” olduğunu ve 2015’te Cumhuriyet’in yayımladığı MİT TIR’ları görüntülerini örnek vererek Ankara’nın bu iddialara gazeteyi hedef alarak yanıt verdiğini öne sürdü. Rubin ayrıca, gelecekte bir ABD yönetiminin Erdoğan hakkında bir ABD mahkemesinde suçlama çıkarıp “Maduro benzeri” bir operasyon emri vermesini “tasavvur edilebilir” gördüğünü yazdı.

Middle East Forum Observer’da yayımlanan “Is Maduro’s Past Erdoğan’s Future?” başlıklı yazıda ABD’li yazar Michael Rubin, Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun ABD güçlerince ele geçirilip New York’a götürüldüğü ve SDNY’de “narco-terörizm, uyuşturucu kaçakçılığı ve silah suçlamalarıyla” yargılanacağı iddiasından hareketle, benzer bir “lider yakalama-yargılama” modelinin ileride Türkiye için de gündeme gelebileceğini savundu.

Rubin, Erdoğan’ın Trump ile yakın kişisel ilişkisinin “dokunulmazlık” sağlamayacağını, Trump sonrası dönemde Washington’daki siyasi iklimin değişmesiyle Erdoğan’ın da hedefe konabileceğini ileri sürdü. Bu çerçevede yazar, geçmişte Manuel Noriega örneği gibi “Washington’la yakın başlayıp sonradan tersine dönen” ilişkileri hatırlatarak, Erdoğan’ın benzer bir risk okuması yapması gerektiğini yazdı.

Yazıda Erdoğan’a yönelik iddialar üç başlıkta toplanıyor: iç siyasette seçim meşruiyeti ve muhalefete baskı; dış politikada Hamas, Hizbullah ve İran’la ilişkilenme üzerinden yaptırım/terör tartışmaları; güvenlik bürokrasisinin muhaliflere dönük uluslararası “iade/kaçırma” operasyonları. Rubin, Türkiye’nin NATO üyesi olmasının böyle bir senaryoda siyasi ve hukuki bir kalkan oluşturmayacağını da öne sürerek, “2028 seçimlerine dair hile” iddiasını NATO meşruiyeti tartışmasına bağladı.

MICHEAL RUBIN KİM?
Middle East Forum’da yer alan bilgilere göre Michael Rubin, American Enterprise Institute’ta (AEI) kıdemli araştırmacıdır. Özellikle Orta Doğu ülkeleri üzerinde, başta İran ve Türkiye olmak üzere uzmanlaşmıştır.
Kariyeri boyunca Pentagon’da görev yapmış; İran, Yemen ve Irak’ta saha deneyimleri edinmiştir. 11 Eylül saldırılarından önce Taliban ile temaslarda bulunmuş, ayrıca ABD Donanması ve Deniz Piyadeleri birliklerine bölgesel çatışmalar ve terörizm konularında eğitim vermiştir.
Rubin’in akademik çalışmaları arasında “Dancing with the Devil” ve “Eternal Iran” gibi önemli eserler yer alır. Yale Üniversitesi’nden tarih alanında doktora (Ph.D.) ve yüksek lisans (M.A.) derecelerini, biyoloji alanında ise lisans (B.S.) derecesini almıştır.

Exit mobile version