Bugün Kıbrıs
GÜÇ MÜ HUKUK MU?
Washington yönetimi operasyonu, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele ve bölgesel güvenliğin sağlanması çerçevesinde savunurken; çok sayıda ülke ve uluslararası çevre, bir devlet başkanının başka bir ülkenin askeri gücüyle yakalanmasının uluslararası hukukun temel ilkelerini zedelediğini vurguluyor. Bu müdahalenin “istisnai” değil, yeni bir dönemin habercisi olabileceği yorumları yapılıyor.
DÜNYA İKİYE BÖLÜNDÜ
Reuters, Financial Times ve The Guardian gibi küresel medya kuruluşları operasyonu “jeopolitik bir kırılma” olarak nitelerken; İspanya müdahalenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu açıkladı, Kuzey Kore egemenliğe açık bir saldırı yapıldığını savundu. Kudüs merkezli Jerusalem Post’ta ise operasyonda üçüncü ülkelerin rolüne dair iddialar yer aldı. Küresel tablo, güç siyaseti ile hukuk arasındaki gerilimin derinleştiğine işaret ediyor.
KIBRIS’TAN MESAJLAR
Kıbrıs’ta Rum lider Nikos Hristodulidis sessizliğini korurken, Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos gerginliğin azaltılması, itidal ve uluslararası hukuka saygı vurgusuyla AB ortaklarıyla koordinasyon mesajı verdi. Kuzey Kıbrıs’ta Cumhuriyetçi Türk Partisi askeri ve dış müdahaleleri açık biçimde reddederken, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman yaşananları Filistin başta olmak üzere küresel krizlerle ilişkilendirerek “olan ile olması gereken arasındaki derin uçurum”a dikkat çekti.
ANKARA’DA SESSİZLİK TARTIŞMASI
Türkiye cephesinde Dışişleri Bakanlığı itidal çağrısı yapmakla yetinirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan, geçmişte “dostum” dediği Maduro’nun yakalanmasına ilişkin kişisel bir açıklama gelmemesi dikkat çekti. Muhalefet bu sessizliği sert biçimde eleştirerek, Ankara’nın Washington ve Trump dengesi nedeniyle temkinli davrandığını savundu.
