Bugün Kıbrıs

Almanya: Türkiye bizim için jeostratejik bir ortak

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul dün Berlin’de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı ağırladı.

“Türkiye bizim için hep çok güvenilir ve istikrarlı bir NATO müttefiki oldu” diyen Wadephul, Türkiye’nin AB’nin Avrupa İçin Güvenlik Eylemi (SAFE) programına katılmasını sağlamaya çalıştıklarını söyledi.

Wadephul, Türkiye için, “jeostratejik bir ortak” ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Almanya-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını söyledi.

Ortak basın toplantısında NATO müttefikleri olarak Almanya ile Türkiye’nin ortak çıkarlarının büyük ölçüde örtüştüğünü ilan eden Wadepuhl ile Fidan, ilişkilerin yeni bir evreye girdiğini, 10 yılı aşkın süredir yaşanan gerilimler nedeniyle yapılamayan Almanya-Türkiye Stratejik Diyalog Toplantısı’nın da 2026’ın ilk yarısında yapılacağını açıkladı.

WADEPHUL: ‘BAŞKA HİÇBİR ÜLKEYLE BU DENLİ YOĞUN SOSYAL BAĞLARIMIZ YOK’
Almanya Dışişleri Bakan Johann Wadephul, ülkesi ile Türkiye arasındaki ilişkilerin “çok özel bir öneme sahip olduğunu” söyledi.

Wadephul, Almanya’da Türkiye kökenli üç milyondan fazla kişinin yaşadığına işaret ederek, “Başka hiçbir ülkeyle bu denli yoğun sosyal bağlarımız bulunmuyor” dedi.

“Artık güçlü bir uyum içinde çalışmamızı gerektiren bir başka neden daha var. Bu da yeni jeopolitik gerçeklik” diye konuşan Wadephul, Almanya ve Türkiye’nin NATO müttefikleri olarak “çok somut ortak çıkarları” bulunduğunu söyledi ve ekledi:

“Türkiye, Almanya için jeostratejik bir ortaktır.”

‘SAFE, TÜRKİYE VE İNGİLTERE’YE DE AÇILMALI’
Avrupa Birliği’nin (AB) savunma ve silahlanma alınlarında artan angajmanını, “NATO’yu güçlendirme çabası” olarak nitelendiren Wadephul, “NATO bizim için güvenlik ve istikrarı sağlayan ittifak olmaya devam ediyor” dedi.

AB’nin ortak savunma projelerinin desteklenmesi için oluşturduğu SAFE programına Türkiye’nin de katılması gerektiğini vurgulayan Alman bakan, “Bence bu (SAFE), önemli NATO ortakları Türkiye ve İngiltere’ye de açılmalı. Bunun için yapıcı görüşmeler yürütüyoruz. Türkiye bu bağlamda bizim için hep çok güvenilir ve istikrarlı bir NATO müttefiki oldu” diye konuştu.

Alman hükümeti olarak göreve başladıkları an itibarıyla Türkiye ile ikili ilişkileri yeni bir düzeye taşımayı ve güvenlik boyutunu güçlendirmeyi hedeflediklerini, bu doğrultuda adımlar attıklarını aktaran Wadephul, Türkiye’nin “AB stratejik hedefimiz” sözleriyle beyan ettiği iradesinin ciddiye alınması gerektiğini savundu.

Wadephul, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye, AB’nin stratejik hedefi olduğunu söylüyor. Bunun hem AB’nin hem de Türkiye’nin yararına olacağına inancım tam. Türkiye bunu söylüyorsa, biz de bu sözleri ciddiye almalıyız.

“AB olarak Türkiye’ye yönelik adım atmalı, mevcut tüm diyalog kanalları, formatlar kullanılmalı, güçlendirmeliyiz. Her iki tarafın çıkarına olan budur.”

FİDAN: ‘ORTAK ÇIKARLAR ÖRTÜŞMEKTE’
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Johann Wadephul ile ortak basın toplantısında Almanya-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönemin başladığını söyledi.

Fidan, “Almanya ve Türkiye’nin ortak çıkarları, birçok küresel ve bölgesel konuda örtüşmekte. Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler yeni dönemde, yeni bir ruhla, yeni bir ivme kazanmakta” dedi.

Yaşanan krizler ve belirsizlikle nedeniyle ikili ilişkileri daha ileriye taşımak konusunda her iki tarafta da çok güçlü bir iradenin mevcut olduğunu belirten Fidan, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesinin hedeflendiğini, Almanya-Türkiye Ekonomi ve Ticaret Ortaklık Komitesi toplantısının önümüzdeki yılın ilk yarısında yapılacağını açıkladı.

Fidan’ın, Türkiye’nin demokrasideki gerileme nedeniyle dondurulan AB üyelik müzakereleri hakkında ise şunları söyledi:

“Tabii ki Türkiye’nin AB üyelik süreciyle ilgili kriter bazlı değerlendirmeyle bir sorunu yok, olamaz da. Bu oyunun kuralı. Bir kulübe girecekseniz buranın kuralları vardı ve onunla ilgili şeyleri yaparsınız. Fakat burada tabii ki temel sorun an itibariyle sürecin aslında ilerlemiyor oluşu, fasılların açılmaması.”

