Bugün Kıbrıs

Kıbrıslı ailelerden sonra rehber aileleri de harekete geçti: Rehberler İçin Adalet Platformu kuruldu

Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde tamamen yıkılan İsias Oteli’ne ilişkin 4 kamu görevlisi hakkında soruşturma izni çıkması otelde yaşamını yitirenlerin aileleri tarafından “ümit verici bir gelişme” diye yorumlandı. Aileler davanın sonuna dek takipçisi olacaklarını ve bu davanın bir emsal olması için mücadele edeceklerini söyledi.

Davanın 12 Haziran’da görülecek üçüncü duruşması öncesinde hem otelde yaşamını yitiren Kıbrıslı sporcuların hem de turist rehberlerinin aileleri yeni gelişmeyi soL Haber’den Burcu Günüşen’e yorumladı.

İsias Otel’de yaşamını yitiren 72 kişiden 35’i Kuzey Kıbrıs’tan gelen ortaokul voleybol kafilesi üyelerinden oluşuyordu. Kuzey Kıbrıslı aileler olayın en başından beri delilleri toplamak da dahil olmak üzere örgütlü davrandı, birlikte hareket etti. Depremde yaşamını yitirenlerin ailelerince Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği kuruldu. Kuzey Kıbrıs parlamentosu Türkiye’deki hukuki süreci izlemek için bir komite kurdu. Adıyaman’da şimdiye dek yapılan yapılan ilk iki duruşma Kuzey Kıbrıs hükümetince de izlendi.

İsias Otel davası Türkiye kamuoyunda da Kıbrıslı sporcu çocukların davası olarak biliniyor. Öte yandan aynı otelde Türkiye Rehberler Birliği’nin (TUREB) düzenlediği uygulamalı eğitim gezisi kapsamında konaklayan ekipten 33 kişi de yaşamını yitirmişti. Rehber aileleri de şimdi Kıbrıslı aileler gibi bir araya gelerek birlikte hareket etmek için bir platform kurdular.

KAMU GÖREVLİLERİNE SORUŞTURMA
Adıyaman Valiliği İl İdare Kurulu’nun 1993 yılında otelin ilk ruhsatında imzası bulunan dönemin imar müdürü Y.G. ile 2001 yılındaki ikinci yapı ruhsatında imzası olan dönemin ruhsat büro şefi B.B., dönemin imar müdürü M.S.A. ve dönemin belediye başkan yardımcısı O.B. için gerekli soruşturma iznini vermesi hakkındaki gelişmeyi ailelere sorduk.

KARAKAYA: VERDİĞİMİZ SÖZE BİR ADIM DAHA YAKLAŞTIK
Kızı Selin’i yıkılan İsias Otel’de yitiren Ruşen Karakaya Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği’nin de başkanı. Karakaya 16 aydır verdikleri mücadelede yeni bir aşamanın başladığını belirtti.

Başından beri kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiğini söylediklerini dile getiren Karakaya “Bu gelişme bizim için çok ümit vericidir. Biz 16 aydır meleklerimize söz verdik. O sözü tutacağız ve tüm sorumluların, tüm katillerin en ağır cezayı alması için ne gerekiyorsa yapacağız dedik. Verdiğimiz söze bir adım daha yaklaştık. O davanın da peşinde olacağız” dedi.

Karakaya “Sorumlu kim varsa hepsi, meleklerimizi bizden almanın bedelini ödeyecekler. Çocuklarımız orada bir cinayete kurban gitti, bu insanlar katildirler ve ne yaptılarsa usulsüzlükle, ahlaksızlıkla onun cezasını vermek zorundadırlar. O yüzden aileler olarak bu bizim için ümitlendirici bir noktadır. Biz diyoruz ki İsias Davası bir emsal dava olacak ve Türkiye’de bazı şeyler değişecek. Bunun için de ne gerekiyorsa yapacağız” diye konuştu.

Depremde yaşamını yitiren turist rehberlerinin aileleriyle de temas halinde olduklarını vurgulayan Karakaya, “Biz onları hiçbir zaman yalnız bırakmadık. Fakat onlar Türkiye’de biraz yalnız kaldıklarını hissediyorlar. Biz onlara desteğiz ama KKTC halkı da onlara destek” ifadelerini kullandı.

AV. ESENDAĞLI: KARARDA CİDDİ BULGULARA YER VERİLİYOR
Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Avukat Hasan Esendağlı Kıbrıslı ailelerin bu davada avukatlığını üstlenmişti. Kamu görevlilerinin soruşturulmasının kendi talepleri olduğunu dile getiren Esendağlı, Adıyaman Valiliği tarafından verilen soruşturma izni kararında Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin bilirkişi raporuna atıfla ciddi bulgulara yer verildiğini dile getirdi:

“Binadaki tüm yapısal ve donatı eksikliklerinin yıkıma sebebiyet vermiş olabileceği tespiti var. Belediyenin denetim görevini de yerine getirmediği, aynı zamanda binanın otele dönüştürülmesi noktasında verilen ruhsatta yasal gerekliliklerin aranmadığı, proje değişikliklerinin, statik hesap değişikliklerinin sorulması gerektiği halde sorulmadığı, dolayısıyla usulsüzlükle ruhsat verildiğine dair tespitler var. İlgili dönemde imar şube müdürü ve belediye başkan yardımcısı da dahil konuyla ilgili olan dört kişiye soruşturma izni verildi, iki kişiye de vefat etmeleri nedeniyle soruşturma izni verilmedi.”

