İki Kürt kadın Lozan yönetimine aday

İsviçre'nin Vaud kantonunda 7 Mart'ta yerel seçimlere gidiliyor. Göçmen nüfusun yoğun olduğu Lozan kentinde iki Kürt kadın Sevgi Koyuncu ile Derya Çelik belediye meclis yönetimine aday oldu.

İki Kürt kadın Lozan yönetimine aday

İsviçre’nin Vaud kantonunda 7 Mart’ta yerel seçimlere gidiliyor. Göçmen nüfusun yoğun olduğu Lozan kentinde iki Kürt kadın Sevgi Koyuncu ile Derya Çelik belediye meclis yönetimine aday oldu.

Derya Çelik, Sosyalist Parti’nin (SP) Lozan Belediyesi Yönetimi için aday olurken, Sevgi Koyuncu ise İsviçre İşçi Partisi’den (POP) aday gösterildi.
Politik sürgün olarak ’90’lı yıllarda İsviçre’ye göç eden Derya Çelik, Lozan’da kadın ve göçmen sorunları üzerinden çalışmalar yürüttü.

Siyasetle tanışmasının yeni olmadığını belirten Çelik, ANF’ye şu açıklamaları yaptı:

 

“90’lı yıllardan bu yana Kürt kimliğimden kaynaklı  Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmenlerin sorunlarına yönelik İsviçre siyasetinde çeşitli kademelerde  çalışmalarda rol aldım.

Yaşadığım şehrin yönetimde yer alarak öncelikle bir Kürt, bir kadın, bir göçmen ve anne kimliğimle söz sahibi olmak için aday olduğum partiden teklif gelince düşünmeden kabul ettim.

Partim SP’nin politikaları gereği, bugün Avrupa ülkelerinde yükselen ırkçılığa karşı göçmenlerin haklarını savunmak, yine kadın, gençlik, çocuk haklarına yönelik hazırladığımız projelerle hem içinde bulunduğum Kürt diasporasına hem de Lozan’daki göçmen halklara bir nebze de olsun katkı sunacağıma inanıyorum. Bu anlamıyla başta Kürdistanlılar olmak üzere kadın ve genç kesimlerin oy vererek destek olmalarını istiyorum.”

Kürt kadınlardan Sevgi Koyuncu ise İsviçre İşçi Partisi’nin adayı.

Lozan’da 13 yıldır yaşayan Koyuncu, çocuk eğitmenliği yapıyor. Pek çok kadın platformunda söz sahibi olan Koyuncu, ayrıca İsviçre Kadın Grevi Platformu’nda aktif rol alarak kadın hakları için mücadele ediyor.

KOYUNCU: KADIN MÜCADELESİNİ ÖNE ÇIKARACAĞIM

Sevgi Koyuncu, seçilmesi durumunda hazırladıkları kadın ve göçmen sorunları eksenli projelere yönelik şunları belirtti:

“Kürt kadının direngenliğinin vermiş olduğu dinamikle bugün projelerimizle kadın ve göçmen sorunlarına öncelik verdik.

Aday gösterildiğim parti POP bugün kadın, çocuk ve göçmenlerin sorunlarının çözümünde sunduğu politikalarıyla ön plana çıkmaktadır. O yüzden bir eğitmen, anne ve bir kadın olarak adaylığımı POP’den yana yaptım.

POP’nin bugüne değin gerek diasporadaki Kürtlere gerekse göçmen hareketlerine yönelik çok yönlü olumlu çalışmaları oldu.

Adayı olduğum partimin ‘Birlikte Sol İttifak’ sloganını sahiplenip Lozan kent meclisinde söz sahibi olarak çalışma yürüteceğim ve ürettiğimiz projeleri hayata geçireceğim. Bu anlamıyla kadın mücadelesini ön plana çıkarmak önceliğim olacak.

Projelerimize Güney Afrikalı, Senegalli, Arnavut, Şilili

, Latin Amerika kökenli göçmenlerle Türkiyeli ve Kürt kadın platformları dahil her kesimden insan seçim kampanyamızda çalışma yürüterek  seçilmem için destek veriyor. Her kesime hitap etmesi bakımından projelerimizin hayata geçmesi bu açıdan elzem ve önemlidir.

Biz iki Kürt kadın her ne kadar ayrı partilerden aday olsak da birlikte hareket edip tek tek insanların kapılarını çalarak çok yönlü projelerimizi tanıtıyor ve insanlardan bize oy vermelerini istiyoruz.”