“AB üyeliği Türkiye’nin stratejik hedefi olmaya devam etmektedir” diyen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki siyasi iradesinin “çok yüksek olduğunu” belirten Fidan, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Türk vatandaşlarının Schengen vize sorununun çözülmesini Türkiye’nin öncelikleri olarak sıraladı.

‘AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ HEPİMİZİ İLGİLENDİRİYOR’
Bakan Fidan, Alman mevkidaşı ile Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı yeni sınamaları da ele aldıklarını söylerken, kıtanın güvenliğinin sağlanmasında yapılacak işbirliğini ve “muhtemel rol dağılımlarını” da görüştüklerini kaydetti.

Avrupa güvenliği açısından Türkiye’nin SAFE mekanizmasından dışlanmamasının önemli olduğuna belirten Fidan, Türk savunma sanayiinin güçlü kapasitesi ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tecrübesine dikkat çekti.

“Avrupa güvenliği hepimizi ilgilendiriyor” diyen Fidan, Türkiye’nin AB üyeliği gerçekleşene kadar var olan bütün tartışmaların ve ilişkilerin yaratıcı bir formatta yürütülmesi gerektiğini savundu.

BAKANLARA GAZETECİ FATİH ALTAYLI SORULDU
Basın toplantısında bir gazeteci Fatih Altaylı’nın Türkiye’de iki gün önce 4 yıl 2 yıl hapis cezasına mahkum edildiğini hatırlattı, bunun Almanya-Türkiye ilişkilerini nasıl etkilediğini ve insan hakları ihlallerinin Türkiye’nin beyan ettiği AB’ye üyelik iradesiyle nasıl örtüştüğünü sordu.

Wadephul, AB’nin hukuk devleti, demokrasi ilkesi, güçler ayrılığı ve insan haklarının korunması gibi temel değerlerinin müzakere edilemez olduğunu söyledi; bu konuların ikili görüşmelerde ele alındığını, Türkiye’nin üyelik süreci kapsamında da AB ile ele alınması gerekeceğini belirtti.

Wadephul, “Bu, kritik sorunların da ele alınması gereken bir yakınlaşma süreci. Ama bizim de, Türkiye’nin Avrupa olarak sahip olduğumuz ilkeleri uygulamak istediğine de güven duymamız gerekiyor” dedi.

Fidan ise yanıtında Fatih Altaylı’ya değinmedi, Türkiye’nin AB üyelik müzakerelerinin canlandırılması halinde “ışık hızıyla değişim yaşanabileceğini” söyledi:

“Bizim sorunumuz sürecin işlememesi, fasılların açılmaması, bunlar açıldığı zaman sorun olan yerde durursunuz, olmayan yerde ilerlersiniz. Ama Türkiye, AB ile ilgili yenilenmiş bir üyelik perspektifinin pratikte hayata geçtiğini gördüğü durumlarda, kriterler açısından da birçok şeyin ışık hızıyla aslında rayına girdiğini de göreceksiniz.”

10 YILI AŞKIN ARADAN SONRA İKİNCİ DENEME: STRATEJİK DİYALOG
Wadephul ile Fidan’ın önümüzdeki yılın ilk yarısında yapılacağını duyurdukları Almanya-Türkiye Stratejik Diyalog toplantısı iki ülke ilişkilerinde yeni bir eşik anlamına gelebilir.

30 Ekim’de Ankara’yı ziyaret eden Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüş ayrılıklarını gidermek, stratejik alanlarda da işbirliğini derinleştirmek için bu mekanizmanın canlandırılması konusunda mutabakata varmıştı.

İki lider, Fidan ve Wadephul’u, bu stratejik istişare mekanizmasını canlandırmakla görevlendirmişti.

Almanya-Türkiye Stratejik Diyalog mekanizması, 2013 yılında Berlin’de imzalanan ortak bildiri ile tesis edilmiş, bu adım o dönem de “ikili ilişkilerde yeni sayfa” başlıklarıyla duyurulmuştu.

İki ülke ilişkilerine ve işbirliğine stratejik boyut kazandırmayı hedefleyen bu mekanizma; ikili, uluslararası ve bölgesel konularda stratejik işbirliği yapılabilecek alanların belirlenmesi için iki ülke dışişleri bakanlarının düzenli olarak bir araya gelmesini öngörüyor.

Bu toplantıların ilki 2013 yılında Berlin’de, ikincisi ise 2014 yılında İstanbul’da yapılmıştı.

Ancak bunu izleyen yıllarda iki ülke arasında yaşanan krizler ve Türkiye demokrasisinde yaşanan gerileme nedeniyle süreç sekteye uğramıştı.

Exit mobile version