Mahkemenin Dokuz Eylül Üniversitesi’nden yeni bilirkişi raporu talep ettiğini belirten Esendağlı “Şu anda biz bilirkişi raporunu bekliyoruz. O, davamız için önemli bir aşama olacak. Bir de bu kamu görevlileriyle alakalı süreci aynı şekilde takip etmeye devam edeceğiz” dedi.

REHBER AİLELERI: DEVLET ARKAMIZDA DEĞİL, BAKAN BAŞSAĞLIĞI BİLE DİLEMEDİ
İsias Oteli’nde yaşamını yitiren turist rehberleri Kıbrıslı ailelerin arkasında Kuzey Kıbrıs devletinin olduğunu, kendilerinin arkasındaysa devletin olmadığını belirtiyor ve özellikle bir başsağlığı mesajı bile yayımlamayan Turizm Bakanı’na tepki gösteriyor.

Onlardan biri de İsias’ta yaşamını yitiren turist rehberi Önder Cırık’ın kardeşi Özlem Cırık Arslan.

Deprem davalarında en olumlu ilerlemenin İsias’ta kaydedildiği yorumunu yapan Arslan “O da Kıbrıs’ın sayesinde diye düşünüyorum” dedi. Arslan “Kıbrıslı aileler çok örgütlü, bir de devlet olarak buna sahip çıkıyorlar” ifadesini kullandı.

Rehber aileleri olarak yeni yeni organize olduklarını anlatan Arslan “Biz hepimiz ayrı illerdeyiz. İstanbul, İzmir, Van, Mersin, Adana, Antep… Bu yüzden Kıbrıslı aileler gibi örgütlenemiyoruz. Bir de malum Türkiye koşulları bu şekilde…” dedi.

Kamu görevlileri hakkında verilen soruşturma iznini “çok olumlu bir şey” diye değerlendiren Arslan “Suçlular sadece otel sahipleri değil, onlara o ruhsatı verenler de suçlu” ifadelerini kullandı.

Arslan Turizm Bakanlığı gözetiminde eğitim gezisini organize eden Turist Rehberleri Birliği’nin de otel seçimi nedeniyle sorumlu olduğunu düşünüyor ve kişisel olarak TUREB’e tazminat davası açmayı planladığını ifade ediyor.

REHBERLER İÇİN ADALET PLATFORMU KURULDU
İsias Otel’de yaşamını yitiren turist rehberi Çağkan Yılmaz’ın eşi Burcu Yılmaz da kamu görevlileri hakkında soruşturma izni çıkmasını “sevindirici bir karar” diye yorumladı.

Ancak bunun yeterli olmadığını belirten Yılmaz kamu görevlileri hakkında hazırlanacak iddianameyi beklediklerini dile getirdi.
Yılmaz’a göre İsias’ta yaşamını yitiren turist rehberlerinin aileleri olarak şimdiye dek bir araya gelememelerinin nedeni hem birbirinden uzak şehirlerde yaşamaları hem de birbirlerini tanımamaları…

“Yakınlarımız Rehberler Birliği’nin ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği bir turla oraya gitmişti. Bakanlıktan bir başsağlığı mesajı bile gelmedi” diyen Yılmaz ailelerin şimdiye dek bir araya gelmek için TUREB’in organizasyonunu beklediklerini ama şimdi kendi çabalarıyla bir platform oluşturduklarını anlattı.

Çağkan Yılmaz da İsias Oteli enkazında yaşamını yitirmişti. Eşi Burcu Yılmaz şimdi hukuki mücadelesini sürdürüyor.
26 Nisan’daki duruşmanın ardından “Rehberler İçin Adalet” adlı platformu kurduklarını belirten Burcu Yılmaz “Şimdi biraz daha örgütlü bir şekilde ilerlemeye çalışıyoruz. 7 Haziran’da Beyazıt Meydanı’nda bir basın açıklaması yapmayı planlıyoruz. 12 Haziran’daki duruşmada daha aktif bir şekilde, tişörtlerimizle, dövizlerimizle orada olmak istiyoruz” dedi.

Haberlerde İsias Otel’de turist rehberlerinin adının geçmemesinin kendilerini çok yaraladığını anlatan Yılmaz önce Turizm Bakanlığı’nın baskıları yüzünden basında kendilerine yer verilmediğini düşündüklerini söyledi:

“Örneğin adliye önünde bizlerle röportajlar yapılıyor ama Kıbrıslı aile diye yayınlanıyor haberlerde. Böyle şeyler yaşadığımız için acaba birileri bizi sansürlüyor mu diye düşündük.”

6 Şubat depremlerinde resmi açıklamaya göre Türkiye’de 53 binin üzerinde kişi yaşamını yitirmişti.

“Şu gerçeği biliyoruz, bu ülkede binlerce insan vefat etti ve biz onların içindeki 32 kişiyiz” diyen Yılmaz şu ifadeleri kullandı:

“Ama sonuçta bu dava bu kadar konuşuluyorken orada hiç yokmuşuz gibi, hiçbir yerde adımızın geçmemesi çok kırıcı bir şey hepimiz için.”

TUREB BAŞKANI: AİLELER DUYGUSAL TEPKİ VERİYOR, ONLARI SUÇLAYAMAM, BU BİZİM DE DAVAMIZ
Rehber ailelerinin yalnız bırakıldıklarına ilişkin tepkilerini İsias Oteli’nde turist rehberleri kafilesinin konakladığı o geziyi düzenleyen TUREB’in şimdiki başkanı Hakan Eğinlioğlu’na sorduk.

Eğinlioğlu başından beri sürece dahil olduklarını, ilk suç duyurusunda bulunanlar arasında olduklarını, hukukçularının davayı takip ettiğini, davaya müşteki olarak müdahil olma taleplerininse mahkeme tarafından reddedildiğini söyledi.

TUREB BAŞKANI HAKAN EĞİNLİOĞLU: BIZIM ARKAMIZDA DA AİLELERİN ARKASINDA DA BİZİM DEVLETİMİZ YOK
Meslek örgütü olarak büyük bir finansal güce sahip olmadıklarını dile getiren Eğinlioğlu “Ama buna rağmen başından beri elimizden gelen tüm gayretle hep ailelerin yanında olduk. Tabii duygusal olarak da tepki veriyorlar, o yüzden onları da suçlayamam. Onlar kendilerini Kıbrıslı ailelerle karşılaştırıyorlar. Ama Kıbrıslı ailelerin arkasında koskocaman devlet var. Başbakanları dahi soruşturmaya geliyor. Bize bakarsanız bizim arkamızda da ailelerin arkasında da bizim devletimiz yok” dedi.

“Arkadaşlarımızı kaybettik, sayın Bakanımız bir başsağlığı bile dilemedi” diyen Eğinlioğlu TUREB olarak ailelere destek vermeye devam edeceklerini söyledi:

“Bu dava sadece onların değil tabii ki bizim de davamız. Sanıkların olası kastla yargılanmasını istiyoruz. Bu dava sadece Adıyaman’da Kıbrıslı küçüklerin ve bizim rehber arkadaşlarımızın da davası değil, bunun bir emsal dava olmasını istiyoruz ki bundan sonra önüne gelen istediği sorumsuzluk içinde bina yapmasın. Binalar iyi denetlensin, hiçbir insanımız ölmesin.”

İRO BAŞKANI: SORUMLULUKTAN KASIT AİLELERİ ORGANİZE ETMEKSE TUREB ZAYIF KALIYOR DİYEBİLİRİM
İsias Oteli’nde 10 üyesini kaybeden İstanbul Rehberler Odası Başkanı Hüseyin Özgür Özaltun da deprem olduğunda TUREB’de yönetimde olduğunu belirterek ailelerin TUREB’e yönelik tepkisine ilişkin şöyle konuştu:

İRO Başkanı Özaltun: Kamu görevlileri o imzayı attıklarına göre bedelini de ödemelidir elbette…
“Ailelerimizin serzenişlerinin sebebinin TUREB’in yarattığı organizasyon boşluklarından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. İlk duruşmaya TUREB’in de çok misafirperverce organize ettiği bir şekilde katıldık ama ikinci duruşmaya TUREB bu ilgiyi gösteremedi. Sadece başkanı vardı, bizim oda temsilcimiz olarak da ben gittim Adıyaman’a. TUREB’in avukatı vardı, birkaç odadan da birkaç üye vardı. Dolayısıyla aileler orada TUREB’in kendilerine uzak durduğunu hissettiler.

Ben daha sonra yaptığımız bir toplantıda TUREB Başkanına sordum, ‘Siz kurumsal olarak bu davanın arkasında mısınız?’ diye, arkasında olduklarını söyledi ve bundan sonraki yönetimlerin de arkasında durmalarını umduğunu belirtti.

Sorumluluktan kasıt aileleri organize etmek ise TUREB bunu yapma konusunda zayıf kalıyor diyebilirim. Ama ölümlerden yana bir sorumluluk ise kasıt bunun böyle olmadığını düşünüyorum. Çünkü o otel orada bilinen bir otel, gezide birçok ihmal olabilir ama deprem ve deprem sonucu enkaz altında kalma konusunda TUREB’in kurum olarak bir sorumluluk taşıdığını düşünmüyorum ben. Hangisi kastedildi onu da bilmiyorum tabii.”

Kamu görevlileri hakkında verilen soruşturma iznine ilişkin “Kamu görevlileri o imzayı attıklarına göre bedelini de ödemelidir elbette” diyen Özaltun “Bu ne kadar yukarı doğru çıkarsa ailelerin de içi soğuyacaktır. Ama sonuç olarak deprem değildir öldüren, toplumsal düzendir” ifadesini kullandı.

Sol Haber

Exit mobile version